Makaleler

AVM’lerde Enerji Verimliliğinde Klasik Ve Yenilikçi Yaklaşımlar

Enerjinin çok yüksek maliyetlerle temin edilebildiği günümüzde; Enerji verimliliği -Geçmişte maliyetinin ucuz olduğu- gerekçesiyle gözardı edilmiş, yapılan tesislerde (Otel, AVM, Prestij binaları, Fabrikalar, vb)  bu konuya ilişkin çalışmalar bütçe dışı bırakılmıştı.

Oysa her aşamada yapılabilecek çalışmalar vardı.

Gerek Teknik Tasarım esnasında,

Lokasyon dikkate alınarak yapılabilecek uygulamalar vardır.

Örneğin: Zemin altından çok yoğun su çıkan tesislerde; Bahçe sulamasında, Trafo ve Generatör soğutmalarında, Bina ısıtma soğutmalarında kullanmak mümkündür.

Çok yüksek elektrik tüketimi olan tesislerde kurulacak enerji üretim santralı ile (Kojenerasyon Sistemi) Elektrik ve Atık ısı kullanımı veya (Trijenerayon Sistemi) ile ilave olarak bina soğutmasına destek sağlanabilmektedir.

Geniş bir arsa üzerine kurulu tesislerde uygulanacak “Toprak Kaynaklı Isı Pompası” uygulaması ile bina ısıtma ve soğutmasında çok ciddi kazançlar sağlanacaktır.

Ve gerekse İnşai çalışmalarda  alt yapı tesisinde

Elektrik dağıtımlarında norm ve yönetmeliklere uyularak  enerji taşıyan Kablo ve BusBar ‘ların yüklenme hesaplarına uygun olarak kesitlerinin doğru seçilmesi, ısınmadan kaynaklı enerji kayıplarının önüne geçecektir.

Binalarda ısı kaçışlarının engellenmesi adına alınacak inşai önlemler

Doğal gün ışığından maksimum oranda yararlanmayı sağlayan Kanal tip aydınlatma ile genel alanlar ve koridorların masrafsızca aydınlanması temin edilecektir.

Ve hatta Sistem ve Cihaz seçimlerinde -Görece çok az ek maliyet getirecek- uygulamalar;

Otomasyon Sistemleri (Mekanik, Aydınlatma ve Enerji Sistemleri olarak kategorize edilebilir) sağladığı diğer pek çok (Personel sayısının azalması, Hızlı müdahale süresi, vb) dışında İşletme anında Enerji tüketim noktalarının ve zamanlarının net şekilde görülebilmesine ve rehabilitasyonları için Mühendislerin eline teşhislerini kolaylaştırıcı imkanlar sunmaktadır.

Günümüzde yükselen Enerji Maliyeti, yatırımcıları önlem almaya zorlamışsa da, klasik bir yaklaşımla konuya “Enerji Verimliliği” olarak değil, “Enerji Tasarrufu” ile sorun çözülmeye çalışılmıştır.

Ve, En yaygın ve en çok bilinen tasarruf hamlesi olarak: Aydınlatma Sisteminde düzenlemeler yaparak tasarruf yoluna gidilmiştir.

 LED armatürlerin ve hareket sensörlerinin çok kısa zaman aralığı içerisinde piyasaya sürülmesi, yatırımcılara bu konuda tasarruf sağlama hususunda çok ciddi olanaklar sunmuştur.

Ancak göz ardı edilen en önemli konu; Aydınlatma yükünün; bir tesisin elektrik tüketimi içindeki oranının %15 olmasıdır. Bu da aslında tek başına bu uygulama ile yeterli kazancın sağlanamayacağı anlamına gelmektedir.

Oysa herşey bittikten, Tesis işletmeye açıldıktan sonra -daha kısıtlı olsa- bile Enerji Verimliliği adına bir şeyler yapmak mümkündür.

Genelde tesislerde en yüksek oranlı elektrik tüketimi %60 oranla Pompa (Isıtma, Soğutma dahil)  gruplarıdır. Bu nedenle en önemli odaklanma bu sistemler üzerine olmalıdır.

Pompa gruplarının Frekans konvertör’ler ile çalıştırılması ile pompaların lineer olarak devreye girmesini engelleyecektir. (Önemli Not, Harmoniğe karşı önlem alınmalıdır.)

Bir diğer örnek (Romanya’da bir AVM’de yapılan) uygulama; enerjinin gün içinde farklı tarifelerde olmasından yararlanarak, elektrik tarifesinin daha düşük olduğu gece saatlerinde üretin buzun (Gece ısı farkının da tüketimi olumlu etkilemesi düşünülerek) gündüz AVM soğutmasında kullanılmasıdır.

Kısacası Enerji Verimliliğinde Klasik ve Yenilikçi Yaklaşımlar için her konu maddesi ayrı bir

çalışma konusudur.

       A.Ersan Işık
EIAD Architectural  
        Mimar