Franchise

Türk Mutfağının Global Temsilcisi: Bursa Kebap Evi

Geleneksel tarifleri modern dokunuşlarla harmanlayarak Türk mutfağını dünya çapında temsil eden Bursa Kebap Evi, 2025 hedefleriyle lezzet sınırlarını genişletiyor. Global şubeleşme planlarından dijitalleşme yatırımlarına kadar markanın yeni dönem yol haritasını Bursa Kebap Evi Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Hüseyin Genç ile konuştuk.

Bursa Kebap Evi’ni geleneksel casual dinning markalarından ayıran en güçlü yönünüz nedir? Bu farkı korumak adına 2025’te hangi adımları atacaksınız?

Bursa Kebap Evi’ni geleneksel casual dinning markalardan ayıran en güçlü yönümüz; Türk mutfağının özgün lezzetlerini, a lacarte restoran konforunda ama hızlı servis anlayışıyla, her şubemizde aynı kalite ve özenle sunuyor olmamızdır.

Köz patlıcandan beğendiye, dönerden hamburger, Kemalpaşa peynir tatlısından, sufle’ye, kebap çeşitlerimize kadar uzanan geniş ve zengin ürün çeşitliliğimiz; her damak tadına hitap ederken, kalite ve lezzet standartlarımızdan da asla ödün vermiyoruz.

2025 yılında bu farkı korumak ve daha da ileriye taşımak adına üç ana başlıkta aksiyon alıyoruz:

Ürün ve Menü Geliştirme:

Geleneksel reçetelerimizi modern tüketici beklentileriyle buluşturan yeni ürünlerimizi her yıl düzenli olarak misafirlerimizin beğenisine sunuyoruz. Ar-Ge çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Özellikle vegan ve sağlıklı alternatiflerin menüde daha fazla yer almasını sağlayacağız. Bu doğrultuda, 2025 yaz menümüze Falafel’i de dahil ederek ürün çeşitliliğimizi artırdık.

Dijitalleşme ve Teknoloji Yatırımları:

Yapay zeka destekli sistemlerimizle şikayet yönetimini daha etkin hale getirirken, sadakat uygulamaları ve veri temelli pazarlama araçlarımızla müşteri deneyimini kişiselleştirmeyi ve memnuniyeti en üst seviyeye taşımayı hedefliyoruz.

Global Marka Olma Yolunda Güçlü Adımlar:

Yurt dışı şubeleşme sürecimize hız vererek Türk mutfağını daha geniş coğrafyalarda temsil ediyoruz. Bu yıl açılışını planladığımız Kuzey Makedonya, Azerbaycan ve Katar şubeleriyle birlikte 13 ülkeye ulaşmış olacağız.

Hem Türkiye’de hem globalde Türk mutfağının güçlü sesi olmaktan gurur duyuyoruz.

Şubeleşme stratejinizden bahseder misiniz? Hangi bölgeler ve lokasyonlar öncelikli tercihiniz? Şube yeri seçiminde dikkate aldığınız kriterler neler?

Şubeleşme stratejimiz; markamızın sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda, doğru lokasyonda, doğru yatırımcıyla ilerlemeye dayanmaktadır. Yeni bir şube açılışı planlanırken, öncelikle hedef kitlenin yoğun olduğu, müşteri potansiyeli yüksek bölgeler öncelikli tercih edilmektedir. Bununla birlikte, mevcut şubelerimizle ticari anlamda çakışmayacak, şubeler arası ticari mesafeyi koruyacak lokasyonlara öncelik veriyoruz.

Şube yeri seçiminde birçok faktörü titizlikle değerlendiriyoruz. Öncelikli olarak, lokasyonun hedef kitlemizle uyumlu olması, yüksek yaya trafiğine sahip olması ve çevresinde güçlü bir ticari yaşamın bulunması bizim için temel kriterler arasında yer alıyor. Lokasyonun restoran işletmeciliğine fiziksel olarak uygun olması, görünürlük açısından avantaj sağlaması ve kolay ulaşılabilir bir noktada bulunması da dikkat ettiğimiz unsurlar arasında.

Kiralama alanı açısından ise tercihen 150 m² ve üzeri alanlar önceliğimizdir. Ayrıca, yatırımcı açısından sürdürülebilirliği destekleyecek uygun kiralama koşulları da önemli bir belirleyici faktördür.