Perakende

BMD Başkanı Sinan Öncel Markaların 2025 Yılını Değerlendirdi

Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel 2025 yılını markaların gözünden değerlendirdi. Üç markadan ikisinin temmuz ayında bir önceki cirosunu tutturamadığını kaydeden Öncel, “Kârlılık tamamen ikinci plana atılarak yapılan indirimlere rağmen satışlardaki daralma sektörün sağlıklı yapısını bozuyor.” dedi.

2025 yılı markalar açısından nasıl geçiyor?

Bir cümleyle söylemek gerekirse, markalı perakende özelinde 2025 arzu ettiğimiz gibi geçmiyor. İndirim kampanyalarına rağmen reel satışlarımız daralıyor. En son yaptığımız ankete göre üyelerimizin yüzde 65’i, yani her üç markamızdan ikisi, temmuzda haziran ayındaki ciroyu tutturamadı. Haziran ayına göre adet satışlarının düştüğünü beyan eden üyelerimizin oranı ise yüzde 57 oldu. Temmuzdan temmuza son bir yıla baktığımızda her dört üyemizden üçünün cirolarındaki artış TÜFE’nin altında kaldı. Satışlardaki daralmaya rağmen kira ve işçilik gibi sabit giderlerimiz artıyor. Kârlılık tamamen ikinci plana atılarak yapılan indirimlere rağmen satışlardaki daralma sektörün sağlıklı yapısını bozuyor.

Özellikle son iki yılda ülkemizde alışverişin yabancılar için cazibesini yitirdiğini dile getiriyorsunuz. Sizce bu sorun neden kaynaklanıyor?

Birkaç yıl öncesine kadar turistik bölgelerdeki mağazalar yaz sezonunda cironun yarıdan fazlasını yabancılardan elde ediyordu. Türkiye Avrupa’dan bile pahalı bir ülke konumuna geldiği için ülkemiz alışveriş cazibesini kaybetti. Bu durum doğal olarak cirolarımıza olumsuz yansıdı. Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM) verileri, turist harcamalarındaki dramatik gerilemeyi net bir şekilde ortaya koyuyor. Örneğin, 2022 yılının ilk yarısında toplam kartlı harcamalarda yabancıların payı yüzde 9,5 düzeyindeyken, 2025’te bu oranın yüzde 4,1’e gerilediğini görüyoruz. Turistin en yoğun olduğu Temmuz-Eylül dönemlerine baktığımızda ise toplam kartlı harcamalarda 2022’de yüzde 11,5 olan yabancıların payı, 2024’te 5,8’e kadar geriledi.

Bugün yaşadığımız sorun temel olarak maliyetlerimizin dünya ortalamasının çok üzerinde artmasından kaynaklanıyor. İşçilik maliyetlerinde bir manevra şansı bulunmuyor. Ama mevzuatta bir takım düzenlemelerle hammadde ve kira maliyetlerini düşürebiliriz. Örneğin hammade ithalatında yüzde 100’ü aşan ilave gümrük vergileri aşağıya çekilebilir. Diğer taraftan mülk sahibi 10 uzama yılını dolduran kontratlarda altı kata varan oranlarda kira artışı talep edebiliyor. Bütün ticari mülkleri ilgilendiren bu soruna kalıcı çözüm için Borçlar Kanunu’nda 10 uzama yılını dolduran kontratlarda mülk sahibine tanınan “sebepsiz fesih” hakkının bir an önce kaldırılması gerekiyor. “Sebepsiz fesih” hakkının kaldırılmasının yanı sıra, kira artışları bir yıllığına TÜFE’nin 10 puan altında olacak şekilde sınırlandırılabilir. Mülk sahibinin kaybı da vergi kolaylıkları ile telafi edilebilir.