Tüketicinin ayakkabı ve aksesuar alışverişindeki önceliklerinin konfor, kalite ve sürdürülebilirlik ekseninde yeniden şekillendiğini belirten TOGO CEO’su Ahmet Akkuş, ayakkabı kutularını çocukların hayal dünyasına açan çevre dostu projelerini, fiziksel mağazaların deneyim odaklı yaşam alanlarına dönüşüm sürecini ve dijital entegrasyonun perakendedeki kritik rolüne dair görüşlerini okurlarımızla paylaştı.
TOGO olarak Perakende Günleri gibi sektörün önemli buluşmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Perakende Günleri, sektörün dönüşümünü yakından takip etmek, yeni nesil tüketici beklentilerini analiz etmek ve iş birlikleri geliştirmek açısından çok değerli bir platform. TOGO olarak biz de sadece ürün geliştiren değil; deneyim, sürdürülebilirlik ve marka hikayesi odağında düşünen bir marka yaklaşımını benimsiyoruz. Bu tür organizasyonlar, sektör profesyonelleriyle aynı vizyon etrafında buluşma fırsatı sunuyor.
Bugünün tüketicisinin ayakkabı ve aksesuar alışverişindeki öncelikleri sizce nasıl değişti?
Tüketiciler artık yalnızca estetik ya da fiyat odaklı seçim yapmıyor. Konfor, kalite, sürdürülebilir üretim yaklaşımı ve markanın sunduğu deneyim de karar sürecinin önemli bir parçası haline geldi. Özellikle yeni nesil tüketici, satın aldığı ürünün arkasındaki hikayeyi ve markanın değerlerini önemsiyor. TOGO olarak biz de tasarımın yanı sıra, uzun ömürlü kullanım ve deneyim odaklı projeler geliştirmeye önem veriyoruz.
TOGO’nun son dönemde öne çıkan marka iletişimi çalışmalarından bahseder misiniz?
Son dönemde hayata geçirdiğimiz “Kutudan Oyuncağa” projemiz, markamızın sürdürülebilirlik yaklaşımını yaratıcı bir deneyimle buluşturdu. Ayakkabı kutularını çocukların boyayabileceği ve oyun alanına dönüştürebileceği bir yapıya taşıyarak alışveriş sonrası deneyimi de yeniden kurguladık. Bu proje bizim için yalnızca çevresel farkındalık değil; ailelerle duygusal bağ kuran bir marka deneyimi anlamı taşıyor.
Fiziksel mağazacılığın geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Fiziksel mağazalar artık yalnızca satış noktası değil; markanın kimliğini deneyimleten yaşam alanları haline geliyor. Tüketici mağazada hız, konfor ve kişiselleştirilmiş deneyim bekliyor. Bu nedenle mağaza içi iletişimden müşteri deneyimine kadar her temas noktasını yeniden düşünmek gerekiyor. Omnichannel yapı ile fiziksel ve dijital deneyimin birbirini tamamladığı bir dönemdeyiz.
Perakende sektöründe teknoloji kullanımının mağaza deneyimine etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Teknoloji bugün perakendenin en önemli dönüşüm alanlarından biri. Özellikle stok yönetimi, hızlı ödeme sistemleri, veri analitiği ve kişiselleştirilmiş müşteri deneyimi tarafında markalara önemli avantajlar sağlıyor. Tüketici artık kesintisiz ve pratik bir alışveriş deneyimi bekliyor. Bu nedenle fiziksel mağazalarla dijital kanallar arasında güçlü bir entegrasyon kurabilmek markalar için kritik hale geldi.
Güçlü bir perakende markası olmanın bugün en önemli kriterleri sizce neler?
Bugün güçlü bir perakende markası olmak; yalnızca kaliteli ürün sunmakla sınırlı değil. Tüketiciyi doğru anlamak, değişen ihtiyaçlara adapte olabilmek ve her temas noktasında tutarlı bir marka deneyimi sunabilmek büyük önem taşıyor. Bunun yanında samimi iletişim dili, güven veren hizmet anlayışı ve sürdürülebilir değer üretimi de marka sadakatini belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.

