MARKET

Coğrafi İşaretli Ürünler: Güven, Mükemmellik ve Kültürel Miras

Türk mutfağını geleceğe taşı­ma misyonuyla Metro Türki­ye tarafından TURYİD ve Futu­reBright Kurucusu Akan Abdulla işbirliğiyle gerçekleştirilen “Coğ­rafi İşaretli Ürünler Araştırması,” yerel değerlerimizin korunma­sı ve sektör profesyonelleri ile tü­keticiler nezdindeki algısının öl­çülmesi adına yeni sonuçlar orta­ya koydu.

Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 72’si coğrafi işaret tescilli ürünün ne olduğunu bildiğini be­lirtse de, her 10 kişiden sadece 2’si doğru tanım yapabiliyor. Tüketi­cilerin yüzde 34’ü ise bu ürünleri özellikle tercih ettiğini ifade edi­yor. Bu tercihteki en önemli kavra­mın ise “güven” olduğu görülüyor.

Tüketiciler coğrafi işaretle­ri kültürel bir “miras” olarak algı­larken, sektör profesyonelleri ise bu ürünleri “mükemmellik” unsu­ru olarak değerlendiriyor. Coğra­fi işaret dendiğinde akla ilk gelen ürün, yüzde 26’yla Antep baklava­sı olurken, bunu Malatya kayısısı, Adana kebap ve Antep fıstığı takip ediyor.

Araştırmanın en çarpıcı so­nuçlarından biri, coğrafi işaretli ürünlere olan ilgide kadınların be­lirleyici rolü. Genel olarak her 10 kişiden 3’ü coğrafi işaret tescilli ürünleri özellikle tercih ederken, kadınlarda bu oranın daha yüksek olduğu görülmekte. Tüketicilerin yüzde 34’ü coğrafi işaretli ürün­leri özellikle tercih ettiğini ifade ediyor.

Ayrıca önemli bir bulgu da ürü­nü tatmak kadar, ait olduğu coğ­rafyanın, üreticilerin ve üretim yolculuğunun hikayelerine duyu­lan merak. Aradığı güveni ve değe­ri bu hikayelerin özünde bulmak isteyen bir profil var, ilginç…

FutureBright Kurucusu Akan Abdula ‘”Ama benim için en önem­lisi genç çiftçiler. Son on yılda pek çoğu toprağını bırakıp büyük şe­hirlere göç etti. Oysa coğrafi işaret­lerin bu gençleri köylerinde tutma potansiyeli çok yüksek. Bu ürün­ler, sadece geçmişi korumakla kal­maz, geleceği de yeniden yeşertir. Türkiye’nin tarım sorununu çöz­mede en umut verici alanlardan biri burası. Savunmalıyız. Destek­lemeliyiz. Çünkü ürünün kimliği, genç çiftçinin geleceğidir’’ sözleri­ni de çok önemsiyorum, genç çift­çilere çok ihtiyacımız var.

Üreticiler ile profesyoneller arasında köprü

Üretici ise kısıtlı bütçeler, yeter­siz altyapı ve lojistik koşulları ve ürünlerinin tanıtımını yapama­ma gibi sorunlarla karşılaşıyor. Bu noktada, Metro Türkiye’nin yaptı­ğı gibi, üreticiler ile sektör profes­yonelleri arasında köprü kurula­rak ürünlerin tanıtılması ve mut­faklarda kullanılması büyük önem taşıyor.

Tüketiciler de sektör profesyo­nelleri de denetimler konusun­da şikayetçi. Ürünlerin marka de­ğerinin korunması için, yalnızca üretim aşaması değil, mutfağa ula­şana kadar her adımın denetlen­mesi gerekiyor.

Restoranlar, şefler tarafından baktığımda iki açıdan coğrafi işa­retler kullanımını çok önemli bu­luyorum. Bunlardan ilki; fark ya­ratma. Bölgenin toprağı, iklimi, suyu ve insanının yarattığı, taklit edilemez benzersiz bir aroma ve lezzet profili, coğrafi işaretlerin en önemli kriteridir. Şefler mükem­meli kullanmak ister, en iyi lezzeti yakalamak için çalışırlar. Coğra­fi işaretler, şeflere ve restoranlara belgeli, denetimli ve standart ka­litede bir hammadde sunar. Her coğrafi işaretli ürünün ardında ait olduğu yörenin bir kültür, tarih ve üretim hikayesi var ve restoranlar, bu hikayeleri menülerine taşıya­rak sadece bir yemek değil, bir de­neyim de sunuyor. Bu, restoranın kimliğini ve felsefesini güçlendi­riyor. İkinci olarak; tüketiciyi bil­gilendirme noktasında restoran­lar büyük bir farkındalık yaratıyor. Müşteriler eline menüye baktı­ğında ürünle tanışıyor. Müşteriler restoranda coğrafi işaretli ürünün lezzete olan katkısını deneyimle­yebiliyor. Coğrafi işaret, tüketici ile ürün arasında güçlü bir güven bağı kuruyor, güven ve şeffaflık, emeğe saygı ve katma değerli bir ürüne sahip olmak gibi farklı açı­lardan tatmin sağlıyor.

Metro Türkiye bu araştırma ile coğrafi işaretli ürünleri bir üst se­viyeye taşımayı hedefliyor, bun­dan sonrası çok önemli. 1800’e ya­kın ürün coğrafi işaret almış, 900’e yakın ürün sırada. Bu zenginliğe sürdürülebilir bir işlevsellik ka­zandırmak için yeni bir planlama gerekiyor, ihtiyaç ortada. Coğra­fi işaretler konusunda en yetkin, en üretken isimlerden biri olan Bi­rol Uluşan 10 yıl önce bu rakam­ların hayal edilmesinin bile im­kansız olduğunu hatırlattı. Metro Türkiye’nin coğrafi işaretli ürün­ler penetrasyonu konusunda ya­rattığı değer ve farkındalık da çok kıymetli, mevsimsel değişiklikler göstermekle birlikte 750 civarın­da ürünü denetimli ve güvenli rafa taşımak ciddi bir uğraş.