Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Şapkacı, Anadolu Ajansı’na verdiği demeçte “2025’te toplam brüt kiralanabilir alanı yaklaşık 42 bin metrekare olan 2 AVM, 2026’da ise yaklaşık 212 bin metrekare olan 5 AVM açılması planlanıyor.” dedi.
Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği (AYD) Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Şapkacı, 2025’te toplam brüt kiralanabilir alanı yaklaşık 42 bin metrekare olan 2 AVM, 2026’da ise toplam brüt kiralanabilir alanı yaklaşık 212 bin metrekare olan 5 AVM açılmasının planlandığını belirterek, “Bu AVM’lerin yer alacağı şehirler İstanbul, Ankara, Muğla, Elazığ ve Düzce.” dedi.

Şapkacı, son yıllarda sektörde öne çıkan gelişmeler, sektörün yılın ilk 6 ay değerlendirmesi ve 2025 sonu beklentilerine ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, AVM’lerin son zamanlarda yalnızca alışveriş yapılan yerler olmaktan çıktığını ve daha kapsamlı yaşam alanlarına dönüştüğünü söyledi.
2026 sonuna kadar 7 AVM geliyor
Nuri Şapkacı, bu dönemde İstanbul, Ankara ve İzmir dışında ziyaretçi sayısı ve ciro açısından dikkati çeken illerden bahsederek, “Yılın ilk yarısında öne çıkan şehirler ziyaretçi sayısı açısından Eskişehir, ciro açısından Trabzon.” dedi.
2026 sonuna kadar planlanan yeni AVM yatırımlarına da değinen Şapkacı, “Türkiye genelinde yaklaşık 450 AVM bulunuyor. 2025’te toplam brüt kiralanabilir alanı yaklaşık 42 bin metrekare olan 2 AVM, 2026’da ise yaklaşık 212 bin metrekare olan 5 AVM açılması planlanıyor. Bu AVM’lerin yer alacağı şehirler İstanbul, Ankara, Muğla, Elazığ ve Düzce.” diye konuştu.
“AVM ve perakendeciler el birliğiyle doğru stratejiler geliştirmeli”
Şapkacı, sektörde AVM ve perakendecilerin el birliğiyle doğru stratejiler geliştirmeleri gerektiğine işaret ederek, şunları kaydetti:
“Kira ve ortak alan gibi kısır tartışmalardan kendimizi sıyırıp, üretimi, ihracatı, satışları ve ciroları nasıl artırırız ve AVM’leri nasıl daha cazip hale getiririz gibi yapıcı soruların cevaplarını aramalıyız. Tüketicinin satın alma gücünün yükselmesi elbette belirleyici faktördür. Bununla birlikte markalarımızın rekabet gücünü artırmak için özellikle vergi avantajları ve finansmana erişim kolaylığı gibi kamu tarafından alınabilecek önlemleri konuşmalıyız.
Dünyayı etkileyen belirsizlik ortamında, ticari gayrimenkul yatırımlarının başarısı ve devamlılığı için güvene, pozitif bakış açısına ve işbirliklerine ihtiyaç var. Kısıtlı olsa da elbette fizibilitesi doğru yapılmış, sağlıklı yatırımların hayata geçirilmesi, bunun için de ekonomik stabilitenin yanında uluslararası normların uygulanarak yatırımcı için güven ortamının sağlanması önem arz ediyor. Öncelikle ticari gayrimenkul tanımının yapılması, ticari gayrimenkul kira rejiminin konut kira rejiminden ayrılması ve sözleşme serbestisinin korunması, yatırımların gerçekleşmesi için temel şartlardır.”
