Marka Karmasını Doğru Kurgulayan Projeler Rekabet Avantajı Elde Edecektir

2026’nın ilk dokuz ayında perakende ve AVM sektörünün finansal görünümünü değerlendirerek maliyet ve finansman baskısının sektöre yansımalarını paylaşan ENS Danışmanlık CFO’su Tahir Köksal, finansal sürdürülebilirlikte doğru marka karması, operasyonel verimlilik ve finansal disiplinin önemine dikkat çekti.

2026’nın ilk üç çeyreğinde finansal açıdan nasıl bir tablo ortaya çıktı? Gelir-gider dengesi, maliyet yönetimi, nakit akışı ve finansman koşulları açısından yılın başındaki beklentilerinizle bugün geldiğiniz noktayı değerlendirir misiniz?

2026’ya başlarken temel önceliklerimizden biri, büyüme hedeflerimizi korurken finansal disiplinimizi de aynı ölçüde sürdürmekti. İlk üç çeyreğe baktığımızda, maliyetlerin ve finansman koşullarının yarattığı baskıya rağmen bu dengeyi koruyarak ilerlediğimizi söyleyebilirim. Özellikle giderlerin daha yakından takip edilmesi, nakit akışının daha kontrollü yönetilmesi ve kaynakların öncelikli alanlara yönlendirilmesi bu dönemde bizim için önemliydi. Yılın başındaki beklentilerimizle karşılaştırdığımızda, ekonomik koşullar bazı alanlarda daha temkinli hareket etmemizi gerektirdi. Ancak bu durum büyüme hedeflerimizden vazgeçmek yerine, kararlarımızı daha seçici ve ölçülü almamızı sağladı.

Yılın ilk üç çeyreğinde ENS Danışmanlık’ın büyüme hedeflerini destekleyen hangi yatırımlar hayata geçirildi? Bu yatırımları değerlendirirken finansal geri dönüşün yanı sıra, şirketin uzun vadeli rekabet gücüne ve hizmet kapasitesine sağlayacağı katkıyı nasıl ölçümlüyorsunuz?

Biz yatırımları yalnızca kısa vadeli finansal geri dönüş üzerinden değerlendirmiyoruz. Özellikle danışmanlık sektöründe yapılan her yatırımın doğrudan aynı yıl içerisinde rakamsal bir karşılığı olmayabilir. Burada önemli olan, yatırımın şirketin hizmet kalitesine, operasyonel kapasitesine ve gelecekteki büyüme potansiyeline ne kattığı. Bu dönemde özellikle insan kaynağımızı, hizmet altyapımızı ve projelerimizin ihtiyaçlarına cevap verebilme kapasitemizi geliştirmeye yönelik çalışmalar ön plana çıktı. Bir yatırımın bizim açımızdan başarılı sayılması için hem bugünkü operasyonumuza katkı sağlaması hem de önümüzdeki yıllarda daha güçlü bir yapı kurmamıza hizmet etmesi gerekiyor.

2026’nın son çeyreğine girerken finansal gündeminizde hangi başlıklar öncelikli olacak?

2026’yı nasıl kapatmayı ve 2027’ye nasıl bir finansal yapı taşımayı hedefliyorsunuz? Son çeyrekte önceliğimiz, yılı sağlıklı bir finansal yapıyla tamamlamak olacak. Gelir ve gider dengesini korurken nakit akışını yakından takip etmek ve kaynak kullanımında verimliliği artırmak önemli başlıklarımız. 2027’ye girerken ise daha öngörülebilir, kontrollü ve büyümeyi destekleyen bir finansal yapı hedefliyoruz. Bizim için büyümek kadar, büyürken finansal sağlamlığı korumak da önemli. Bu nedenle önümüzdeki dönemde hem mevcut operasyonlarımızın verimliliğini artırmaya hem de doğru fırsatlara yatırım yapmaya devam edeceğiz.

2026’nın ilk dokuz ayını geride bırakırken, Türkiye perakende ve AVM sektörünün finansal görünümünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Yılın başındaki beklentileriniz ile bugün geldiğimiz nokta arasında nasıl bir fark var?

Perakende ve AVM sektörü açısından baktığımızda, tüketici davranışlarının değiştiği ve maliyet baskısının daha fazla hissedildiği bir dönemden geçiyoruz. Bu durum AVM’lerin finansal yönetimini de doğrudan etkiliyor. Yılın başında daha dengeli bir tablo beklerken, özellikle işletme maliyetleri ve finansman koşullarının sektördeki kararları daha seçici hale getirdiğini gördük. Buna karşılık, doğru marka karmasına sahip, ziyaretçiye gerçek bir neden sunabilen ve operasyonel verimliliğini koruyabilen AVM’lerin bu dönemde de güçlü kalabildiğini düşünüyorum.

Artan maliyetler ve işletme giderleri karşısında AVM’lerin finansal sürdürülebilirliğini sağlamak için hangi alanlarda daha fazla optimizasyon gerektiğini düşünüyorsunuz?

Burada tek bir gider kalemine odaklanmak yerine bütün operasyonu birlikte değerlendirmek gerekiyor. Enerji, bakım, güvenlik, temizlik, teknik işletme ve personel giderleri önemli başlıklar olmakla birlikte, asıl kazanım bu alanların birbirinden bağımsız değil, bütünsel olarak yönetilmesiyle ortaya çıkıyor. Aynı zamanda ortak giderlerin doğru planlanması ve gerçek ihtiyaçlara göre yönetilmesi de önemli. Maliyet azaltmak her zaman doğru çözüm değil; hizmet kalitesini koruyarak gereksiz maliyetleri ortadan kaldırmak daha sağlıklı bir yaklaşım. Bizim finansal bakış açımız da temelde bu denge üzerine kurulu.

ENS’nin farklı şehirlerde ve farklı ölçeklerde yönettiği projeler üzerinden baktığınızda, bölgesel ekonomik farklılıkların AVM performanslarına yansıması nasıl oluyor?

Bölgesel farklılıkların AVM performanslarına etkisi oldukça belirgin. Aynı marka ya da aynı operasyon modeli farklı şehirlerde aynı sonucu vermeyebilir. Çünkü tüketici profili, gelir seviyesi, rekabet ortamı, lokasyon ve bölgenin ekonomik dinamikleri birbirinden farklı. Bu nedenle finansal performansı değerlendirirken yalnızca toplam ciro veya kira gelirine bakmak yeterli değil. Projenin bulunduğu bölgenin dinamiklerini, ziyaretçi davranışlarını ve marka karmasının bu bölgeyle uyumunu birlikte değerlendirmek gerekiyor. ENS olarak farklı şehirlerde ve farklı ölçeklerde projelerle çalışıyor olmamız, bu çeşitliliği daha yakından görmemizi ve finansal kararları proje özelinde ele almamızı sağlıyor.

Sürdürülebilirlik yatırımları ve enerji maliyetleri, AVM’lerin finansal planlamasında artık nasıl bir yere sahip? Bu yatırımları bir maliyet kaleminden ziyade uzun vadeli bir değer yaratma aracı olarak görüyor musunuz?

Kesinlikle. Özellikle enerji maliyetlerindeki artışla birlikte sürdürülebilirlik yatırımlarının finansal etkisi artık çok daha görünür hale geldi. Enerji verimliliği sağlayan bir yatırımın yalnızca çevresel faydasına değil, uzun vadede işletme giderlerini nasıl etkilediğine de bakıyoruz. İlk yatırım maliyeti yüksek olabilir ancak doğru planlandığında enerji tüketimini ve operasyonel giderleri azaltarak uzun vadede önemli bir katkı sağlayabiliyor. Bu nedenle sürdürülebilirliği artık yalnızca bir sosyal sorumluluk başlığı olarak değil, finansal planlamanın da bir parçası olarak değerlendirmek gerekiyor.

2026’nın son çeyreğine girerken sektör açısından en kritik fırsat ve riskleri neler olarak görüyorsunuz?

En önemli risklerin başında maliyetlerin ve finansman koşullarının yarattığı belirsizlik geliyor. Bunun yanında tüketici davranışlarının hızlı değişmesi de hem markalar hem de AVM’ler açısından yakından takip edilmesi gereken bir konu. Fırsat tarafında ise doğru yönetilen projeler için önemli bir alan olduğunu düşünüyorum. Özellikle marka karmasını doğru kurgulayan, operasyonel verimliliğini artıran ve ziyaretçiye farklı bir deneyim sunabilen projelerin rekabet avantajı elde edeceğine inanıyorum.

Son olarak, ENS’nin finansal perspektiften 2027 hedefi nedir? Büyüme, verimlilik ve sürdürülebilir değer yaratma açısından nasıl bir dönem hedefliyorsunuz?

2027 için hedefimiz kontrollü ve sağlıklı bir büyüme. Sadece proje sayısını artırmak değil, mevcut projelerimizde yarattığımız değeri de büyütmek istiyoruz. Bunun için finansal disiplinimizi korurken operasyonel verimliliği artırmaya, doğru yatırımları seçmeye ve kaynaklarımızı daha etkin kullanmaya devam edeceğiz. Bizim açımızdan sürdürülebilir büyüme; gelirlerin artması kadar, bu büyümenin sağlıklı bir finansal yapı içerisinde gerçekleşmesi anlamına geliyor.

Bugünün ekonomik koşullarında bir AVM’nin finansal olarak güçlü ve sürdürülebilir olmasını sağlayan temel unsurlar neler?

Bence burada üç temel unsurdan söz edebiliriz: doğru marka karması, etkin operasyon yönetimi ve finansal disiplin. İyi bir marka karması ziyaretçi ve ciro açısından güçlü bir temel oluşturuyor. Bunun üzerine operasyonel verimlilik ve doğru maliyet yönetimi geldiğinde projenin finansal dayanıklılığı da artıyor. Ancak bunların yanında değişen koşullara hızlı adapte olabilmek de artık çok önemli. Çünkü bugün güçlü görünen bir proje, tüketici davranışları veya ekonomik koşullar değiştiğinde aynı performansı göstermeyebilir. Dolayısıyla finansal olarak güçlü bir AVM’nin sadece bugünü değil, önümüzdeki dönemi de okuyabilmesi gerekiyor.

 

© 2026 Demircan Medya tarafından tüm hakları saklıdır.