2026 yılı içerisinde 500. mağazanın açılışını yaptıklarını ve önümüzdeki 3 yıl içinde 800 mağazaya ulaşarak Türkiye’nin her şehrinde yer almayı hedeflediklerini belirten Watsons Türkiye ve GCC Geliştirme Genel Müdürü Mete Yurddaş; fiziksel ve dijital kanalları kusursuz bir ekosistemde birleştiren O+O (Online and Offline) stratejilerini, küresel güzellik trendlerini ve markanın geleceğe yön veren vizyonunu okurlarımızla paylaştı.
Perakende sektörü son birkaç yılda çok hızlı bir dönüşümden geçiyor. Siz bugün sektörü nasıl okuyorsunuz?
Perakende son birkaç yılda gerçekten çok hızlı değişti. Eskiden tüketicinin beklentileri daha net ve daha stabildi; bugün ise çok daha dinamik bir yapı var. Artık insanlar yalnızca ürün satın almıyor; hız, kolaylık, deneyim ve güven de satın alıyor.
Bir tarafta dünyadaki trendleri anlık takip eden, yenilikleri hızlıca denemek isteyen bir müşteri kitlesi var. Diğer tarafta ise alışveriş kararlarını daha planlı veren, fiyat avantajını önemseyen bir tüketici profili görüyoruz. Bu nedenle markaların hem çevik hem de tüketiciye yakın olması gerekiyor.

Watsons Türkiye son dönemde güçlü bir büyüme hikayesi yazıyor. Bu büyümenin arkasında ne var?
Bu yıl bizim için çok anlamlı. Watsons Türkiye olarak 500’üncü mağazamıza ulaşmanın heyecanını yaşarken, AS Watson Group’un 185’inci yılını kutluyoruz. Böylesine köklü bir global perakende kültürünün parçası olmak bizim için büyük bir güç. 500 mağaza ise tüketiciyle kurduğumuz güven ilişkisinin çok değerli bir göstergesi. Ayrıca önümüzdeki 3 yıl içinde 800 mağazaya ulaşarak Türkiye’nin tüm şehirlerinde olmayı hedefliyoruz.
Watsons Türkiye olarak dijitalleşme sürecinde online ve offline kanalları bir bütün olarak ele alıyoruz. O+O (Online and Offline) stratejimiz ile fiziksel mağazalarımızı ve online platformlarımızı birbirine entegre ederek kusursuz bir alışveriş ekosistemi sunuyoruz. Online’da sunduğumuz deneyimi mağazalarımıza; mağazalardaki hizmetlerimizi de online dünyaya taşıyoruz.
“Tıkla ve Al-Hemen” hizmetimiz bu entegrasyonun en güzel yansıması oluyor. Müşterilerimiz online siparişlerini 1 saat içinde mağazadan teslim alabiliyor; böylece kargo bekleme stresi yaşamadan alışverişlerini tamamlıyor. Ayrıca mağazalarımızı da ziyaret ederek farklı fırsat ve kampanyalardan da yararlanabiliyor.
Öte yandan mağazalarımızdaki güzellik danışmanı hizmetini “Online Güzellik Danışmanı” ve “Online Cilt Analizi” gibi araçlarla dijitale taşıdık. Müşterilerimiz, birkaç tıkla cilt analizi yapabiliyor, kişiye özel ürün önerileri alabiliyor ve alışverişlerini 7/24 erişilebilen online mağazamızdan tamamlayabiliyor.

Global güzellik trendlerinin dijital kanallar aracılığıyla çok daha hızlı yayılmasının tüketicilerin keşif alışkanlıklarını da yeniden şekillendirdiğini görüyoruz. K-Beauty’ye olan ilginin yükselişi de bunun çok güçlü örneklerinden biri. Tüketiciler artık dünyadaki trendleri sosyal medya üzerinden anlık takip ediyor ve yeniliklere çok hızlı uyum sağlıyor. Biz de global trendleri yakından takip ederek tüketicilerimizi yenilikçi ürünlerle buluşturuyoruz. Aynı zamanda 70’ten fazla Watsons’a özel markayla farklı ihtiyaçlara ve bütçelere hitap eden çok geniş bir ürün ekosistemi sunuyoruz. Bu çeşitlilik, tüketicinin hem yeni trendleri keşfetmesini hem de kendine uygun ürünleri erişilebilir şekilde deneyimlemesini sağlıyor.
Sürdürülebilirlik tüketici tercihlerini ne kadar etkiliyor?
Sürdürülebilirlik, özellikle genç tüketiciler için önemli bir tercih kriteri haline geldi. İçerik şeffaflığı, cruelty free ürünler, geri dönüştürülebilir ambalajlar ve çevresel etki gibi konular artık çok daha fazla sorgulanıyor. Biz de bu doğrultuda sürdürülebilir yaşam ürünleri kategorimizi büyütmeye devam ediyoruz.
Öte yandan tüketiciler artık yalnızca ürünün kendisine değil, markaların nasıl üretim yaptığına ve nasıl bir değer yarattığına da dikkat ediyor. Watsons Türkiye olarak sürdürülebilirlik yaklaşımımızı ürün seçiminden operasyonel süreçlere kadar birçok alana yayıyoruz. Çünkü geleceğin perakendesinin daha bilinçli bir tüketim anlayışıyla şekilleneceğine inanıyoruz. Bu yaklaşımı yalnızca söylemde değil, sosyal fayda projelerinde de somutlaştırmaya çalışıyoruz. Bu nedenle çalışmalarımızı “Watsons İyilik Hareketi” çatısı altında farklı alanlarda sürdürüyoruz.

TEMA Vakfı aracılığıyla bugüne kadar 40’a yakın şehrimizde oluşturduğumuz Watsons Ormanları’yla 500.000 fidanı toprakla buluşturduk. Hedefimiz, 2030 yılına kadar 1 milyon fidana ulaşmak.
Bunun yanı sıra kadın emeğini ve kadın istihdamını destekleyen projeler de yürütüyoruz. KEDV iş birliğiyle kadın kooperatiflerinde üretilen ürünleri hiçbir kâr amacı gütmeden Watsons müşterisiyle buluşturuyor, kadınların ekonomik olarak güçlenmesine katkı sağlıyoruz. Aynı zamanda iş ortaklarımızı da kadın istihdamını artırmaları konusunda teşvik ediyoruz.

Özetle, sürdürülebilirlik bizim iş yapış biçimimizin ve büyüme stratejimizin temel parçası. Tüketicilerimize daha sorumlu seçenekler sunarken; doğaya ve topluma katkı sağlayan projelerle bu yaklaşımı güçlendirmeye devam edeceğiz.

