Mi Kurumsal Danışmanlık Kurucu Ortakları Mesut İstemkar ve Düzgün Dolu, döner ve çiğköfte franchise’larının neden hâlâ yatırımcının gözdesi olduğunu; ölçeklenebilirlik, hızlı geri dönüş ve doğru sistem kurgusu üzerinden değerlendiriyor. İstemkar ve Dolu’ya göre 2025–2026 döneminde farkı yaratacak unsur net: “Artık markaya değil, markanın arkasındaki yapıya yatırım yapılıyor.”
Döner ve çiğköfte markaları, franchise dünyasında neden hâlâ en hızlı büyüyen ve yatırımcı ilgisi en yüksek kategoriler arasında yer alıyor? Bu iki segmenti öne çıkaran temel dinamikler neler?
Döner ve çiğköfte segmentlerini bugün franchise dünyasında ayrı bir noktaya koymamız gerekiyor. Çünkü bu iki alan, yalnızca birer gıda kategorisi değil; doğru yönetildiğinde yüksek ölçeklenebilirlik ve hızlı yatırım geri dönüşü sunan güçlü iş modelleridir.

Biz Mi Kurumsal Danışmanlık olarak sahada şunu çok net görüyoruz: Tüketim alışkanlıkları değişse de döner ve çiğköftenin talebi azalmıyor, aksine yeni konseptlerle büyüyor. Döner, kültürel gücü ve geniş kitlelere hitap etme kabiliyetiyle her dönemin kazananı olurken; çiğköfte, düşük operasyon maliyeti, pratik servis yapısı ve alternatif beslenme trendlerine uyumuyla yatırımcılar için stratejik bir avantaja dönüşüyor.
Bu segmentleri öne çıkaran en önemli unsur, doğru sistem kurulduğunda çok hızlı şubeleşmeye izin vermeleridir. AVM, cadde, food court ve paket servis odaklı lokasyonlarda aynı anda büyüyebilen bu markalar, franchise ekosisteminde ölçek ekonomisini en iyi kullanan yapılar arasında yer alıyor. Bu nedenle döner ve çiğköfte markaları, yatırımcı ilgisinin merkezinde olmaya devam ediyor.
2025–2026 döneminde döner ve çiğköfte franchise’larında yatırımcıların en çok dikkat etmesi gereken kriterler sizce hangileri olacak? Danışmanlık perspektifinden öne çıkan riskler ve fırsatlar neler?
Önümüzdeki dönemde franchise yatırımlarında çok net bir ayrışma yaşanacak. 2025–2026, sistem kurabilen markalar ile sadece şube açan markaların birbirinden kesin olarak ayrıldığı bir dönem olacak.
Biz yatırımcılara her zaman şunu söylüyoruz: Artık markaya değil, markanın arkasındaki yapıya yatırım yapılıyor. Tedarik zinciri gücü, maliyetleri yönetebilme kabiliyeti, merkezden verilen operasyonel destek ve dijital altyapı; yatırımın kaderini belirleyen ana unsurlar haline geliyor.
Risk tarafında en büyük tehdit, kontrolsüz ve plansız büyümedir. Franchise’ı sadece gelir modeli olarak gören markalar, kısa vadede büyüse bile orta vadede hem yatırımcıyı hem markayı yıpratıyor. Bölge koruması olmayan, lokasyon stratejisi netleşmemiş yapılar, bu dönemin kaybedenleri olacaktır.
Fırsatlar ise son derece net: Dijitalleşmeyi merkeze alan, paket servis ve online sipariş kanallarını etkin kullanan, hijyen ve ürün standardizasyonunu tavizsiz uygulayan markalar ciddi avantaj sağlayacak. Biz Mi Kurumsal Danışmanlık olarak bu dönemde kazananların; vizyonu olan, sistemi olan ve yatırımcıyı gerçek bir iş ortağı olarak gören markalar olacağına inanıyoruz.

