Franchise

Franchise Yatırımında Güvenli Liman

Döner Ve Çiğköftenin Bitmeyen Yükselişi

SAN Consulting yeme-içme ve perakende sektörlerinde edindiği saha deneyimini kurumsal danışmanlığa taşıyarak markalara uçtan uca büyüme çözümleri sunuyor. Kurucu İbrahim Baysal, döner ve çiğköfte markalarının franchise dünyasında neden hâlâ en hızlı büyüyen kategoriler arasında yer aldığını anlatırken, 2025–2026 döneminde yatırımcıların odağına alması gereken en kritik başlığın “yüksek ciro değil, sürdürülebilir kârlılık” olduğunu vurguluyor. Baysal’a göre bu süreçte kazanan markalar; doğru tedarik, güçlü denetim, standart ürün kalitesi ve stratejik lokasyon yönetimini bir arada yürütebilenler olacak.

Kurucu İbrahim Baysal

Döner ve çiğköfte markaları franchise dünyasında neden hâlâ en hızlı büyüyen kategoriler?

Döner ve çiğköfte, Türkiye’de franchise dünyasında hâlâ en hızlı büyüyen ve yatırımcı ilgisi en yüksek iki segment arasında yer alıyor. Bunun temel nedeni, bu ürünlerin “her gün tüketilebilir” olması ve geniş bir kitleye hitap etmesidir. İnsanlar öğle yemeğinde de akşam yemeğinde de hatta hızlı bir atıştırmalık olarak bile bu ürünleri tercih edebiliyor. Bu da girişimci açısından talep riskini düşürüyor.

İkinci önemli konu, bu iki iş modelinin operasyonunun görece daha hızlı kurulabilmesi ve standartlaştırılabilmesidir. Dönerde doğru tedarik ve gramaj kontrolü sağlandığında, yüksek ciro ve güçlü kârlılık mümkün oluyor. Çiğköftede ise yatırım eşiği daha düşük, mutfak ihtiyacı daha basit ve servis hızı daha yüksek. Bu yüzden girişimci için “daha az maliyetle daha hızlı açılış” imkânı doğuyor.

Ayrıca her iki kategori de hem AVM hem cadde lokasyonlarında çalışabiliyor ve paket servis/dijital sipariş kanallarına uygun olduğu için büyüme potansiyeli çok yüksek kalıyor.

2025–2026 döneminde yatırımcıların dikkat etmesi gereken kriterler, riskler ve fırsatlar neler?

2025–2026 döneminde yatırımcıların en çok dikkat etmesi gereken konu, işin sadece “ciro yapması” değil, sürdürülebilir şekilde net kâr üretmesidir. Artık yatırımcılar marka seçerken gerçek maliyet yönetimini, nakit akışını ve stok kontrolünü görmek zorunda.

Döner tarafında en kritik kriter; et tedariki, kalite standardı, izlenebilirlik ve gramaj yönetimidir. Ayrıca gıda mevzuatı tarafındaki gelişmeler nedeniyle markanın kontrol mekanizması daha da önem kazanacaktır.

Çiğköftede ise marka algısı, ürün standardı ve lokasyon seçimi kritik konular. Çok hızlı büyüyen ama bayilerini kontrol edemeyen markalar, kalite düşüşüyle aynı hızda itibar kaybedebiliyor.

Fırsat tarafında ise tüketicinin fiyat/performans odaklı tercihi, güçlü sistemi olan markaların daha fazla pazar payı almasına yol açacak. Kısacası bu dönemde kazananlar; operasyonu sağlam, denetimi güçlü, lokasyonu doğru ve kârı sürdürülebilir markalar olacak.