Kadın, yaşamımızın dominantıdır, mihenk taşıdır. Olmazsa olmazıdır.
Kadın; sadece evde, mutfakta, annelikte değil; zamanın her anında nefestir, deryadır, denizdir.
Kadın; yaşam değildir, yaşamın kendisidir.
Kadın; hayatın adımları, izleri, manasıdır. Sadece belirli anlarda, yerlerde değil; hayatın ve hayatımızın tüm evrelerinde duraklarıdır.
Kadın, hayat değil; hayatın çıtasıdır. Ve kadın yarındır.
Gelecektir. Sadece çocuklara anne değil, yarınların değeridir.
Yarınların hedefleri, umutları, amaçlarıdır.
Kadın yarın değil; yarının aynasıdır.
Bir iş yapılırken, bir proje tasarlanırken ve bir marka aranırken temel nokta kadın olmalıdır.
Nasıl ki bir proje yapılırken “biz” merkezli bakış açısı aranır; o “biz”lerin başında kadın olmalıdır. Onun gözüyle proje projelendirilmelidir.
Ya da bir iş planlanırken aynı senaryo hikâyeleştirilmelidir.
Bir tasarım yapılırken de renk, hacim, doku, estetik ve farkındalık, detay özellikle kadınların uzmanlık sahasıdır. Özellikle markalaşma boyutunda en büyük faktör yine kadın olmalıdır.
En zor müşteri kimdir?
En kolay müşteri kimdir?
Bilir misiniz?
Tabii ki kadındır.
Bizler geçmişimiz için hiçbir şey yapamayız. Ama geleceğimiz için “+1”ler arayabiliriz.
Dolayısıyla geçirilen yaşam ömrümüzde olandır. Hayat; nasibimizde var olan yarınımızdır. Ve yarınımız da fütürizme, yeni nesillere, ufuklara taşıyan gemimiz, seyahatimizdir.
Bundan sonraki hayatımızın yeni nesil yaşam parametreleri şunlar olmalıdır:
Kadınlar için tüm yurtta girişimcilik, markacılık, iletişimcilik seminerleri verilmelidir. Yeteneği olmayanlara nitelik, kimlik ve meslek kazandırılmalı; icadı, kabiliyeti, hüneri olanlar keşfedilmeli ve geliştirilmelidir.
Özellikle atölyeler tahsis edilmeli veya mevcut atölyelerde kadın çalıştırma oranı artırılmalıdır. Remote sistemi geliştirilmelidir. Uzaktan çalışma modeli ile her evde kadınlara yeni işler, meslekler kazandırılmalıdır.
Tüm bunların sonucunda üretilen her ürün için markalaşma sağlanmalıdır. Böylece THY’den başka marka değeri olmayan ülkemizde, özellikle kadın girişimciler sayesinde uluslararası markalara imza atılabilir.
E-ticaret sistemine entegre edilmelidir. Teknoparklarda ve yazılım sistemlerinde kadınlara özel eğitimler verilmelidir.
Dünümüzde aile reisleri, tek maaş geliriyle maddi olarak daha rahat geçinebiliyordu. Oysa günümüz şartları zorlaştı. Dolayısıyla anneler ve hatta gençler, yarınları hedefliyorsa; düşünmeli, üretmeli, çalışmalı ve kazanmalıdır.
Belki bu zamana kadar farkında olamadık ama geleceğe, yarınlara fark atmak istiyorsak, büyümek istiyorsak; kadınlarımızla devasa başarılara imza atabiliriz.
Zira kahraman önce insanın kendisidir.
Neşet Ertaş’ın dediği gibi; “Kadınlar insandır, biz insanoğlu.”
Ve yine Nazım Hikmet’in dediği gibi; “Analardır adam eden adamı.”
Aydınlıklardır önümüzde giden.
Ve özellikle Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi:
“Ey kahraman Türk kadını; sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.”
Kadınlarımız “iyi ki varsın”lardan öte varlıklarımızdır. Ve biz onlarla varız, bütünüz, biriz.
Gönlü güzel kadınlarımızın nefesine ithafen…
3 H nedir?
- H; hayattır. Böylece onların hayat bulmasına vesile olursunuz.
- H; hibrittir. Hem onlar kazanır hem siz.
- H; holistiktir. Tamamın, bütünün faydasına dokunursunuz.
Bir kadının H’sine umut olursanız, o bir tebessüm ömre değerdir.
Kadın; huzurun, mutluluğun, başarının ve özünde varlığımızın resitalidir.
Almasını, dinlemesini, duymasını bilen imzalar ile; olmazsa olmazımız kadınlarımızın nefesine ithafen…
Dekoratörce Çözüm Ortağınız
Ali Nihat Papuçcuoğlu
Best regards

