Perakende

“2026 Yılında da Öncelikli Sorunumuz Yüksek Maliyetler”

BMD Başkanı Sinan Öncel, 2025 yılının markalı perakende ve hazır giyim sektörü açısından artan maliyetler, düşen iç talep ve zayıflayan küresel rekabet gücüyle geçtiğini vurguluyor. Kira, işçilik ve ham madde giderlerindeki sert artışların Türkiye’yi dünyanın en pahalı ülkelerinden biri haline getirdiğini belirten Öncel, hem yerli tüketicinin harcamalarını kıstığını hem de Türkiye’nin yabancı turistler için cazibesini kaybettiğini söylüyor. Türkiye’nin hazır giyimde güçlü bir marka ülkesi olmasına rağmen, maliyet baskıları nedeniyle ihracatın üç yıldır gerilediğine dikkat çeken Öncel, 2026’da yüksek maliyetlerle mücadele, kira düzenlemeleri ve yeni pazar arayışlarının BMD’nin öncelikli gündemi olacağını ifade ediyor.

2025 yılı perakende sektörü için nasıl geçti?

Özetle söylemek gerekirse markalı perakende için 2025 zor bir yıl oldu. Kira, işçilik ve hammadde başta olmak üzere maliyetlerdeki yüksek artışlar nedeniyle dünyanın en pahalı ülkelerinden biri haline geldik. Yerli müşteri gıda, kira ve eğitim dışındaki harcamalarını kıstı. Fiyatlar Avrupa’daki birçok ülkeden bile pahalı olunca, alışveriş yabancı turist için de cazibesini kaybetti. 2022’de toplam kartlı harcamaların yüzde 9,2’si yabancılar tarafından gerçekleştirilmişti. Oran 2024’te yüzde 4,8’e, bu yılın Ocak-Eylül döneminde ise yüzde 4,4’e geriledi. 

Türkiye hazır giyim sektörünün global rekabetteki konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye hazır giyim üretiminde marka ülke. Firmalarımız Avrupa ve ABD merkezli küresel markalara üretim yapıyor. Uzun yıllara dayanan iş birliğinden elde edilen deneyim ve bilgi birikimi sayesinde son 25-30 yılda birçok hazır giyim markası çıkardık. Bugün 50’yi aşkın hazır giyim markamızın Rusya, Türk Cumhuriyetleri, Ortadoğu, Kuzey Afrika, Balkanlar ve Avrupa başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında 10 bin civarında mağazası ve satış noktası var. Ancak son yıllarda üretim maliyetlerindeki olağanüstü artış, hazır giyim sektörümüzün küresel pazarlardaki rekabet gücünü zayıflattı. Hazır giyim ihracatımız üç yıldır geriliyor. Markalarımız rekabet güçlerini koruyabilmek için yurt dışı mağazalarının tedarikini Türkiye yerine Çin, Bangladeş, Vietnam ve Mısır gibi ülkelere kaydırmak durumunda kaldılar.

2026 yılında BMD olarak öncelikli stratejileri neler olacak?

Markalı perakende için yüksek maliyetler 2026’da da öncelikli sorunların başında gelecek. Yüksek kira artışlarının yanı sıra yılbaşında işçilik maliyetleri artacak. Dolayısıyla maliyetleri düşürmek markalarımız için öncelikli başlıklardan biri olacak. Özellikle 10 uzama yılını dolduran kontratlarda fahiş kira artışı taleplerinin önüne geçilebilmesi için mülk sahibinin sebepsiz fesih hakkının kaldırılması gerekiyor. Bunun da yolu Borçlar Kanunu’na 2012 yılında eklenen ve kötüye kullanım nedeniyle mağduriyetlere yol açan düzenlemenin kaldırılmasından geçiyor. Enflasyonun düşüş eğilimine girdiği süreçte kira artışının yıllık TÜFE ortalamasına göre belirlenmesi de maliyetlerimizi olumsuz etkiliyor. Diğer taraftan, hammadde ve ara mal ithalatında ilave gümrük vergileriyle referans fiyat uygulamasının kaldırılması gibi sektörü destekleyecek önlemlerin de hızla devreye alınması gerekiyor.

Biz 2026’da dünyadaki jeopolitik riskleri yakından takip ederken yeni pazar arayışlarımızı sürdüreceğiz. Markalı perakende dinamik bir sektör. Talep ve önerilerimizin karşılanır, küresel ölçekte ticareti etkileyecek gelişmeler olmazsa sektörde büyüme iştahını canlandırabiliriz.