Kadınlar iş yerlerinde güven duyuyor, aidiyet hissediyor ve yüksek performans sergiliyor. Ancak sıra ücret, terfi ve karar alma mekanizmalarına geldiğinde tablo bulanıklaşıyor. Great Place To Work® Türkiye’nin Best Workplaces for Women™ 2025 araştırması, kadın çalışan deneyiminde güvenin güçlü, adalet algısının ise kırılgan olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye’nin en iyi iş yerleri bile, eşitlik konusunda hâlâ sınav veriyor.
Great Place To Work® Türkiye tarafından yayımlanan “Best Workplaces for Women™ 2025” araştırmasına göre, kadın çalışanların iş yerlerinde yüksek bir güven duygusunu koruduğunu, ancak ücret, terfi ve fırsatlara erişim gibi alanlarda, hâlâ en zayıf halkalar arasında yer aldığını ortaya koyuyor.
Kadınlar, liderlik ve etik davranış konusunda genel olarak olumlu bir algıya sahip olsa da, “hak edenin yükselmesi” ve “kayırmacılıktan uzak yönetim” gibi konularda beklentinin altında kalan sonuçlar dikkat çekiyor. Bu durum, güven kültürünün varlığını sürdürdüğünü ancak adaletin yeniden inşa edilmesi gerektiğini gösteriyor.

GÖRÜLMEK VE DUYULMAK: SESSİZ BİR TALEP
Saygı ve katılım başlıkları, 2025 verilerinde öne çıkan bir diğer kritik alan. Kadın çalışanlar, fikirlerinin değer gördüğü ve karar süreçlerine dahil edildikleri iş yerlerinde daha güçlü bir aidiyet hissediyor. Ancak “fikirlerime değer veriliyor” ve “kararlara katılım sağlıyorum” gibi göstergelerde skorların benchmark ortalamalarının altında kalması, temsil ve görünürlük konusunda sessiz bir gerilemeye işaret ediyor. Bu tablo, kadınların yalnızca eşit fırsat değil; eşit biçimde görülme ve duyulma talebini daha güçlü dile getirdiğini ortaya koyuyor.

GURUR VE TAKIM RUHU BAĞLILIĞI GÜÇLENDİRİYOR
Araştırmanın en güçlü bulgularından biri ise kadın çalışanların iş yerleriyle kurduğu duygusal bağa ilişkin. Gurur, anlam ve takım ruhu başlıkları, %80’in üzerinde skorlarla kadın çalışan deneyiminin en güçlü bileşenleri arasında yer alıyor. Kadınlar, yaptıkları işin topluma katkı sunduğunu hissettiklerinde ve güçlü ekip bağları kurabildiklerinde, organizasyonlarına daha yüksek düzeyde bağlılık gösteriyor.
EŞİTLİK SAĞLANIYOR, KAPSAYICILIKTA YENİ EŞİK
Best Workplaces for Women™ 2025 şirketlerinde kadın ve erkek çalışan deneyimi neredeyse eşit seviyeye ulaşmış durumda. Ancak “diğer” grupların deneyiminin belirgin biçimde daha düşük olması, kapsayıcılık konusunda hâlâ aşılması gereken bir eşik olduğunu gösteriyor. Bu tablo, toplumsal cinsiyet eşitliğinde ilerleme sağlandığını ancak kapsayıcılığın tüm grupları kapsayacak şekilde derinleştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
VERİLER NE ANLATIYOR?
Best Workplaces for Women™ 2025 araştırması, kadın çalışan deneyiminde şu temel başlıkları öne çıkarıyor:
- Güven ve anlam duygusu güçlü,
- Adalet ve hakkaniyet algısı gelişime açık,
- Takdir ve görünürlük, bağlılığı belirleyen kritik faktörler arasında.
Kadın çalışanlar, iş yerlerinde yalnızca var olmak değil; eşit koşullarda değer görmek, gelişmek ve söz sahibi olmak istiyor.
CAM TAVAN BIST 500’DE HÂLÂ KIRILMADI
Türkiye’nin en büyük şirketlerini kapsayan BIST 500 “Kadın: İstihdam ve Temsiliyet Analizi” raporu, kadınların ağırlıklı olarak beyaz yaka pozisyonlarda yer aldığını, mavi yaka alanlarda ise temsiliyetin sınırlı kaldığını ortaya koyuyor. Toplam istihdamda kademeli artış dikkat çekse de, karar alma süreçlerine uzanan kariyer basamaklarında aynı ivme yakalanamıyor; cam tavan etkisi üst yönetimde hâlâ belirleyici.
YÖNETİM KURULLARI HÂLÂ ERKEK EGEMEN
BIST 500 şirketlerinin yönetim kurulları incelendiğinde, kadın üye oranının genel istihdam verilerinin de gerisinde kaldığı görülüyor. Bazı sektörlerde yönetim kurullarında kadın üyeye hiç yer verilmezken, bazı sektörlerde ise sınırlı ama görece dengeli bir dağılım söz konusu. Türkiye’nin en büyük şirketlerinde kadınların iş gücüne katılımının arttığını; ancak güç ve karar mekanizmalarına erişimde aynı hızda ilerleme sağlanamadığını net biçimde ortaya koyuyor.
POZİSYON BAZLI EŞİTSİZLİK DERİNLEŞİYOR
BIST 500 şirketlerinde kadın istihdam verileri incelendiğinde, ortalama beyaz yaka kadın çalışan oranı %35,5 seviyesinde; mavi yakada ise bu oran %20,3’e düşüyor. Üretim ve operasyon temelli alanlarda kadın temsili belirgin biçimde daha düşük kalırken, incelenen şirketlerin yalnızca az bir kısmında mavi yaka kadın oranı %50’nin üzerine çıkabiliyor. Beyaz yakada tablo görece daha güçlü olsa da, kadın oranının %50’yi aştığı şirket sayısı oldukça sınırlı. Bu durum, kadınların ofis ve hizmet ağırlıklı pozisyonlarda daha görünür olduğunu gösteriyor.
UZMANLARA GÖRE EŞİTLİĞİN ANAHTARI ŞEFFAF VE ÖLÇÜLEBİLİR HEDEFLER
BIST 500’de kadın istihdamı ve temsiliyeti verileri, şirketler için önemli bir yol haritası sunuyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin yalnızca bir sosyal sorumluluk başlığı değil, aynı zamanda kurumsal sürdürülebilirliğin temel unsurlarından biri olduğu bu verilerle bir kez daha görünür hale geliyor. Uzmanlara göre; kadınların yönetim kademelerinde daha güçlü temsil edilmesi, yalnızca istihdam politikalarıyla değil, şeffaf hedefler, ölçülebilir performans kriterleri ve uzun vadeli liderlik programlarıyla mümkün olacak.

