İşletmeler artan rekabet ortamında maliyetlerini düşürmek, müşteri portföyünü genişletmek, reklam ve tanımı daha büyük mecralara taşıyarak, hem rekabet edebilme imkanlarını artırıyor hem de büyüme ve kar gibi emellerine ulaşabiliyor. Bunun için yeni bir marka veya isim üretip yüksek risk ve maliyetleri yüklenmekten ziyade, belli bir bedel karşılığında isim veya markanın kullanım hakkını alarak franchising sistemi ile bu hedeflerini gerçekleştirebiliyorlar.
Günümüzde bir ürünü üretmekten ziyade; pazarlamanın, tanıtımının, reklamının ön plana çıktığı bu dönemde franchising sistemi yatırımcılar için adeta bir ilaç niteliğinde. Franchising sistemi sadece Türkiye’de değil tüm dünyada da kabul görmüş en kazançlı ekonomi ve büyüme modelidir. Bir franchise satın almak; sıfırdan yeni bir iş kurmadan markalaşmaya, fiyatlandırmadan pazarlamaya kadar her düzeyde çalışan bir model edinilmesine olanak sağlar.
2022 yılında 300 bin kişiyi aşan istihdamla 55 milyar doların üzerinde gelir yaratan franchise ekosisteminin 2023 yılı sonunda 65 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Franchising sistemi bayilik, acentelik, yetkili satıcılık gibi sözleşmelerden farklı bir sisteme sahip olmasıyla öne çıkıyor.
Franchising sisteminde ürün veya hizmetin nasıl yapıldığı, pazarlandığı, sevk edildiği gibi tüm aşamalar franchise veren tarafından franchise alana eğitim ve seminerler gibi çeşitli etkinliklerle öğretiliyor.
Franchising sistemi haricindekilerde ürünü alıp satma yaklaşımı ön planda iken, franchising sisteminde bilgi, teknoloji, üretim ve pazarlama tecrübelerini franchise alana aktaran ve belirlenmiş ilke ve sınırlar içerisinde franchise alanın pazarında birlikte büyüme metodu hakim. Dolayısıyla franchising sistemi sadece mal satmanın ötesinde, tecrübe ve deneyimlerin de içinde olduğu hizmeti de pazarlamış oluyor. Franchising sisteminin piyasanın değişen şartlarına devamlı olarak hızlı bir şekilde uyum gösteren dinamik bir yapısı bulunuyor. Buna bağlı olarak da sistemde her yıl yeni konseptler ve temalar ön plana çıkıyor. Sistem içerisinde dijitalleşme ile yapay zekâ ve siber güvenlik gibi tüm teknolojik altyapıların çok daha öne çıkacağı öngörülüyor.
Ağırlıklı olarak master franchise yöntemiyle büyümeyi tercih eden 400’ü aşkın Türk markasının yurt dışına açıldığı franchise ekosisteminde Orta Doğu başta olmak üzere Kanada, Norveç, Hollanda, Polonya, Almanya, Rusya gibi ülkeler, Türk markalarının yurt dışı açılımlarını yaptıkları yeni pazarlar olarak öne çıkıyor.
