Uzun süreli yaz tatilinden sonra okullar açılıyor. Beslenme ve uyku alışkanlıklarının değişeceği bu dönemde aklınızda acaba okulda çocuğum ne yemeli, onun için neler hazırlamalıyım gibi sorular şüphesiz vardır.
En önemli öğün kahvaltı
Büyüme ve gelişmenin arttığı bu dönemde; çocuğunuzun yeterli ve dengeli beslenmesi derslerde dikkatini toplanması, problem çözme ve kavrama yeteneğinin artması, hastalıklardan korunması ve günümüzde çocuklarda artan şişmanlığın azalması için çok önemlidir.

Çocuk beslenmesinde bu dönemde görülen en büyük hata kahvaltı öğünü atlamak veya geçiştirmektir. Kahvaltı gece boyunca aç kalan metabolizmanın biten enerjiyi tekrar alabilmesi için en önemli öğündür. Bu araştırmalarda, kahvaltı yapan çocuğun sınıf içerisindeki başarısının daha fazla olduğu, problem çözme yeteneklerinin diğerlerine göre daha gelişmiş olduğu, kavrama yeteneklerinin daha iyi olduğu gözlenmiş, bazı araştırmalarda ise kahvaltı yapan çocukların beslenme yetersizliğinden oluşan hastalıklara daha az yakalandıkları rastlanmıştır. Yine bu araştırmaların sonucunda kahvaltı yapmayan çocukların daha şişman oldukları belirlenmiştir.
Kahvaltı yapmak kadar kahvaltının içeriği çok önemlidir. Kahvaltıda kan şekerini hızla yükselten, aynı hızla da düşüren şekerli ve yüksek kalorili besinler yerine, protein içeriği yüksek olan, gelişimine katkı sağlayan süt, peynir, yumurta; hastalıklardan korunmasını sağlayan vitamin ve minerallerden zengin posa içeriği yüksek sebze ve meyveler; tahıl grubundan ise ekmek veya tahıl gevreğini içermelidir.
Çocuklar okulda nasıl beslenmeli?
Günümüzde okul çocukları ve gençler hızlı yemek sistemine yönelmekte, bu tarzdaki alışkanlıkta yetersiz ve dengesiz beslenmeye sebep olmaktadır. Okullardaki kantinler ise çocuklarımız için kaçınılmaz yerlerdir. Burada anne ve babalara düşen görev doğru seçimler yapması konusunda çocuğunuzu bilinçlendirmek ve kantinden neler tüketebileceği konusunda bilgilendirme yapmaktır. Türkiye’ de ilk defa Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) yürüttüğü uygulama çerçevesinde Sağlık Bakanlığı, MEB ve Hacettepe Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen “Türkiye Çocukluk Çağı (7-8 yaş) Şişmanlık Araştırması” çocukluk çağından başlayan ve obeziteye dönüşen kilo problemleri ile ilgili çarpıcı gerçekleri ortaya çıkarması ile çocukların;
Her iki çocuktan biri haftanın 3-4 gününde gazlı ve şekerli içecek tükettiği; Yüzde 60’ı cipsi, yüzde 56’sı çikolatayı, yüzde 42 ise bisküvi, kek gibi ürünleri haftada en az 3 gün yediği;
Her dört çocuktan 3’ü spor salonlarına hiç gitmediği;
Her 10 çocuktan 5’i peynir, 4’ü tahıl, ekmek, yumurta, taze meyve 3’ü ise ayran ve süt tükettiği
Çocukların yüzde 96,8’i hafta içinde iki saatten fazlasını TV karşısında geçirdiği ve Yüzde 43’ü ise her gün bilgisayarda oyun oynadığı sonuçları ortaya çıkmıştır.
Okul çocuklarında yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması için;
Düzenli ve öğün atlamadan her öğünde dört besin grubundan tüketilmesi sağlanmalıdır.
Süt grubunda yer alan süt, yoğurt, et grubunda yer alan et, tavuk, yumurta, kuru baklagiller, sebze ve meyve grubu ve tahıl grubuna giren ekmek, bulgur, makarna, pirinç vb. besinlerin her öğünde yeterli miktarlarda tüketilmelidir.
Çocukların özellikle kemik ve diş gelişimi için imkanlar dahilinde günde 2-3 su bardağı süt veya yoğurt, beyaz peynir tüketmelerine özen gösterilmelidir.
Hastalıklara karşı daha dirençli olmaları ve sağlıklı büyüme ve gelişmeleri için her gün en az 5 porsiyon taze sebze veya meyve tüketmelilerdir.
Hazır ürünlerden mümkün oldukça uzak durulmalı, salam, sosis, sucuk gibi besinler tüketilmemelidir.
Güne mutlaka yeterli ve dengeli bir kahvaltı ile başlanması sağlanmalıdır.
Gün boyu fiziksel ve zihinsel performansın en üst düzeyde tutulabilmesi, düzenli olarak ara ve ana öğünlerin tüketilmesi ile mümkündür. Bu nedenle, öğün atlanmamalıdır. Tüketilecek besinlerin, 3 ana, 2 ara öğünde alınması en uygun olanıdır.
Beslenme ve Diyet Uzmanı
Elif Bilgin Baş

