Kadınlar Günü Özel

Frıendzy’de Kadın Gücü Deneyimin Kalitesini Belirliyor

Kadın istihdamını kurum kültürünün temel unsurlarından biri olarak konumlandıran Friendzy’de eşitlik anlayışı iş yapış biçimine yansıyor. “Eşitlik bir proje değil, yaşamın her anında kendiliğinden devreye giren bir refleks olmalı.” Diyen Friendzy Kurucusu Buğra Erkaya, kadın çalışanların marka deneyimine kattığı değerin altını çiziyor.

Markanızda kadın istihdamının mevcut görünümü ve kadın çalışan oranını artırmaya yönelik hayata geçirdiğiniz somut uygulamalar nelerdir?

Friendzy’de kadın istihdamını bir hedef olarak değil, marka kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bugün organizasyonumuzda kadın çalışan oranı sektör ortalamalarının üzerinde seyrediyor; özellikle müşteri deneyimi gibi ziyaretçi temasının yoğun olduğu alanlarda kadın arkadaşlarımız önemli roller üstleniyor.

Eğlence sektörü, yüksek enerji, anlık problem çözme ve yoğun insan ilişkisi gerektiren bir alan. Kadın çalışanlarımızın yüksek empati gücü, sabır ve iletişimdeki yumuşak ama etkili duruşları, Friendzy deneyiminin kalitesini doğrudan yukarı taşıyor. Empati kurabilme becerileri ve kriz anlarında sakin kalabilme refleksleri, müşteri memnuniyetinde ciddi fark yaratıyor.

Kadınlara yönelik hedefli işe alım tercihlerimiz, esnek çalışma modellerimiz ve ebeveynlik dönemlerinde sunduğumuz ek destek uygulamalar gibi attığımız somut adımlarla, Friendzy olarak kadın çalışma arkadaşlarımızı markamızın büyüme yolunda en önemli stratejik güçlerimizden biri olarak görüyoruz.

Kadın çalışanların kariyer yolculuklarında karşılaştıkları görünmez engelleri azaltmak adına şirketinizde nasıl mekanizmalar devreye alınıyor?

Öncelikle şunu kabul ederek başlıyoruz; çalıştığımız herkes aynı başlangıç çizgisinde olmayabilir. Bu gerçeği görmeden eşitlikten bahsetmek samimi olmaz. Şirket içinde açık iletişimi özellikle teşvik ediyoruz. İnsanların kendini rahatça ifade edebildiği, fikirlerinin ciddiye alındığı bir ortam kurmaya çalışıyoruz. Kadın çalışanlarımızın sadece görevlerini yerine getiren değil, karar süreçlerine aktif katılan bireyler olmasını önemsiyoruz. Deneyimli yöneticilerle daha genç ekip üyelerini bir araya getirerek hem tecrübe aktarımı hem de görünürlük sağlıyoruz. Çünkü çoğu zaman en büyük engel, fark edilmemektir.

Günümüz iş dünyasında sıkça konuşulan eşitlik, kapsayıcılık ve fırsat adaleti kavramlarını, dünya genelindeki uygulamalar ile Türkiye’deki mevcut tabloyu karşılaştırarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

Açık konuşmak gerekirse, eşitlik ve kapsayıcılık konusu artık dünyada o kadar benimsendi ki birçok global şirket bunu vitrin söylemi olmaktan çıkarıp çalışma hayatında temel bir ilkeye dönüştürdü. Yani konu artık “iyi niyet” değil, sürdürülebilir başarı meselesi. Türkiye’de ise ciddi bir farkındalık oluştuğunu düşünüyorum ancak kültürel dönüşüm zaman isteyen bir süreç. Davranış değişmeden, bakış açısı değişmeden gerçek eşitlik duygusu oluşmuyor. Eşitlik bir proje değil, yaşamın her anında bir refleks olmalı. İşe alımda, terfide, ekip kurarken, hatta günlük iletişimde bile kendiliğinden devreye girmeli. Friendzy’de biz bu olguyu farkındalıkla ele alıyoruz ve işe alım süreçlerinde kadın istihdamını özellikle destekliyoruz.