UFRAD Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Aydın, çiğ köfte ve dönerin franchise sistemi içinde yalnızca hızlı büyüyen değil, aynı zamanda küresel ölçekte güçlenen iki önemli kategori olduğuna dikkat çekiyor. Aydın’a göre önümüzdeki dönemde bu pazarda farkı yaratacak unsurlar; güçlü marka yapısı, standartlaşmış operasyon süreçleri ve yatırımcıyı destekleyen sürdürülebilir franchise modelleri olacak.
Franchise sistemi içinde hızlı büyüyen çiğ köfte ve döner markaları, bugün AVM’lerden cadde mağazalarına kadar geniş bir alanda yayılıyor. UFRAD olarak bu iki kategorinin franchise pazarındaki mevcut konumunu ve yatırımcı ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çiğ köfte ve döner, franchise sistemi içinde son yıllarda en hızlı yayılım gösteren iki kategori arasında yer alıyor. Bunun temel nedeni bu markaların hem AVM’lerde hem de cadde mağazalarında rahatlıkla konumlanabilmesi, operasyonel yapılarının görece sade olması ve yatırım geri dönüş sürelerinin kısa olmasıdır.
UFRAD olarak baktığımızda, yatırımcı ilgisinin bu iki alanda halen güçlü şekilde devam ettiğini görüyoruz. Ancak bu ilgi artık sadece çok şube açma hevesiyle değil, sürdürülebilirlik, marka gücü ve operasyonel destek beklentisiyle şekilleniyor. Yani yatırımcı daha bilinçli, daha seçici.
Düşük yatırım maliyeti ve hızlı ölçeklenme avantajı sunan çiğköfte ve döner franchise’larında, artan rekabetle birlikte markalaşma ve standartlaşma ne kadar belirleyici hale geldi?
Rekabetin bu kadar arttığı bir ortamda, markalaşma ve standartlaşma artık tercih değil zorunluluk haline geldi. Düşük yatırım maliyeti tek başına yeterli değil. Aynı lezzeti her şubede sunabilmek, hijyen ve kalite standartlarını tavizsiz uygulayabilmek ve franchise alan girişimciyi yalnız bırakmamak çok belirleyici. Bugün öne çıkan markalar eğitim sistemini kurmuş, tedarik zincirini kontrol eden ve marka kimliğini net şekilde ortaya koyan markalar oluyor. Aksi halde hızlı büyüme, aynı hızda geriye gidişi de beraberinde getirebiliyor.
Değişen tüketici beklentileri ve dijitalleşmenin etkisiyle, çiğ köfte ve döner pazarında 2026 ve sonrası için öne çıkmasını beklediğiniz temel trendler neler olacak?
2026 ve sonrasına baktığımızda birkaç temel trend net şekilde öne çıkıyor. Öncelikle tüketici artık sadece doyurucu değil daha sağlıklı, daha şeffaf ve güven veren ürünler talep ediyor. İçerik bilgisi, üretim süreçleri ve hijyen standartları çok daha görünür ve denetlenebilir olmak zorunda. Dijitalleşme bu alanda belirleyici bir rol oynuyor. Online sipariş altyapıları, sadakat sistemleri, veri odaklı kampanyalar ve merkezi operasyon yönetimi, çiğ köfte ve döner markaları için standart hale geliyor.
Çiğ köfte ve döner zaten bugün dünyanın birçok ülkesinde bilinen, kabul görmüş lezzetler. Önümüzdeki dönemde farkı yaratan bu ürünlerin hangi marka disiplini, hangi kalite standardı ve hangi operasyonel yapı ile sunulduğu olacak. Doğru yapılanmış franchise modelleriyle bu kategorilerin küresel pazardaki konumunu daha da güçlendireceğini net şekilde söyleyebiliriz.

