Franchise sistemiyle Türkiye’de hızlı büyümesini sürdüren Little Caesars, 2024’te globalde en fazla şube açan ülke olarak ödüllendirildi. İş Geliştirme Direktörü Bora Tanrıverdi ile pizza sektöründeki başarı yolculuklarını, yatırım fırsatlarını ve markanın büyüme hedeflerini konuştuk.
Pizza sektöründe franchise yatırımlarını değerlendirir misiniz? Türkiye’de pizza pazarı ve tüketici eğilimleri açısından sektörü nasıl görüyorsunuz?
Pizza sektörü, hızlı servis restoranları (QSR) segmenti içinde büyüme potansiyelini sürdüren en dinamik alanlardan biri. Özellikle genç nüfusun yoğunluğu, hızlı yaşam temposu ve tüketicilerin hem restorandan hızlıca alıp hem de eve serviste kalitesini koruyarak tüketebileceği bir ürün olan pizza kategorisini yatırım açısından son derece cazip hale getiriyor. Türkiye olarak 2024 yılında, Little Caesars global operasyonları arasında en fazla restoran açılışı gerçekleştiren ülke olarak Little Caesars global franchise buluşmasında ödüllendirildik. Bu başarı hem markamıza duyulan güveni hem de Türkiye pazarının dinamik yapısını gözler önüne seriyor. Düzenli olarak yaptırdığımız tüketici araştırmalarında ortaya çıkan sonuç tüketicilerin sevdiği markayı her yerde görmek istemesi, kampanya ve fiyatlandırma yapısının da bunu desteklenmesi yönünde oldu. Bu verilerden aldığımız yönlendirme ile Little Caesars markasını tüm Türkiye’deki pizza severlerle buluşturma hedefi ile büyüme çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor.
Little Caesars’ın franchise sistemi yatırımcılara ne gibi avantajlar sunuyor? Bu modelde öne çıkan destek mekanizmalarınız nelerdir?
Little Caesars Türkiye olarak yatırımcılarımıza yalnızca bir şube değil, sürdürülebilir bir iş modeli sunuyoruz. 150.000 USD + KDV’lik anahtar teslim yatırım bedeli içerisinde tüm ekipmanlar, yazılımlar, eğitim süreçleri ve dekorasyon dahil ediliyor. Bu sistem hem şeffaf hem de ölçülebilir bir yatırım yapısı sağlıyor. Lokasyon seçiminden mimari tasarıma, inşaat sürecinden personel eğitimine kadar her aşamada yatırımcılarımızın yanındayız. Açılış öncesi ve sonrasında pazarlama desteğimizle de süreci bütünsel olarak yönetiyoruz. Sosyal medya kampanyalarından yerel reklam çalışmalarına, dijital platformlardaki görünürlük projelerine kadar tüm pazarlama faaliyetleri merkez tarafından koordine ediliyor. Ek olarak Yemeksepeti, Trendyol ve Getir gibi güçlü iş ortaklıklarımız sayesinde dijital sipariş kanallarında da yatırımcılarımıza önemli bir erişim avantajı sunuyoruz. Ortalama 3 ila 3,5 yıl gibi kısa bir sürede yatırım geri dönüşü sağlayan bu yapı, franchise sistemimize olan ilgiyi her geçen gün artırıyor.
Önümüzdeki dönemde büyüme ve yatırım hedefleriniz neler? Yeni şube açılışları ve bölgesel genişleme planlarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
2025 yılı sonuna kadar Türkiye genelinde şube sayımızı 170’e, 2027 yılı itibarıyla ise 300’e ulaştırmayı hedefliyoruz. Büyüme stratejimiz hem metropollerde hem de Anadolu’nun yükselen şehirlerinde dengeli bir yayılım üzerine kurulu. İstanbul, Ankara ve Bursa bizim için her zaman öncelikli pazarlardan; ancak aynı zamanda Antalya, Samsun, Edirne, Diyarbakır ve Mardin gibi şehirlerde de marka varlığımızı güçlendirmeyi planlıyoruz. Amacımız yalnızca şube sayısını artırmak değil; aynı zamanda bulunduğumuz her bölgede istihdam sağlayan, yerel ekonomiye katkı sunan ve güçlü tüketici bağı kuran bir yapı inşa etmek. Bu hedefler doğrultusunda, yatırımcılarımızla birlikte büyümeye ve Türkiye’nin dört bir yanına lezzetimizi taşımaya devam edeceğiz

Sektörde rekabet avantajınızı nasıl koruyorsunuz? Ürün inovasyonu, dijitalleşme veya müşteri deneyimi tarafında gerçekleştirdiğiniz yatırımlar nelerdir?
Rekabetin giderek arttığı hızlı servis restoranları sektöründe Little Caesars Türkiye olarak bizi farklı kılan en önemli unsur önceliğimizi kalitemize vermemizdir. Little Caesars’ın tüm restoranlarında kullanılan malzemeler küresel standartlara uygun denetimlerden geçer. Her restoran aynı zamanda mutfağımızdır. Burada hamurlarımız günlük olarak üretilir ve her zaman taze hamur kullanırız. Domates sosumuza lezzetini veren her ağustos ayında hasat süresince başında bulunduğumuz taze domateslerdir. Pizzanın belki de en belirleyici malzemesi olan peynir, üst kalite %100 mozzarella peyniridir. Ana ürün stratejimiz bu üç birleşenin üzerine satın alma gücümüzle birlikte tüketici için en uygun fiyatı belirlemek üzerinedir. Sipariş süreçlerinden mutfak operasyonlarına, stok takibinden sadakat sistemlerine kadar birçok alanda teknolojiye yatırım yapıyoruz. Web sitemiz ve mobil uygulamamız üzerinden kullanıcıya özel öneriler sunuyor, veri temelli sistemlerle franchise şubelerimizin operasyonel verimliliğini artırıyoruz. Şube tasarımlarında ergonomi, hijyen ve hız gibi kriterleri odağa alarak müşteri deneyimini sürekli geliştiriyoruz. Ayrıca, merkezden yürütülen eğitim sistemleriyle mutfak içi operasyonlarda standartlaşma sağlıyoruz. Bu yaklaşım sayesinde hem bugünün beklentilerine hem de geleceğin ihtiyaçlarına güçlü ve hazırlıklı bir şekilde yanıt verebiliyoruz
