Yeme-içme ve perakende sektörünün mutfağında yetişerek üst düzey yöneticilik, yatırımcılık ve işverenliğe uzanan kariyer yolculuğunda edindiği deneyimleri danışmanlık alanına taşıyan SAN Consulting Kurucusu İbrahim Baysal, sağlıklı bir franchise ve yatırım modelinin yalnızca büyümeyi değil, marka, yatırımcı ve işletmecinin birlikte ve sürdürülebilir şekilde kazanmayı hedeflemesiyle gerçekleşebileceğini vurguladı.
İbrahim Bey, öncelikle sizi ve sektördeki kariyer yolculuğunuzu biraz daha yakından tanımak isteriz. Yeme-içme ve perakende sektörünün mutfağında edindiğiniz deneyimler, bugün SAN Consulting’i kurarken size hangi bakış açılarını ve birikimleri kazandırdı? Sizi danışmanlık alanına yönelten temel motivasyon ne oldu?
Sektörle tanışmam lise yıllarında garsonlukla başladı. Üniversite sonrasında ise Türkiye’nin önemli markalarında farklı görevler üstlenerek üst düzey yöneticiliğe uzanan bir kariyer yolculuğum oldu. Bu süreçte yalnızca kendi görev alanımla sınırlı kalmadım; operasyon, franchise, lokasyon, yatırım, finans, inşaat, konsept geliştirme ve şirket yönetimi gibi işin hemen her tarafında deneyim kazanmaya çalıştım. Sektörün farklı noktalarında görev almak, bir işletmenin yalnızca görünen yüzünün değil, arkasındaki yatırım, planlama ve operasyon süreçlerinin de ne kadar önemli olduğunu yakından görmemi sağladı.
Yıllar içerisinde çalışan, yönetici, yatırımcı ve işveren olarak farklı masalarda oturdum. 10’dan fazla işletmenin de yatırımcısı oldum; çok sayıda açılış, franchise ve anahtar teslim proje yönettim. Başarılar kadar ciddi zararlar ve başarısızlıklar da yaşadım. Bugün sahip olduğum tecrübenin en önemli kısmının, işin hem kazandıran hem de kaybettiren tarafını bizzat yaşamış olmaktan geldiğine inanıyorum. Çünkü özellikle yeme-içme ve perakende sektöründe teorik bilgi kadar sahada yaşanan deneyimlerin de son derece kıymetli olduğunu düşünüyorum.

2018’de bu birikimi danışmanlığa dönüştürdüm. SAN Consulting’in temel yaklaşımı da burada oluştu: Motivasyon kaynağım markaya, yatırımcıya, işletmeciye, AVM’ye ve mülk sahibine aynı resmin farklı parçaları olarak bakmak ve mümkün olduğunca tüm taraflar için sürdürülebilir sonuçlar üretmek oldu. Bugün danışmanlık tarafında da geçmişte bulunduğum farklı pozisyonların bana kazandırdığı bakış açısıyla hareket ediyor, bir konuyu yalnızca tek bir tarafın penceresinden değerlendirmemeye çalışıyorum. Bence sürdürülebilir ve başarılı bir iş modeli, ancak tarafların ihtiyaçlarını doğru anlayıp ortak bir zeminde buluşturabilmekle mümkün oluyor.
Bugüne kadar edindiğiniz deneyimler doğrultusunda, sağlıklı ve sürdürülebilir bir franchise yapısını diğerlerinden ayıran en önemli unsurlar sizce neler?
Franchise sisteminde yalnızca şube sayısını büyütmek başarı değildir. Sağlıklı bir franchise yapısının temelinde; doğru yatırımcı profili, doğru lokasyon, gerçekçi yatırım bütçesi, güçlü operasyon ve yatırımcının para kazanabildiği bir modelin birlikte çalışması yer almalıdır. Özellikle hızlı büyüme hedefiyle yapılan ve yatırımcının beklentileri ile markanın sunduğu imkanların doğru örtüşmediği yapılarda, uzun vadede sorun yaşanması kaçınılmaz hale gelebiliyor.
Yatırım sürecinin en başından itibaren yatırımcıya doğru bilgi verilmesi, maliyetlerin gerçekçi şekilde ortaya konulması ve doğru lokasyon seçiminin yapılması büyük önem taşıyor. Şube açıldıktan sonra da markanın yatırımcısını yalnız bırakmaması; operasyon, eğitim, satın alma ve pazarlama gibi alanlarda güçlü bir destek sunması gerekiyor.
Bizim için başarılı franchise; markanın standartlarını ve büyüme hedeflerini korurken yatırımcısına da sürdürülebilir kazanç sağlayabilen yapıdır. Çünkü franchise sisteminde gerçek başarı, yalnızca yeni şubeler açmakla değil, açılan şubelerin sağlıklı şekilde faaliyetlerini sürdürmesi ve hem markanın hem de yatırımcının birlikte büyüyebilmesiyle ölçülmelidir.

SAN Consulting’i önümüzdeki dönemde nasıl bir noktada konumlandırmayı hedefliyorsunuz?
Hedefimiz çok net: Markaların, AVM’lerin, yatırımcıların, işletmecilerin ve mülk sahiplerinin önemli bir karar öncesinde “SAN Consulting’e de danışalım” diyebileceği güvenilir bir çözüm ortağı olmak. Bizim için danışmanlık, yalnızca bir proje sürecinde yer almak değil; doğru kararın alınmasına katkı sağlayacak bilgi, deneyim ve farklı bakış açılarını bir araya getirebilmek anlamına geliyor.
Önümüzdeki dönemde de sektörün değişen ihtiyaçlarını yakından takip ederek, farklı tarafların aynı masada daha sağlıklı ve sürdürülebilir kararlar almasına katkı sunmayı hedefliyoruz. Büyüklükten çok, sektörde oluşturduğumuz güven ve sonuç üretme kabiliyetimizle anılmak istiyoruz. Çünkü bizim için asıl değer, yer aldığımız projelerin sayısından ziyade, dokunduğumuz her işte ortaya koyduğumuz katkı ve uzun vadede oluşturduğumuz güven ilişkisi.
SAN Consulting’in bugün farklı markalarla güçlü iş birlikleri geliştirmesinde nasıl bir iş geliştirme stratejisi bulunuyor? Markaları kazanırken hangi ihtiyaçlara, değer önerilerine ve sektörel deneyiminize odaklanıyorsunuz?
Her projeyi kendi dinamikleriyle ele alıyoruz; çünkü bu sektörde tek bir reçete yok. Her markanın hedefleri, büyüme beklentileri ve ihtiyaçları farklı olduğu gibi, her yatırımın ve lokasyonun da kendine özgü koşulları bulunuyor. Bu nedenle stratejimizi oluştururken marka, yatırımcı, lokasyon, finansal yapı, müşteri kitlesi ve operasyonun her birini ayrı ayrı değerlendiriyoruz. Çünkü bu unsurların tamamı, projeyi ve projenin sürdürülebilirliğini doğrudan etkiliyor.
Ekibimiz ve iş ortaklarımızla önce ihtiyacı doğru tanımlıyor, ardından tüm parametreleri birlikte değerlendirerek projeye özel bir yol haritası oluşturuyoruz. Bazen doğru çözüm hızlı büyümek olurken, bazen mevcut yapıyı güçlendirmek veya yatırım kararını yeniden değerlendirmek olabiliyor. Bizim için önemli olan, her durumda markanın ve projenin gerçek ihtiyaçlarına uygun, uygulanabilir ve sonuç üreten bir çözüm ortaya koyabilmek.
İş geliştirme stratejimizin temelinde de bu var: “Doğru analiz, doğru eşleşme ve sonuç odaklı çalışma.” Sektörde yıllar içerisinde edindiğimiz deneyim sayesinde yalnızca fırsatları değil, olası riskleri de daha erken görebilmeye çalışıyor; markalarla geliştirdiğimiz iş birliklerini karşılıklı güven ve uzun vadeli değer yaratma anlayışı üzerine kuruyoruz.

SAN CONSULTING, MARKADAN LOKASYONA YATIRIMIN YOL HARİTASINI ÇİZİYOR
SAN Consulting’in marka, yatırımcı ve gayrimenkulü aynı ekosistemde buluşturan danışmanlık yaklaşımını mercek altına aldığımız röportajımızın devamında Baysal ile franchise süreçlerinden lokasyon seçimine, işletme devirlerinden yatırımcı danışmanlığına ve yeni marka geliştirme çalışmalarına uzanan hizmet alanlarını konuştuk.
SAN Consulting olarak hangi alanlarda hizmet veriyorsunuz?
SAN Consulting olarak yeme-içme ve perakende sektörlerinde marka, yatırımcı ve gayrimenkulü aynı ekosistem içerisinde buluşturan uçtan uca bir danışmanlık modeli sunuyoruz.
Franchise süreçlerinde markaların doğru yatırımcılarla buluşmasını sağlıyor; yalnızca bir eşleştirme yapmakla kalmayıp görüşme, değerlendirme ve sürecin sonuçlandırılması aşamalarında aktif rol üstleniyoruz. Burada bizim için önemli olan, yalnızca finansal açıdan uygun bir yatırımcı bulmak değil, markanın yapısına, hedeflerine ve operasyonel beklentilerine uyum sağlayabilecek doğru yatırımcı profilini belirlemek.
Bunun yanında lokasyon seçimi, yatırım ve fizibilite değerlendirmeleri, konsept geliştirme, operasyonel yapı, franchise altyapısının oluşturulması ve büyüme süreçleri gibi farklı alanlarda da danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. Markanın ihtiyaçlarını bütüncül şekilde değerlendirerek, kuruluş aşamasından büyüme ve ölçeklenme sürecine kadar ihtiyaç duyduğu alanlarda yanında oluyoruz.
Bizim yaklaşımımızda her proje kendi dinamikleriyle ele alınıyor. Çünkü her markanın, yatırımcının ve lokasyonun ihtiyacı farklı. Bu nedenle hazır bir reçete sunmak yerine, doğru analiz, doğru eşleşme ve sonuç odaklı çalışma anlayışıyla markalara sürdürülebilir ve uygulanabilir çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.
Lokasyon seçiminde nasıl bir yaklaşımınız var?
Bizim için doğru lokasyon, yalnızca iyi bir cadde veya yoğun bir AVM değildir. Yaya ve araç trafiği, hedef müşteri kitlesi, bölgedeki rekabet, kira/ciro dengesi, cephe, metrekare verimliliği ve yatırım potansiyelini birlikte analiz ediyoruz.
Geniş ticari gayrimenkul ağımız sayesinde markalara ve yatırımcılara bölgeye özel kiralık ve devirli işletme alternatifleri sunuyoruz.
İşletme devirlerinde nasıl bir rol üstleniyorsunuz?
Faaliyette olan işletmelerin ve franchise şubelerinin devirlerinde doğru yatırımcıyı doğru işletmeyle buluşturuyoruz. İşletmenin ticari potansiyelini değerlendiriyor, taraflar arasındaki görüşme ve müzakere süreçlerini yönetiyoruz.
Yatırımcılar için de danışmanlık veriyor musunuz?
Evet. Her yatırımcının bütçesi, beklentisi ve hedefi farklı. Bu nedenle yatırımcıya sadece “bir işletme” veya “bir franchise” sunmak yerine; bütçesine ve yatırım beklentisine uygun marka, sektör ve lokasyon alternatifleri oluşturuyoruz.
Yeni bir marka yaratmak isteyen girişimcilere neler sunuyorsunuz?
Bu, SAN Consulting’in en kapsamlı çalışma alanlarından biri. Bir fikri sıfırdan ticari bir konsepte dönüştürebiliyoruz. Marka konumlandırması, kurumsal kimlik, menü mühendisliği, mimari konsept, işletme modeli, lokasyon seçimi ve büyüme stratejisini bir bütün olarak ele alıyoruz.
Kısacası; doğru marka, doğru yatırımcı, doğru konsept ve doğru lokasyonu aynı masada buluşturuyoruz. Bütün bu unsurların birbiriyle uyumlu olması, yatırımın sağlıklı ilerlemesi açısından büyük önem taşıyor.
SAN Consulting olarak amacımız yalnızca danışmanlık vermek değil; doğru kurgulanmış yatırımları sürdürülebilir ticari başarılara dönüştürmek.

