Perakende

Kadın odaklı bir marka olan Evidea’da kadın çalışan oranı yüzde 57

Kadınların daha verimli, etkili ve eşit iş ortamında çalışabilmeleri adına marka çatısı altında geliştirdikleri stratejileri ve çalışmaları konuştuğumuz Evidea Pazarlama Direktörü Sevde Yıldırım ile Ekim sayımızda bir araya geldik.

Evidea’da kadınların yetenek dönüşümüne alan açmak ve daha verimli, etkili ve eşit iş ortamında çalışmalarını sağlamak adına nasıl bir strateji geliştirdiniz?

Özellikle katıldığım üniversite söyleşilerinde kadınların iş hayatındaki rolü, yaşadığı zorluklar temalı çok soru alıyorum. Bu sorunuza bir anımı anlatarak yanıt vermek isterim.

Geçenlerde bir arkadaşım “Neden Hiç Büyük Kadın Sanatçı Yok” isimli bir kitap okuyordu ve kendisine sordum, kitap ne anlatıyor diye. Bu sorunun yanlışlığını anlatıyor yanıtını verdi. Biz kadınlar, iş hayatında eşit iş ortamını nasıl sağlıyor sorusunu sorduğumuz sürece o eşitlik sağlanmıyor. Ne zaman normalleşmeye başlıyoruz, işte o noktada kimsenin aklına bu sorular gelmiyor.

Kısacası, bana kimsenin alan açmasını beklemeden bütün iş hayatım boyunca tüm fırsatları kendim yarattım ve alanları da kendim açtım. Bunun için verimli çalışmanın ve doğru iletişimin çok önemli olduğuna inanıyor ve bu doğrultuda kendimi her geçen gün biraz daha geliştiriyorum.

Evidea çatısı altında çalışan yönetim kademesi ve personel kadrosunda kadın istihdam oranınız nedir, son yıllarda bu oran nasıl bir değişim gösterdi ve değişimdeki etkenler neler oldu?

Kadın odaklı bir marka olan Evidea’da kadın çalışan oranımız yüzde 57’dir. Burada işe alımlarda adaylarımızı kadın ya da erkek olarak değerlendirmeden tamamen yetkinlikler açısından kıyaslıyoruz.

Elbette son yıllarda toplumsal cinsiyet eşitliğinin tüm dünyada daha çok gündeme gelmesiyle birlikte, ülkeler ve kurumlar da bu noktada üzerlerine düşen sorumlulukları almaya başladı. Bizler de çalışma koşullarımızı bu açıdan değerlendiriyoruz. Kardeş firmamız olan ebebek ile birlikte kullanmak üzere yakın zamanda ortak bir kreş alanımız olacak. Arzu eden anne ve babalarımız çocuklarını emanet edebilecekler.

Ülkemizde kadınların iş hayatında daha çok yer almasını teşvik edecek ne tür çalışmalar yapılmalı, görüşleriniz nelerdir?

Dil, toplumsal cinsiyet normlarını güçlendirebileceği gibi değiştirmek ve daha eşitlikçi bir toplum oluşturmak için de bir araç olarak kullanılabilir. Bu sebeple değişim önce kullandığımız kelimeler ile başlıyor.

Onun ardından kadınlara kültürel olarak atanmış annelik, ev işi gibi konular var. İnsan kaynakları ekiplerinin mülakatlar sırasında “bu aday yeni evlenmiş, yakında hamile kalabilir” gibi profesyonel ve hatta etik olmayan yorumları olabiliyor zaman zaman. Bunları hemcinslerimiz de yapabiliyor. Bunun yanlış bir söylem ve strateji olduğunu düşünüyorum. Tüm kurumlarda sadece yetkinlikleri değerlendirdiğimiz şeffaf işe alım süreçlerinin yaşanmasını diliyorum.

Son olarak da kadınların erkek meslektaşları ile eşit maaşları alıyor olmalarının iş hayatlarını sürdürme motivasyonları açısından oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.