Zenit, aydınlatma konusunda sektörel ve ürün çeşitliliğini artırırken, sürdürülebilirlik ve yenilikçilik tarafında da liderliğini sürdürüyor. Zenit LED CEO’su Rıza Demir, “Sürdürülebilir bir dünya için enerji verimliliği odaklı Ar-Ge yatırımlarımız ve sürekli takip ettiğimiz teknolojik gelişmeler, üretici kimliğimiz ile desteklememiz sonucunda bizleri motive ediyor. Bu doğrultuda her geçen gün daha yüksek lümen değerlerini daha düşük enerji tüketimi ile mümkün kılabiliyoruz.” diyor.
Zenit Led’i tanıyabilir miyiz?
Zenit Led, 2012 yılında Kayseri’de faaliyetlerine başladı ve 2015 yılında genel merkezini İstanbul’a taşıyarak fabrika kimliğine geçti. Kurulduğu günden itibaren yenilikçilik ve iyi hizmet teması ile faaliyetlerine devam eden firmamız, teknoloji ve insan kaynakları yatırımları ile sürekli gelişim hedeflemektedir.
Yüksek verimli LED ürünlerle ilgili çalışmalarımız uzun süredir devam ediyor. 2025 yılının başında hatlarımızda seri üretime aldığımız Intense ve Quatro serimiz ile mevcut kullanıma göre %35 tasarrufa ulaştık. Bu oranı daha da artırabilme adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Bahsettiğiniz verimliliğe nasıl ulaşıyorsunuz?
Aydınlatma piyasasında, özellikle zincir marketler ve büyük kurumsalların sarf ettiği enerjiyi hesapladık. Bunun yanında ucuz malzeme veya işçilik sonrası yaşanan görsel kayıplarını da iyi analiz ettik. Ürettiğimiz LED ürünlerinin verimini artırabilme açısından reçetesindeki en ufak detaya kadar gelişim sağlayabilme adına yaptığımız testler sonucu, ilk aşamada istediğimiz verime ulaştık.
LED ürünlerde verimi artıracak unsurlar nelerdir?
Öncelikle kullandığınız çip kalitesi ve dizilimi diyebilirim. Fakat sanılanın aksine, verimli aydınlatma sadece bundan ibaret değil. Kablo kalitesi, iletkenliği, kullanılan lens ve açısı, alt tabanında kullanılan PCB kalitesi ve doğru güç kaynağı şeklinde alt detayları sıralayabilirim. Bu parametrelerden herhangi birinin eksik olması, tüm projenizi olumsuz etkileyecektir.
Aydınlatmada verimliliğin artmasının faydaları nelerdir ve nasıl ölçümlenir?
Burada referans olarak aldığımız büyük kurumsallar, zincir marketler ve AVM’ler ilham kaynağımız oldu. Sahada aktif pazarlamaya çok önem veriyoruz. Bu ziyaretler ve yolculuklar esnasında maalesef birçok verimsiz tabela ve sönen harflerle karşılaştık. Sonrasında doğru ürün ve doğru uygulama misyonu ile üretimimizi şekillendirdik.
Tabii ki sosyal sorumluluk ilkelerimizden olan; sürdürülebilir dünya, karbon ayak izi salınımını düşürme ve enerji tasarrufu da çıkış noktamızı destekledi. Ölçümleme tarafında, üretilen bir tabelada toplam alınması gereken bir watt değeri ve bunu karşılayacak güç kaynakları olması gerekir. Piyasada bizim de sattığımız standart ürünlerde bu değer 100 LM/Watt’tır. Burada ürünleri LM/Watt hesabına göre ne kadar yüksek oranda üretirseniz; bahsettiğimiz iki üründe bu değer 150 LM/Watt, toplam kullandığınız LED adedi ve güç kaynağı adedi doğru orantılı olarak düşecektir. Aynı zamanda kullanılan ürünlerin verimi, yaydıkları ısıyı da etkileyecektir. Daha stabil ısı yayımı sağlandığı için hem ürünlerimizin kullanım ömrü artıyor hem de bu ısıyı stabilize eden (örneğin soğutma dolapları) kompresörlerin daha az çalışması sonrası yine enerji verimliliğine artı fayda sağlayabiliyoruz.
Bu teknolojinin ekstra maliyetleri tercih sebebi olacak seviyede mi?
Ar-Ge ve üretim tarafında tabii ki bizim için süreç ve hammadde yatırımı maliyetlerini artırıyor. Fakat tüketim tarafında piyasada fark yaratmak ve bu bilinci değerli müşterilerimiz ve son kullanıcılara da aynı şekilde aktarabilmek için bu maliyeti başlangıç olarak yansıtmayacağız. Sürdürülebilirlik tasarruf sonrası hesaplamalarımıza göre yıllık enerji tüketimi, fatura bazında %35 seviyelerinde azalma gösterecektir.
“GÖRÜLMEYEN MALİYETLER DÜŞÜNDÜĞÜMÜZDEN ÇOK DAHA FAZLA” KIYAS TABLOSU


