Büyük ölçekli bir projeye liderlik ederek kadın girişimciliğinin gücünü ortaya koyan Helia Yönetim Kurulu Başkanı Helin Akyıl, Helia Ticaret Merkezi’nin sadece bir alışveriş alanı değil, aynı zamanda sürdürülebilir yatırım modeliyle bölge ekonomisini kalkındıran bir vizyon projesi olduğunu vurguladı.
Helia Ticaret Merkezi gibi büyük ölçekli bir projeye liderlik eden kadın girişimci olarak, bu süreçte karşılaştığınız temel zorluklar ve kadın girişimciliğine dair öne çıkarmak istediğiniz mesaj nedir?
Bir Kadın Olarak Büyük Bir Projenin Başında Olmak…
Bu işe başlarken en sık karşılaştığım soru, “Bu kadar büyük bir projeyi gerçekten sen mi yöneteceksin?” oldu. Bu şaşkınlık bile, kadınların hâlâ büyük işlerin merkezinde görülmediğini gösteriyor.
İlk zorluk, görünmeyen bariyerlerle mücadeleydi. Masaya oturmak, fikir beyan etmek, karar mekanizmasında yer almak için her adımda kendimi yeniden kanıtlamam gerekti. Oysa erkek girişimciler için bu çoğu zaman otomatik bir hak gibi kabul ediliyor.
Finansmana erişim de zorluydu. Yatırımcılara sunum yaparken çoğu zaman rakamlarım değil, duruşum sorgulandı. Ama vazgeçmedim. Her toplantı, başka bir kadının yolunu açmak içindi. Bugün Helia Ticaret Merkezi yükselirken; bir AVM değil, bir duruş, bir inanç ve bir değişim hikâyesi de yükseliyor.
Genç kadınlara sesleniyorum: Büyük düşünün, cesur olun. Kapılar kapanıyorsa kendi kapınızı inşa edin. Çünkü her kazandığınız başarı, bir sonrakine yol açacak.
Diyarbakır’da 100.000 m² kapalı alana sahip Helia Ticaret Merkezi olarak, yalnızca fiziksel büyüklüğünüzle değil, aynı zamanda sunduğunuz yatırımcı dostu modelle de dikkat çekiyorsunuz.

Bu modelin yatırımcılara sağladığı avantajları ve bölge ekonomisine etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Diyarbakır’da 100.000 m² kapalı alana sahip Helia Ticaret Merkezi olarak, sadece fiziksel ölçeğimizle değil, yatırımcılara sunduğumuz sürdürülebilir ve kazanç odaklı modelle de fark yaratıyoruz. Bizim en büyük hedefimiz, yatırımcılarımızla uzun vadeli ve karşılıklı kazanç sağlayan bir sistem kurmaktı.
Bu modeli geliştirirken “tek kazanan değil, birlikte büyüyen bir yapı” anlayışını benimsedik. Uyguladığımız düşük riskli, yüksek geri dönüş potansiyeline sahip yatırım modeli sayesinde giriş bedellerini ulaşılabilir tuttuk. Aynı zamanda yatırımcılarımıza hem mülkiyet hakkı hem de düzenli kira geliri sağlayarak, pasif gelir kaynaklarını çeşitlendirdik.
Helia, klasik AVM anlayışının ötesinde; ticaret, hizmet, gastronomi ve sosyal yaşam alanlarını bir araya getiren bütüncül bir yapı. Bu da yatırımcıların sadece bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarına da cevap veren bir projeye ortak olmasını sağlıyor.
Bölge ekonomisi açısından bakıldığında, Helia’nın yarattığı istihdam, tedarik zincirlerine katkısı ve kent içi ticareti canlandırma potansiyeli çok yüksek. Sadece Diyarbakır için değil, tüm Güneydoğu Anadolu Bölgesi için ekonomik bir çekim merkezi olmayı hedefliyoruz. Biz bu projeye bir yatırım alanından çok, bir kalkınma hamlesi gözüyle bakıyoruz. Çünkü inanıyoruz ki güçlü yatırımlar, ancak güçlü bir toplumsal ve bölgesel vizyonla anlam kazanır.


