1995’te küçük bir çini atölyesi olarak başlayan Tulu Porselen, bugün aylık 5 milyon adet üretim kapasitesi ve 40’a yakın ülkeye ihracatıyla global bir oyuncuya dönüştü. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kılınç, markanın büyüme yolculuğunu ve üretim felsefesini okurlarımızla paylaştı.
“Ülkemiz için çalışıyoruz anlayışıyla, zarafeti bilgi, deneyim ve teknolojiyle buluşturuyor; her zaman en iyisini üretmeyi hedefliyoruz.”
“Tulu Porselen markasının kuruluş hikâyesi ve bugün geldiği noktayı şekillendiren temel değerler nelerdir?
1995 yılında küçük bir çini atölyesi olarak başlayan yolculuğumuz, köklü bir emek ve vizyonla büyüdü. 30 yıllık üretim deneyimimizin ardından, son 12 yıldır tamamen porselen üretimine odaklanıyoruz. Bugün Kütahya’daki tesislerimizde aylık 5 milyon adet üretim kapasitesine sahip, 850 kişilik güçlü bir aileye dönüştük. Bizi bu noktaya taşıyan temel değerlerimiz; ülkemize duyduğumuz güven, işimize kattığımız sevgi ve emeğe verdiğimiz saygıdır. “Ülkemiz için çalışıyoruz” felsefesinden taviz vermeden zarafeti bilgi, deneyim ve teknolojiyle harmanlıyor; her zaman en iyisini üretmeyi hedefliyoruz.
Ev kullanımı ve HoReCa (otel, restoran, kafe) segmentlerine yönelik ürün geliştirme sürecinizde tasarım, dayanıklılık ve estetik dengesini nasıl kuruyorsunuz?
Evlerdeki sofralara mutluluk ve zarafet katmayı amaçlarken, HoReCa kanalında profesyonel mutfakların vizyoner tasarım partneri olma misyonunu üstleniyoruz. HoReCa sektöründe ürünlerin yoğun kullanıma dayanması hayati önem taşıyor. Bu yüzden tasarımın estetik gücünü, sektörün talep ettiği yüksek dayanıklılık standartlarıyla birleştiriyoruz. En güncel tasarım trendlerini teknolojiyle buluşturarak, şeflerin yaratıcı sunumlarına değer katan ve uzun yıllar güvenle kullanılabilecek fonksiyonel koleksiyonlar ortaya çıkarıyoruz. Zarafet ve sağlamlığın aynı bedende var olabileceğini kanıtlıyoruz.

Kütahya’da başlayan üretim yolculuğunuzun bugün yurt içi ve yurt dışı pazarlardaki büyüme stratejilerine nasıl yansıdığını anlatır mısınız?
Kütahya’nın derin porselen mirasından aldığımız güçle bugün Fransa’dan Mısır’a kadar 40’a yakın ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz.
Ağırlıklı olarak Avrupa pazarına odaklanan ihracatımız, büyüme stratejimizin itici gücünü oluşturuyor. Temel stratejimiz; yüksek yerlilik oranımızla Türkiye’de üretip, teknolojiyi yenilikçi tasarımlarla buluşturarak global pazarda kalıcı bir Türk markası olmaktır. Yurt içinde hem perakende hem de profesyonel mutfakların vazgeçilmezi olurken, uluslararası fuarlardaki proaktif duruşumuzla dünya çapındaki varlığımızı ve pazar payımızı her geçen gün daha da ileriye taşıyoruz.

