Master Life Tesis Yönetimi Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Yılmaz, entegre tesis yönetiminin gayrimenkul performansına sunduğu somut avantajları ve sektörün geleceğini şekillendirecek yeni nesil trendleri Mall Report’a anlattı.
Türkiye’de özellikle AVM ve ticari gayrimenkul alanında tesis yönetiminin, gayrimenkulün yatırım değerine ve işletme performansına etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Doğru planlanmış entegre bir tesis yönetimi modeli; enerji maliyetleri, önleyici bakım giderleri ve kullanıcı tecrübesi açısından yatırımcıya ne tür somut avantajlar sağlıyor?
AVM ve ticari gayrimenkulde tesis yönetimini yalnızca bir işletme gideri değil, yatırım değerini koruyan ve büyüten stratejik bir yönetim fonksiyonu olarak görüyoruz. Bir yapının konumu ve kiracı karması kadar enerji verimliliği, teknik sistemlerin sürekliliği ve kullanıcı deneyimi de varlığın performansını belirliyor. Doğru kurgulanmış entegre model, enerji tüketimini ölçerek tasarruf alanlarını görünür kılar. Planlı ve önleyici bakım sayesinde, beklenmedik arıza-durma süresi ve yüksek yenileme maliyetleri azalır. Aynı zamanda temiz, güvenli, konforlu ve kesintisiz bir deneyim yaratarak ziyaretçi memnuniyetini ve kiracı bağlılığını güçlendirir. Yatırımcı açısından bunun karşılığı öngörülebilir işletme maliyeti, korunmuş varlık değeri ve sürdürülebilir gelir performansıdır.

Tesis yönetiminin bir gayrimenkulün ticari performansına, marka değerine ve ziyaretçi memnuniyetine sunduğu katkı sizce nasıl ölçülmeli? Master Life Tesis Yönetimi olarak bu kriterleri sahada nasıl takip ediyor ve hangi uygulamalarınızla fark yaratıyorsunuz?
Bizce tesis yönetiminin başarısı yalnızca “gider ne kadar düştü?” sorusuyla ölçülemez. Doğru performans modeli; metrekare başına işletme maliyeti, enerji tüketimi, arıza ve duruş süreleri, müdahale hızları, kiracı yenileme oranı ile ziyaretçi ve kiracı memnuniyetini birlikte izlemelidir. Master Life’ta tesise özel SLA/KPI setlerini dijital bakım yönetimiyle takip ediyoruz. Bina otomasyonu üzerinden enerji ve konfor parametrelerini izliyoruz. Memnuniyet anketleri, saha gözlemleri ve gizli müşteri uygulamalarıyla kullanıcı deneyimini ölçüyoruz. Asıl farkın veriyi aksiyona dönüştürmekte oluştuğuna inanıyoruz. Bu nedenle teknik, operasyonel ve deneyim verilerini tek bir performans bakışı altında birleştirerek yönetime hızlı, ölçülebilir ve karşılaştırılabilir karar desteği sunuyoruz.

Türkiye’deki mevcut tesis yönetimi uygulamalarını nasıl buluyorsunuz? Önümüzdeki dönemde sektörde hangi trendlerinin ön plana çıkmasını öngörüyorsunuz?
Türkiye’de tesis yönetimi özellikle son 10-15 yılda önemli ölçüde profesyonelleşti. A ve A+ sınıfı AVM’ler ile kurumsal portföylerde entegre yönetim, SLA/KPI temelli sözleşmeler ve dijital raporlama artık güçlü bir standart oluşturuyor. Bununla birlikte sektörün tamamında aynı olgunluk seviyesine henüz ulaşıldığını söylemek zor; dijitalleşme, süreç standardizasyonu ve insan kaynağı kalitesinde farklılıklar devam ediyor. Önümüzdeki dönemde üç başlığın belirleyici olacağını düşünüyoruz: IoT ve yapay zeka ile öngörülü bakım, enerji verimliliği ve karbon ayak izinin ESG hedefleriyle birlikte daha görünür hale gelmesi, kullanıcı deneyiminin gerçek zamanlı verilerle ölçülmesi. Geleceğin tesis yönetimi; yalnızca hizmet sunan değil, varlık değerini veriyle yöneten bir yapı olacak.

