ATRAX Fuarı’nda bir araya geldiğimiz Neo Planet CEO’su Fatih Keçebir ile AVM’lerdeki büyüme stratejilerini, markanın 2026 vizyonuyla sektöre yeni bir soluk getirecek Neo Planet projelerini konuştuk.
ATRAX Fuarı’ndan beklentileriniz nelerdi?
ATRAX Fuarı, ne yazık ki henüz istediğimiz ölçüde uluslararası bir yapıya sahip değil. Daha çok yurt içindeki üreticiler ve operatörler için bir buluşma noktası olarak konumlanıyor. Biz bu yıl fuar sürecinde farklı bir organizasyona imza attık; bir etkinlik düzenleyerek misafirlerimizi fabrikamızda ağırladık. Bu sayede hem yeni markamızın tanıtımını gerçekleştirdik hem de mevcut markalarımızla çalışan paydaşlarımızla bir araya gelme fırsatı yakaladık. 2026’da AVM’lerdeki büyüme stratejiniz nasıl şekillenecek? AVM büyüme stratejimizi markalar bazında değerlendirmek gerekiyor.

Playpark ve Kral Şakir markalarımızın yanı sıra, şu anda en fazla heyecan duyduğumuz ve üzerinde yoğun şekilde çalıştığımız Neo Planet markamız bulunuyor. Playpark, bugün 6 farklı ülkede toplam 32 noktada faaliyet gösteriyor. Bu aşamada yeni mağaza açmaktan ziyade, mevcut mağazalarımızın revizyonlarına odaklanarak verimlilik ve kârlılığı artıracak vizyoner dokunuşlar yapmayı hedefliyoruz. Kral Şakir tarafında ise 2025 yılında 4 yeni mağaza açtık. 2026 için şimdiden netleşmiş 3 yeni lokasyonumuz var ve bu ölçülü büyüme hızını korumayı planlıyoruz.
Yeni projeniz Neo Planet’ten bahseder misiniz?
Mustafa Mertcan Bu yıl bizi asıl heyecanlandıran proje, DOF Robotics çatısı altında hayata geçecek olan Neo Planet. Yaklaşık 25 bin metrekarelik kapalı alanıyla, orta ölçekli bir AVM büyüklüğünde tasarlanan bu proje, yalnızca metrekare açısından değil; içerik, teknoloji ve deneyim kurgusu bakımından da bölge ülkelerinde benzeri olmayan bir yapı olacak.

DOF Robotics Kurucusu ve Neo Planet Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Mertcan ile birlikte DOF Robotics’in güçlü bir üretim altyapısı ve deneyim alanları konusundaki uzmanlığıyla yola çıktık. Mustafa Bey’in de belirttiği üzere bizi çok heyecanlandıran bu yeni projede, 500 binin üzerinde ziyaretçi ağırlamayı hedefliyoruz. Bugüne kadar ağırlıklı olarak yurt dışına satış yapan DOF Robotics; şimdi bu projeyle kendi tesislerinde işletmeci kimliğiyle de yer alacak.
Neo Planet yalnızca DOF Robotics ekipmanlarından oluşmayacak. Klasik aile eğlence merkezlerinde yer alan unsurları dijitalleşme ile evrimleştirerek, çok daha bütüncül bir deneyim alanı oluşturmayı amaçlıyoruz. Bu projenin, sektörü farklı bir noktaya taşıyacağına inanıyoruz. İlk adımı Neo Kapadokya markasıyla Kapadokya’da atacağız. Burası klasik bir aile eğlence merkezi değil, doğrudan bir deneyim alanı olarak kurgulanıyor.
Özellikle yabancı turistlere, kafilelere ve uluslararası ziyaretçilere hitap edecek. Projede üç ana deneyim öne çıkıyor. İlki, balona binme imkânı bulamayan ya da farklı nedenlerle bu deneyimi yaşayamayan ziyaretçiler için tasarlanan balon uçuş simülasyonu. Gerçek bir Kapadokya balon uçuşu hissini, görsel ve duygusal olarak birebir yaşatmayı hedefliyoruz. İkinci unsur, Flying Theater. Ürgüp bölgesi özellikle Uzak Doğulu turistlerin yoğun ilgi gösterdiği bir destinasyon. Bu deneyimle, Türkiye’yi anlatan özel bir film aracılığıyla ziyaretçilere adeta havadan bir Türkiye turu attıracağız.


Üçüncü ve belki de en çarpıcı alan ise, Amerika’da örneklerini görmeye alışık olduğumuz dijital görsel şov ile canlı performansın birleştiği gösteri alanı. 26 metrelik dev bir dijital ekranın önünde, filmle senkronize şekilde hareket eden canlı oyuncular sahne alacak. Görsel ve sahne sanatlarının iç içe geçtiği bu deneyim, projeyi tamamlayan en güçlü unsurlardan biri olacak. Projeye eşlik eden bir otel yatırımı da planlanıyor; ancak ana odağımız bu üç deneyim alanı. Y
aklaşık 20 milyon dolarlık bir bütçeyle yola çıktık. Borsa İstanbul’da işlem gören bir şirket olmamız nedeniyle tüm yatırım süreçlerini şeffaf şekilde yürütüyoruz. Kapadokya bugün balon turu, at binme ve seramik atölyeleri gibi sınırlı deneyimlere sıkışmış durumda. Ortalama geceleme süresi 1,4 gün ile oldukça düşük. Oysa bölge, dünyanın nadir doğa harikalarından biri. Bu potansiyeli tamamlayacak gece ve gündüz deneyim alanları ciddi şekilde eksik.
Ürgüp’ü seçmemizin temel nedeni de bu boşluk. Arsayı satın aldık, kiralama yapmayacağız. Fatih Keçebir İnşaata başlayarak yaklaşık 1,5 yıl içinde kapılarımızı açmayı hedefliyoruz.
2025 yılı markanız açısından nasıl geçti?
2025, Türkiye’de üretim sektörünün ciddi şekilde darbe aldığı bir yıl oldu. Pek çok irili ufaklı firma oldukça zorlu bir süreçten geçti. Biz marka olarak hedeflediğimiz ciro rakamlarına büyük ölçüde ulaştık; ancak kârlılık oranlarında düşüş yaşandı. Bu da bize önemli bir ders verdi: Mevcut şubelerin revizyonu ve verimliliği, yeni yatırım kararlarından çok daha kritik bir hale gelmiş durumda.

