2008 yılından bu yana Türkiye ve yakın coğrafyada 100’e yakın projede yer alan KDM’yi sektörde ayrıştıran karakteristik imzasını Haziran sayımızda sektör profesyonelleriyle paylaşan KDM Genel Müdür Yardımcısı Damla Dinçer, değişen ekonomik konjonktürlerde KDM’nin yatırımcılar için nasıl bir risk yönetimi avantajı sağladığını anlattı.
Sizleri tanıyabilir miyiz?
Ortadoğu Teknik Üniversitesi mezuniyetimin ardından İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde MBA eğitimimi tamamladım. Profesyonel kariyerime 2009 yılında AVM yatırımları sektöründe, Multi Development Türkiye’de Kiralama Uzmanı olarak başladım. Sonrasında Turkcell’de Kiralama Yöneticisi pozisyonunda görev alarak şirketin stratejik mağaza kiralama süreçlerini yönettim. Devamında Mango Türkiye’de Kiralama Müdürü, Kanyon Yönetim İşletme A.Ş.’de Kiralama Departman Müdürü, FLO’da Kiralama Direktörü ve Sephora Türkiye’de İş Geliştirme Kıdemli Müdürü olarak görev yaptım.
1 Mayıs 2026 itibarıyla ise Genel Müdür Yardımcılığı pozisyonunda KDM bünyesinde kiralama, yatırımcı ilişkileri ve iş geliştirme alanlarındaki tüm fonksiyon ve operasyonların yönetimini üstleniyorum.
AVM ve perakende sektörünün geçirdiği evrelere tanıklık etmiş ve bu süreçte pek çok başarı hikayesinin altına imza atmış bir marka olarak, KDM’yi sektörde ayrıştıran karakteristik imzanız nedir?
KDM’yi sektörde ayrıştıran en önemli unsur, ticari gayrimenkul yönetimine yalnızca operasyonel değil, aynı zamanda stratejik yaklaşmamız. Kurulduğumuz günden bu yana AVM yönetimini; veriyle desteklenen analiz, doğru konumlandırma ve uzun vadeli değer üretimi ekseninde ele alıyoruz. Türkiye’de sektörün en köklü ve deneyimli firmalarından biri olarak, farklı ekonomik dönemlerde edindiğimiz tecrübe sayesiyle yatırımcılarımız ve paydaşlarımız için sürdürülebilir başarı hikayeleri oluşturduk. Bizim için başarı, yalnızca kısa vadeli doluluk oranları değil, projenin yıllar içinde ticari gücünü koruyabilmesi. Bu nedenle yatırımcı tarafında güven oluşturan, öngörülebilir ve şeffaf bir yönetim anlayışını temel önceliğimiz olarak görüyoruz.
Bugün sektörün en önemli ihtiyacı, hızlı karar almak değil; doğru veriye dayanarak, doğru zamanda, doğru kararı alabilmek. KDM’nin temel yaklaşımı da tam olarak bu. Her projeye kendi dinamikleri içinde yaklaşır; lokasyon, sosyo-ekonomik yapı, bölgesel rekabet, ziyaretçi davranışları ve perakende eğilimlerini detaylı analiz ederek uzun vadeli ticari başarıyı hedefleyen bir model oluştururuz.
2008 yılından bu yana Türkiye ve yakın coğrafyada 95 projede yer almış bir marka olarak, KDM’nin karakteristik imzasını aslında üç başlıkta özetleyebilirim:
- Stratejik ve analitik yaklaşım,
- Şeffaf ve güven odaklı yönetim anlayışı,
- Tüm paydaşlara uzun vadeli ticari değer üretme yaklaşımı.
KDM’nin kuruluşundan bu yana benimsediği stratejik yönetim anlayışı, değişen ekonomik konjonktürlerde yatırımcılar için nasıl bir risk yönetimi avantajı sağlıyor?
KDM olarak, piyasa dinamiklerini anlık reflekslerle değil; veriye ve kanıta dayalı karar alma yöntemi ile, deneyim ve uzun dönemli projeksiyonlarla değerlendiriyoruz. Özellikle ekonomik dalgalanmaların yoğun olduğu dönemlerde, doğru maliyet yönetimi, ziyaretçi davranışlarının analizi ve kiracı-yatırımcı dengesinin korunması büyük önem taşıyor. KDM olarak, kriz dönemlerinde dahi ticari sürekliliği koruyan esnek ama kontrollü bir yönetim yaklaşımı benimsiyoruz. Bu yaklaşım, yatırımcılarımızın yalnızca bugünü değil, geleceği de güvenle planlayabilmesine katkı sağlıyor.
Bir AVM’nin ticari sürdürülebilirliği, doğru kiralama ve marka konumlandırmasıyla doğrudan ilişkiliyken; KDM olarak, bir projenin mağaza karmasını oluştururken hangi veri analitiği yöntemlerini ve pazar kriterlerini baz alıyorsunuz?
Bir AVM’nin sürdürülebilir ticari başarısının doğru mağaza karmasıyla doğrudan bağlantılı olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle kiralama süreçlerinde yalnızca marka bilinirliğine değil; ziyaretçi profili, bölgesel demografi, harcama alışkanlıkları, kategori performansları, yaya sirkülasyonu ve ciro verileri gibi çok katmanlı analizle odaklanıyoruz. Veri analitiğini sahadaki deneyimle birleştirerek her proje için özel ticari çatı oluşturuyoruz. Hedefimiz; ziyaretçiye güçlü bir deneyim sunarken, markalarımızın verimliliğini ve yatırımcının ticari değerini uzun vadede artıran dengeli bir ekosistem yaratmak.

