Hatay’da ilçe pazarlarında başlayan yolculuğunu bugün uluslararası bir marka kimliğine taşıyan İmza, 2026 ilkbahar-yaz koleksiyonunda konfor ve fonksiyonelliği ön plana çıkarırken, mağazalarını da birer deneyim merkezine dönüştürüyor. Yeni mağaza yatırımlarıyla markalarının global varlığını güçlendirmeyi amaçladıklarını belirten İmza Kurucusu Selahaddin Taşkınırmak, koleksiyonlarının tasarım süreçleri ve değişen tüketici beklentileri ile ilgili önemli bilgiler verdi.
Markanızın kuruluş öyküsünü paylaşabilir misiniz?
1985 yılında iki abimin birlikte ticaret yapmaya başlamaları ile ilk adım atılıyor. Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde başlayan bir serüven. Hatay’ın ilçe pazarlarında manifatura kumaş satarak bu işe başladık. Ve bu 1996’ya kadar sürdü. 1996 yılına geldiğimizde işlerimizi büyütmemiz gerektiğine karar verdik. Hatay’da bu işin olmayacağını düşünerek Adana’ya geldik. Adana’da erkek giyim işi ile bu sürece başlamış olduk. Erkek giyim ticareti ile toptan satışa başladık. 1999 yılına geldiğimizde şunu fark ettik ki biz ürün satmak değil fikir satmak istiyoruz. Bunun için bir marka gerekiyordu; böylece İmza markası doğmuş oldu. Bundan sonraki süreçte markamızı büyütmek için ticaretin başkenti İstanbul’a geldik. 2000 yılında Osmanbey’de markamızın geleceğinin temelini attık diyebiliriz. İşlerimizin bugünkü duruma geleceğini hiç hayal etmedik.
2026 ilkbahar-yaz koleksiyonunuz ile ilgili bilgi verebilir misiniz?
2026 ilkbahar-yaz koleksiyonumuzda hafif ve daha kullanışlı, ütü gerektirmeyen ve kırışmayan kumaşlar kullandık. Pamuk elyaf ve keten kumaşlar da ön planda. Ayrıca teknik kumaşlar ve performans kumaşlar da kullandık. Bununla birlikte pastel renkler; özellikle kahve tonları, bejler ve beyaz tonları koleksiyonun dikkat çeken bir diğer unsuru.

Yurt dışındaki mağazalarınız için koleksiyonlarınızı, o pazarlardaki tüketicilerin beklenti ve alışkanlıklarını dikkate alarak nasıl şekillendiriyorsunuz?
Türkiye’deki koleksiyonumuza uygun ülkelerle çalışmaya gayret ediyoruz. Taktir edersiniz ki her ülke için ayrı bir koleksiyon yapma şansımız olmuyor. O ülkedeki gözlemlerimiz sonucunda koleksiyonlarımıza farklı dokunuşlar ve yorumlar ekliyoruz. Orta Doğu, Afrika ve Balkan ülkelerinde renk ve kalıp çalışmalarına ve kullanılan kumaş kalitesine daha çok özen göstermeye çalışıyoruz. Ama daha çok ana koleksiyonumuzu dünyaya pazarlamaya çalışıyoruz.
AVM’ler özelinde değerlendirildiğinde, yurt içi ve yurt dışında yeni mağaza yatırımı planlarınız bulunuyor mu?
İmza markamızı ve mağaza ağımızı Türkiye’de güçlendirmek istiyoruz. Doğru yerde olmak için AVM araştırmalarını titizlikle yürütüyoruz. Öncelikli hedefimiz mağaza sayılarını ve metre kareleri artırmak olacak.
Türkiye’de şu anda 40’ın üzerinde mağazamız var. Bu sayıyı bu yıl içinde 50’nin üzerine çıkarmayı planlıyoruz. Yurt dışında da 15 mağazamızı 20’ye çıkarmayı planlıyoruz.

Değişen müşteri beklentileri doğrultusunda mağazaların birer deneyim merkezine dönüşmesini nasıl değerlendiriyorsunuz ve bu dönüşüm stratejilerinize nasıl yansıyor?
Mağazalar artık sadece alışverişin olduğu yerler olmanın ötesinde bir yaşam merkezine dönüştü diyebiliriz. Müşterinin kendini daha rahat hissedeceği alanlar tasarlıyoruz. Kendi bedenini tanımasına olanak sağlayan programlar sunuyoruz. Ürün detayları ve kumaşlarla ilgili brifler veriyoruz. Renk dili ve ten rengi uyumu için bilgilendirmeler yapıyoruz. Bunu bir nevi bir giyim danışmanlığı hizmeti olarak tanımlayabiliriz.

