2008’de Ankara’da başlayan Sayrem serüveni, dürüstlük, kalite ve aile sıcaklığı değerleriyle büyüyerek bugün franchise ağıyla hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda Türk mutfağını temsil ediyor. Kapak konuğumuz Sayrem Tava Lezzetleri Yönetim Kurulu Başkanı Murat Koç ile markanın büyüme stratejilerini konuştuk. Franchise yatırımcılarına kapsamlı destek sunan marka, 2026’da yeni şubeler, dijital çözümler ve kültürel tanıtım projeleriyle güçlü bir büyüme hedefliyor.
Sayrem’in kuruluş serüvenini bizimle paylaşır mısınız? Markanın ortaya çıkışında hangi değerler ve hangi vizyon ön plana çıktı?
Sayrem’in kuruluş hikâyesi, yalnızca bir restoran zincirinin doğuşu değil, aynı zamanda Türk mutfağının kültürel ve samimi sofralarını bugüne taşıyan bir yolculuktur. 2008 yılında Ankara’da başlayan bu serüvenin temel amacı, insanların bir tabak yemekte sadece doymalarını değil, aynı zamanda sıcaklığı, samimiyeti, emeğin ve güvenin değerini hissetmelerini sağlamaktı. “Sayrem” adı Osmanlıca’da “lokma” anlamına gelir; bu isim, paylaşılan bir lokmanın bile büyük anlamlar taşıyabileceğini ve yemek deneyiminin sosyal bir bağ oluşturduğunu hatırlatır. Kuruluş aşamasında ön plana çıkan değerlerimiz; dürüstlük, kalite, aile sıcaklığı ve sürdürülebilirliktir. Dürüstlük, hem çalışanlarımız hem de misafirlerimizle kurduğumuz güven bağının temelidir. Kalite anlayışımız, tedarik süreçlerinden pişirme tekniklerine, sunumdan müşteri deneyimine kadar her aşamada hissedilir. Aile sıcaklığı, restoran atmosferimizde ve servis anlayışımızda misafirlerimize hissettirdiğimiz bir değerdir. Sürdürülebilirlik ise operasyonlarımızı uzun vadeli düşünerek planlamamıza olanak tanır. Bu değerler ve vizyon sayesinde Sayrem, yalnızca bir restoran zinciri değil, aynı zamanda güven, samimiyet ve kültürel bağ ile anılan bir marka hâline gelmiştir.

Tavuk ürünleri pazarında tüketici beklentileri her geçen gün değişiyor. Sayrem, ürün çeşitliliği, kalite anlayışı ve yenilikçi yaklaşımıyla bu değişime nasıl uyum sağlıyor?
Tavuk ürünleri pazarında tüketici beklentileri sürekli değişiyor ve günümüzde müşteri yalnızca lezzetli yemek aramakla kalmıyor; aynı zamanda sağlıklı, dengeli, güvenilir ve erişilebilir seçenekler de talep ediyor. Sayrem olarak menümüzü planlarken tavuk etini merkeze alıyor ve yanına dengeli garnitürler ekleyerek doyurucu, sağlıklı ve tatmin edici öğünler sunmayı öncelikli hedefimiz hâline getiriyoruz. Tavamızda servis edilen tavuk, makarna ve salata üçlüsü bu yaklaşımın somut bir örneğidir. Ar-Ge ekibimiz, düzenli olarak yeni soslar, farklı pişirme teknikleri ve mevsimsel menüler geliştiriyor; böylece misafirlerimiz her ziyarette hem tanıdık hem de yenilikçi tatları deneyimleyebiliyor. Ürün çeşitliliğini artırırken kalite anlayışımızdan asla ödün vermiyoruz. Ayrıca dijital platformlar ve sosyal medya üzerinden tüketici eğilimlerini yakından takip ediyor, yeni taleplere hızlı şekilde yanıt veriyoruz. Bu sayede Sayrem, değişen tüketici beklentilerine uyum sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda sektörde öncü ve güvenilir bir marka olarak konumunu güçlendiriyor ve her yaştan müşteriye hitap eden kapsamlı bir deneyim sunuyor.
Markanızın gelişim sürecinde dönüm noktası olarak gördüğünüz önemli adımlar neler oldu?
Sayrem’in gelişim sürecinde birkaç kritik dönüm noktası, markamızın bugünkü güçlü konumunu almasını sağladı. İlk büyük adım, Ankara dışına açılma süreciydi. Çevre illerde açılan şubeler, markamızın yalnızca yerel değil, bölgesel ölçekte de benimsenmesini sağladı ve marka bilinirliğini önemli ölçüde artırdı. Her yeni şube, hem operasyonel süreçlerimizi geliştirmemize hem de müşteri taleplerini daha iyi anlamamıza olanak tanıdı. İkinci dönüm noktası, operasyonel süreçlerin standartlaştırılması oldu. Her şubede aynı lezzet ve hizmet kalitesini sunabilmek için detaylı eğitim programları ve kontrol mekanizmaları oluşturduk. Bu adım, müşteri memnuniyetini artırmakla kalmadı, aynı zamanda franchise sistemimizin güvenilirliğini ve sürdürülebilirliğini de güçlendirdi. Son dönüm noktası ise dijitalleşme ve teknolojiye yapılan yatırımlar oldu. Online sipariş sistemleri, sosyal medya yönetimi ve dijital pazarlama yöntemleriyle Sayrem, daha geniş kitlelere ulaşmayı başardı ve marka bilinirliğini artırdı. Tüm bu adımlar, Sayrem’in yalnızca bir restoran zinciri değil, aynı zamanda sektörde örnek alınan ve güvenilen bir marka hâline gelmesini sağladı.

Tüm Sayrem Tava Lezzetleri şubelerinde aynı lezzet ve hizmet kalitesini sunabilmek için oluşturduğunuz operasyonel sistemden söz eder misiniz?
Sayrem olarak en öncelikli hedefimiz, misafirlerimizin hangi şubemize giderse gitsin aynı lezzeti ve hizmet kalitesini deneyimlemesini sağlamaktır. Bu amaçla tüm şubelerimize standart reçeteler, tedarik zinciri ve pişirme protokolleri sunuyoruz. Malzeme seçiminden pişirme tekniklerine, sunumdan servis detaylarına kadar her aşamada titiz bir yaklaşım sergiliyoruz. Şube ekiplerimiz, bu standartları tam olarak uygulayabilmeleri için düzenli eğitim programlarından geçiyor ve operasyonel süreçler sürekli olarak denetleniyor. Operasyonel denetim ekibimiz belirli periyotlarla şubeleri ziyaret ederek kalite kontrol süreçlerini yürütüyor ve gerekli iyileştirmeleri anında uyguluyor. Bunun yanında dijital raporlama ve stok takip sistemlerimiz, tüm operasyonların merkezi bir şekilde gözetim altında tutulmasını sağlıyor. Bu sistem, yalnızca ürün kalitesini korumakla kalmıyor, aynı zamanda müşteri memnuniyetini ve marka bağlılığını da güçlendiriyor. Misafirlerimiz her lokmada güven ve tatmin edici bir deneyim yaşarken, operasyonel standartlarımız sayesinde Sayrem, tüm şubelerinde aynı yüksek kaliteyi ve hizmet anlayışını sürdürülebilir şekilde sunabiliyor. Bu yaklaşım, markamızın büyüme ve güvenilirlik stratejisinin temel taşlarından biridir.
Franchise ağınızı büyütürken yatırımcılara sunduğunuz avantajlar ve destekler nelerdir?
Franchise ağımızı büyütürken, yatırımcılarımızın yalnız olmadığını hissetmelerini sağlamak en önemli önceliklerimizden biridir. Bu nedenle şubelerin açılış sürecinden itibaren kapsamlı bir destek paketi sunuyoruz. Yatırımcılarımıza, lokasyon seçimi, mimari proje ve konsept tasarım konusunda rehberlik ediyoruz; böylece şubeler, marka standartlarına uygun ve verimli bir şekilde açılabiliyor. Açılış öncesi tüm ekip için detaylı eğitimler veriliyor; hem operasyonel süreçler hem de müşteri deneyimi üzerine kapsamlı bir hazırlık sağlanıyor. Açılış sonrasında da pazarlama, reklam ve tedarik desteği kesintisiz devam ediyor. Bu destekler sayesinde yatırımcılar, markamızın deneyiminden faydalanarak başarılı bir iş modeliyle büyüyebiliyor. Bu sistem, hem yatırımcıların güvenini artırıyor hem de franchise ağımızın sürdürülebilir biçimde büyümesini sağlıyor. Sayrem, bu yaklaşımıyla yatırımcılarına yalnızca bir iş fırsatı değil, aynı zamanda güçlü bir marka desteği ve kapsamlı bir büyüme yol haritası sunuyor.
Franchise modelinizde geleceğe yönelik planlarınız neler? Sistemi geliştirmek veya yeni yöntemlerle genişletmek adına hangi çalışmalar gündeminizde?
Franchise modelimizde geleceğe yönelik planlarımız, markamızın hem sayısal hem de niteliksel olarak büyümesini sağlamaya odaklanıyor. Öncelikli hedefimiz, sadece daha fazla şube açmak değil, mevcut şubelerin performansını artırmak ve hizmet kalitesini her noktada standardize etmektir. Bunun için dijital altyapımızı güçlendiriyor, merkezi sipariş ve dağıtım sistemlerini daha etkin hâle getiriyoruz. Yatırımcılarımızın performansını izlemek ve iyileştirmek amacıyla yeni eğitim programları ve sürekli takip mekanizmaları geliştiriyoruz. Ayrıca, franchise sahiplerinin operasyonel süreçlerde daha hızlı ve etkili karar alabilmesi için dijital raporlama ve analiz araçlarına yatırım yapıyoruz. Uzun vadede ise yurt dışı pazarlara açılmak temel hedeflerimiz arasında yer alıyor. Avrupa’da Türk mutfağına olan ilgi, markamız için büyük fırsatlar sunuyor ve bu pazarlara giriş stratejileri üzerinde detaylı çalışmalar yürütülüyor. Tüm bu planlar, franchise sistemimizi güçlendirmek, yatırımcılar için sürdürülebilir bir başarı ortamı yaratmak ve Sayrem’i ulusal ve uluslararası alanda daha görünür ve tercih edilen bir marka hâline getirmek amacıyla tasarlanmıştır.

2025’in son çeyreğine yaklaşırken, Sayrem açısından bu yılı nasıl değerlendiriyorsunuz? Hem sektörün gidişatı hem de şirketinizin performansı bağlamında öne çıkan noktalar hangileri?
2025 yılı Sayrem açısından hem verimli hem de yenilikçi bir yıl olarak öne çıkıyor. Sektörde rekabetin giderek arttığı bir dönemde, markamız hem büyümesini sürdürdü hem de marka değerini güçlendirdi. Müşteri memnuniyeti oranlarımızdaki artış, bu yılın en önemli kazanımlarından biri oldu ve operasyonel süreçlerde yapılan düzenlemelerle desteklendi. Dijital sipariş kanallarındaki gelişim, sosyal medyada görünürlüğümüzün artması ve şubelerde uyguladığımız kalite standartları, markamıza önemli bir ivme kazandırdı. Sektörde tavuk ürünlerine olan talebin artması, pazardaki canlılığı gösteriyor; ancak tüketiciler artık yalnızca hızlı ve ucuz yemek değil, güvenilir, sağlıklı ve dengeli alternatifler arıyor. Bu beklentilere yanıt verebilmek, Sayrem’in sektördeki konumunu güçlendirdi ve müşteri bağlılığını artırdı. Ayrıca yeni ürünler ve menü çeşitlendirmeleri, misafirlerimizin her ziyarette hem tanıdık hem de yenilikçi lezzetleri deneyimlemesini sağladı. 2025 yılı, Sayrem için yalnızca büyüme değil, aynı zamanda dijitalleşme, inovasyon ve müşteri deneyimini iyileştirme açısından da önemli bir yıl oldu. Bu başarılar, markamızın uzun vadeli hedeflerine ulaşma yolundaki stratejik adımlarını sağlamlaştırdı.
2026 için belirlediğiniz hedefler arasında hangi başlıklar öne çıkıyor? Yeni yatırımlar, projeler ya da büyüme planları açısından bizi neler bekliyor?
2026 yılında Sayrem’in öncelikli hedefi, hem büyüme hem de markalaşma alanında ilerlemektir. Yeni şubeler açarak franchise ağımızı genişletmeyi planlıyoruz ve mevcut şubelerde hizmet kalitesini artıracak dijital çözümler üzerinde çalışmalar yürütüyoruz. Pazarlama ve iletişim alanında daha yaratıcı kampanyalar geliştirecek, özellikle genç kitleye hitap eden sosyal medya projeleri ile markamızı daha geniş kitlelere tanıtacağız. Ayrıca Sayrem’in kültürel mirasını ve “daha dolu tabaklar” vizyonunu anlatan tanıtım filmleri ve reklam çalışmaları gündemimizde olacak. Yurt dışına açılma konusunda da somut adımlar atmayı hedefliyoruz; bu sayede Türk mutfağının samimiyetini ve lezzetini uluslararası arenaya taşımak mümkün olacak. 2026, Sayrem için sadece ticari değil, aynı zamanda kültürel bir misyon yılı olacak ve markamızın uzun vadeli vizyonunu güçlendirecek stratejik adımlarla dolu olacak.

