Gün geçmiyor ki yeni bir AVM’nin açıldığını, içinde barındırdığı ünitelerle kente yeni bir yaşam merkezi daha kazandırıldığını duymayalım. Kentin sosyalleşmeye ayrılan kamusal alanlarındaki sayı azaldıkça, AVM’lerin sayısı da çoğalıyor. Her yerde buluşma noktası, eğlence mekanı, cazibe merkezi sloganlarıyla büyük ya da küçük metrekarede birçok AVM hayata kazandırılıyor.
AVM ziyaretçileri gerek ihtiyaçlarını karşılamak adına alışveriş yapmak gerekse sosyalleşmek için bu güvenli mekanları tercih ediyor. Ünlü markalar da bu sayede, içinde bulundukları AVM’nin ruhuna uygun olarak, gerek çok katlı lüks mağazalarında gerekse outlet konseptleriyle, her kesimden müşteriyi portföyüne ekleyerek yaşamlarını sürdürüyorlar.
AVM’ler modern bireyin hayatında oldukça önemli bir konuma ve rollere sahip olan sosyal mekanlar olarak karşımıza çıkıyor. Bu mekanlar, bünyesinde barındırdığı birçok nitelik ile zaman içerisinde cazibe merkezi olmuş ve modern yaşamın birçok unsuruna ev sahipliği yapmasıyla da yaşam merkezi niteliği kazanmıştır. AVM’ler böylece sosyal yaşamın kalbinin attığı mekanlar olmasıyla modern yaşamın birçok alanını etkiliyor. Bu açıdan AVM’ler sosyal ve kültürel yönden bir derinliği simgelemektedirler. Böylelikle AVM’lerin sosyal yaşamdaki karşılıklarının alışveriş yapmaktan daha fazlası olduğunu görüyoruz.
Modern bireyin ilgi ve ihtiyaçlarını kucaklıyor
AVM’lerin Türkiye’de çok köklü bir geçmişi olmamasına rağmen bireylerin yaşamında olmazsa olmazları arasına girmesi oldukça dikkat çekici. AVM’lere olan bu yaklaşımın yetişkinlere kıyasla gençlerde ve çocuklarda daha fazla olduğu görülüyor. AVM’ler, modern bireyin ilgi ve ihtiyaçlarını kucaklayıp bunlara cevap sunan kozmik bir evren olarak görülebilir. Bu mekanlar çeşitli algısal ve işlevsel unsurlarla tüketimin maksimize edilmesine olanak sağlayarak tüketim toplumunda hayati bir rol oynuyorlar.
Çok tartışılan ve üzerinde çok sayıda araştırma yapılan AVM kullanıcılarından öne çıkan gruplardan bir tanesi de gençler. Birçok araştırmada da vurgulandığı üzere AVM’ler gençlerin sosyal yaşamlarını geliştirmede önemli bir rol oynuyor. Bunun yanı sıra, sokakların ve birçok kent mekanın trafik ve genç ve çocuklara ilişkin suçlar nedeniyle güvenli olmaması, AVM’leri birçok kent mekanına kıyasla gençler, özellikle de 13-19 yaş grubu için, bir cazibe merkezi konumuna getirir. AVM’ler, gençler için ev ve okul arasında süregelen monoton kent yaşamlarından kaçmalarına yardımcı olan, hem arkadaşlarıyla ‘takılabildikleri’ hem de mekan değiştirmeksizin birçok farklı aktivitede bulunup, zaman geçirebildikleri birer güvenli sığınak görevi görür.
AVM’ler ve gençlerin AVM kullanımına ilişkin tüm bu farklı ve karşıt yaklaşımlar düşünüldüğünde, gençlerin AVM’lerin sosyal ve fiziksel çevresini nasıl algıladıkları ve AVM’lere nasıl anlam yükledikleri önem kazanıyor.
