Mall Report Franchise Blak Coffee Co., Kaliteli Kahveyi Ulaşılabilir Fiyata Sunmayı Amaçlıyor
Franchise

Blak Coffee Co., Kaliteli Kahveyi Ulaşılabilir Fiyata Sunmayı Amaçlıyor

Kahveyi süslü hikâyelerden çok fincandaki gerçek kaliteyle tanımlayan Blak Coffee Co., ulaşılabilir fiyat politikasıyla öne çıkıyor. Markanın Genel Müdürü Bahadır Alp Altansoy ile gerçekleştirdiğimiz röportajda Blak Coffee Co.’nun deneyim odaklı hizmet anlayışını ve marka kimliğini temel alan franchise yaklaşımını konuştuk.

Kahveyi bir ürünün ötesinde, bir “terroir” ifadesi olarak ele alıyor musunuz? Fincana ulaşan her çekirdeğin arkasındaki hikâyeyi marka anlatınıza nasıl dahil ediyorsunuz?

Açık konuşmam gerekirse, basit bir piyasa markası adına bu röportajı veriyor olsaydım derdim ki; “Evet, kahveyi sadece bir ürün değil, yetiştiği coğrafyanın karakterini taşıyan bir terroir ifadesi olarak görüyoruz. Bu hikâyeyi; çekirdeğin kökenini, tat profilini ve üretim sürecini hem menüde hem de mağaza deneyiminde görünür kılarak misafire aktarıyoruz.”

Ancak misafir artık her çekirdeğin arkasındaki hikâyeden çok, anlatılanın gerçekliğine bakıyor. Kötü bir kahvenin hikâyesini ne kadar iyi anlatırsanız anlatın, kimse hak ettiğinden fazlasını ödemek istemiyor. Bizim piyasadaki iddiamız başından beri iyi kahveyi ulaşılabilir fiyata sunmak oldu. Üretici olmanın gücüyle bunu başardık. Bizim çekirdeğimizin hikâyesi de bu.

Yeni nesil tüketici, kahveyi daha kişiselleştirilmiş ve deneyim odaklı talep ediyor. Bu beklentileri karşılamaya yönelik yenilikçi fikirleriniz ve çalışmalarınız var mı?

Tüketici artık sadece kahve içerken değil, markayla olan bütün iletişiminde bu beklentide oluyor. Bu deneyimin içinde ürün kadar servis, atmosfer ve markanın sunduğu his de yer alıyor.

Zincir bir marka olduğunuzda beklenti daha da yükseliyor. Tüketici hem farklı ve özgün tatlar denemek istiyor hem de her ziyaretinde aynı kaliteyi ve güvenilirliği bulmayı bekliyor. Bu noktada bizim yaklaşımımız iyi olmakla beraber her zaman bu standardı korumak.

Deneyim tarafında ise proaktif davranıyoruz. Tüketicinin talep etmesini beklemeden, yeni alışkanlıklar oluşturacak adımlar atıyoruz. Masaya servis modelini tercih etmemiz bunun en güçlü örneklerinden biri. Zincir kahve markaları içinde bu deneyimi farklı bir noktaya taşıdık.

Ürün tarafında da klasiklerin dışına çıkıyoruz. Bu sezon menümüze eklediğimiz, dondurma ve cookie’nin birleştiği ürün gibi yeniliklerle misafire keşif hissi sunuyoruz.

Ancak bizim için deneyim sadece ürünle sınırlı değil. Misafire bir aidiyet ve bir ruh sunmak gerekiyor. Bu doğrultuda ücretsiz workshoplar, DJ performanslı kahve etkinlikleri gibi organizasyonlarla markayı yaşayan bir yapıya dönüştürüyoruz.

Özellikle yüksek sirkülasyonlu AVM’lerde, franchise modelinde marka kimliğinizi korumak için uyguladığınız stratejiler neler?

Öncelikle yatırımcı, markayı daha anlaşma aşamasında doğru anlamış olmalı ve süreçteki talepleri bu çerçevenin dışına çıkmamalı. Marka kimliğini korumak ilk temastan başlar ve bu temas bizim için kritik. Bu yüzden ilk adımda, sektörde tecrübesiyle bilinen Yahya Pulat ile çalışarak markamızı temsil etmesini sağladık. Ayrıca korumak denince ilk bakışta sıkı bir denetimle bu mümkün gibi düşünülüyor. Çoğu marka bu hataya düşüp yatırımcılarına ağır yaptırımları olan sözleşmeler imzalatarak caydırıcı olmaya çalışıyor. Görece başarılı da olabilirler. Peki ne gözden kaçıyor? Yatırımcı neden çizginin dışına çıkmak istiyor? Sistemi mi anlamadı yoksa o çizginin dışında sistemi geliştirecek bir fırsat mı var? Biz bu gelişme ihtimalini gözden kaçırmadan detaylı ve sürekli eğitimle marka kimliğini koruyoruz. Çünkü standardizasyon denetimle değil eğitimle olur, denetim bir çıktı kontrolüdür. Bu çıktı kontrolünü de dijital ve gizli müşteri denetimleri ile sağlayarak kimliğimizi koruduğumuzdan emin oluyoruz.

Exit mobile version