FinTech Öne Çıkanlar

Türkiye Küresel Ölçekte En Hızlı Büyüyen Pazarlardan Black Friday’de Dönüşümler %94 Arttı

AppsFlyer Avrupa, Türkiye ve Orta Doğu Satış Direktörü Ece İnanç Stepien, 2025 Black Friday döneminde Türkiye’nin küresel ölçekte en hızlı büyüyen pazarlardan biri hâline geldiğini söylüyor. Stepien’e göre mobil odaklı kullanıcı davranışı, iOS’ta güçlenen yeniden pazarlama yatırımları ve veri temelli kampanyalar bu sıçramanın arkasındaki temel faktörler arasında yer alıyor.

Kısaca AppsFlyer’dan bahsedebilir misiniz? Ne tür çözümler sunuyorsunuz ve odaklandığınız temel alanlar nelerdir? 

AppsFlyer’ın, markaların parçalı verileri ölçülebilir ve güvenilir bir büyümeye dönüştürmelerine yardımcı olan bir modern pazarlama bulutu olduğunu söyleyebiliriz. Pazarlamacılara mobil, web, CTV, konsol ve yeni ortaya çıkan kanallarda ölçüm, derin bağlantı, veri işbirliği ve yapay zeka destekli iş akışlarını birleştirme olanağı sağlıyoruz.

Temelde, en yüksek gizlilik ve veri yönetimi standartlarını korurken kullanıcı ediniminden, elde tutma ve dönüşüme kadar performansı aslında tam olarak neyin artırdığını kuruluşların anlamasına yardımcı oluyoruz. Bugün dünya çapında 15.000’den fazla marka, giderek karmaşıklaşan dijital ekosistemde pazarlama yatırımlarını optimize etmek için AppsFlyer’ı tercih ediyor.

AppsFlyer Avrupa, Türkiye ve Orta Doğu Satış Direktörü Ece İnanç Stepien

Türkiye’nin 2025 Black Friday sezonunda küresel çapta öne çıkan pazarlardan biri olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu büyümeyi sağlayan ana faktörler nelerdi?

2025 Black Friday verilerine bakacak olursak, Türkiye’yi küresel çapta en hızlı büyüyen ve en dinamik pazarlardan biri olarak konumlandırmamız mümkün. Veriler gösteriyor ki, alışveriş uygulaması yüklemeleri geçen yılki Black Friday’e göre %44 artarken, toplam dönüşümler de %94’lük bir artış göstermiş. Bu sadece talebin arttığını değil, pazarlamacıların daha güçlü bir performans sergilediğini de ortaya koyuyor.

Bu ivmeye birkaç faktörün katkıda bulunduğunu söyleyebiliriz. İlk olarak, Türkiye’deki tüketiciler öncelikli olarak mobil cihazları kullanmayı tercih ediyor ve uygulamalar üzerinden işlem yapmayı iyice benimsediler. İkinci olarak perakendeciler, özellikle iOS’da yeniden pazarlama çabalarını önemli ölçüde yoğunlaştırdı ve burada organik olmayan yüklemelerin %170 gibi olağanüstü bir oranda arttığı görüldü. Buna ek olarak dönüşümler de %120 arttı. Nihayetinde, harcama yapan kullanıcı oranının toplamda %17’ye ulaşması da büyümenin sadece hacimle değil, aynı zamanda kalite ve monetizasyon ile de ilgili olduğunu gösteriyor.

Alışveriş uygulamalarının hem organik hem de organik olmayan yüklemelerinde kayda değer bir artış görüyoruz. Bu trend, markaların kullanıcı edinme stratejilerinin nasıl değiştiği hakkında nasıl bir fikir veriyor?

Organik (+%38) ve organik olmayan yüklemelerde (+%58) görülen birbirine paralel büyüme, kullanıcı edinimine yönelik daha bütüncül ve olgun bir yaklaşıma işaret ediyor. Markalar artık büyümeyi sağlamak için yalnızca ücretli medyaya dayanmıyorlar. Bunun yerine organik talebi beslemek için marka değeri, uygulama mağazası optimizasyonu ve kullanıcı deneyimine yatırım yapıyorlar ve tabii Black Friday gibi sezonlarda zirveyi yakalamak için ücretli edinimi eş zamanlı olarak ölçeklendiriyorlar. 

Bu dengeyi özellikle iOS’ta daha iyi görmek mümkün. Burada güçlü ücretli büyüme, sağlıklı bir organik artışla tamamlanıyor ve bu da ücretli kampanyaların organik performansı baltalamak yerine genel görünürlüğü ve marka hatırlanabilirliğini artırdığını gösteriyor.

Genel dönüşümlerde ve yeniden pazarlama performansında görülen belirgin artış, perakendecilerin müşterileriyle etkileşim kurma ve onları yeniden hedefleme yaklaşımında bir değişime işaret ediyor. Bu bağlamda markalara sunulabilecek stratejiler nelerdir?

2025 Black Friday’de yeniden pazarlama dönüşümlerinde görülen %149’luk artış, bu dönemin en güçlü sinyallerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu artış, perakendecilerin mevcut kullanıcılarla yeniden etkileşim kurma konusunda çok daha sofistike hâle geldiğini gösteriyor. Bunu da daha iyi segmentasyon, kişiselleştirilmiş mesajlar ve daha iyi zamanlamayla yapıyorlar. 

Bizim önerimiz, markaların yeniden pazarlamayı ikincil bir taktik olarak değil, temel bir büyüme aracı olarak ele alması yönünde. Bunu gerçekleştirebilmek, kesintisiz deneyimler oluşturmak için deep linking’den faydalanmayı ve kullanıcıları yalnızca geçmiş davranışlarına göre değil, niyetlerine göre hedeflemek için yapay zekâ destekli içgörülerden yararlanmayı gerektiriyor. Rekabetin yoğun olduğu perakende sektöründe, yüksek değer getiren kullanıcıları elde tutmak ve yeniden aktive etmek çoğu zaman yeni kullanıcı kazanmaktan hem daha verimli hem de daha kârlı oluyor.

Black Friday döneminde artan reklam harcamalarının kampanya verimliliği ve tüketici davranışları üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Perakendeciler önümüzdeki yılın bütçelerini planlarken nelere dikkat etmeli?

Yüklemelerde, dönüşümlerde ve yeniden pazarlama performansında görülen artış, yalnızca daha fazla harcama yapıldığını değil, verimliliğin de arttığını açıkça gösteriyor. Tüketicilerin bu dönemde son derece duyarlı davrandıklarını söyleyebiliriz. Stratejik yatırım yapan pazarlamacılar, yaptıkları harcamaları somut sonuçlara dönüştürmeyi başardı.

Geleceğe bakacak olursak, perakendecilerin yalnızca bütçeleri artırmaya odaklanmak yerine harcamaları daha akıllı şekilde dağıtmaya yönelmeleri gerekiyor. Bu da, kanalları çeşitlendirmeyi, ölçümleme ve yeniliklere yatırım yapmayı ve pik seviyelerini çok önceden planlamayı kapsıyor. Daha önemlisi, markaların artan değeri doğru anlayabilmek ve gerçek zamanlı optimizasyon yapabilmek için birleşik bir ölçümleme çerçevesine sahip olması şart. Böylece pazarlama için yapılan her harcama, kısa vadeli sıçramaların ötesinde sürdürülebilir büyümeye katkı sağlayabilir.