Mall Report Franchise 2026 Yılı “Her Yerde Sayrem”  Duygusunu Hissettireceğimiz Bir Yıl Olacak
Franchise

2026 Yılı “Her Yerde Sayrem”  Duygusunu Hissettireceğimiz Bir Yıl Olacak

2025’i güçlü bir büyüme, ödüller ve franchise ağının genişlemesiyle geride bırakan Sayrem, 2026’da marka iletişimine odaklanarak hem Türkiye’de hem de global pazarlarda daha görünür olmayı hedefliyor. Teknoloji yatırımları, dijitalleşme ve toplumsal duyarlılık çalışmalarıyla marka geleceğini “her şehirde, her ülkede” vizyonuyla şekillendirdiklerini belirten Sayrem Tava Lezzetleri Yönetim Kurulu Başkanı Murat Koç, “2025 bizim hazırlık dönemimizdi, 2026 ise güçlü bir çıkış yapacağımız yıl olacak. Amacımız, Sayrem’i dünyanın dört bir yanında tanınan ve tercih edilen bir marka haline getirmek.” dedi.

2025 yılının sonuna yaklaşırken, Sayrem açısından bu dönemi nasıl özetlersiniz? Hem sektörün genel dinamikleri hem de şirketinizin performansı açısından yılı hangi başlıklarla değerlendirmek mümkün?

2025 yılı bizim için tam anlamıyla bir franchise senesi oldu. Sayrem olarak hareketli, renkli ve sektörün vitrininde daha çok bulunduğumuz bir dönem yaşadık. Franchise ağımızın güçlenmesiyle birlikte yalnızca operasyonel anlamda değil, aynı zamanda marka algısı açısından da ciddi bir ivme kazandık.
Bu yıl aynı zamanda ödüller ve başarılarla taçlanan, şirket ve marka değerimizin zirve yaptığı bir dönem olarak hafızalara kazındı. Müşterilerimizin gösterdiği ilgi, yatırımcıların Sayrem’e duyduğu güven ve sektörün genel büyüme trendi bize geleceğe dair güçlü bir motivasyon sağladı. Geriye dönüp baktığımızda, 2025 bizim için hem kurumsal olarak hem de marka bilinirliği açısından en parlak yıllardan biri oldu diyebiliriz.

Sayrem Tava Lezzetleri Yönetim Kurulu Başkanı Murat Koç

Önümüzdeki yıl için belirlediğiniz öncelikli hedefler nelerdir? Yatırımlar, yeni projeler veya büyüme planları açısından hangi adımlar öne çıkıyor?

2025 aslında bizim için büyük resmin yalnızca bir altyapısı ve başlangıcıydı. 2026’da önceliğimiz, markamızı daha geniş kitlelere tanıtacak güçlü iletişim adımları atmak olacak. Özellikle TV reklamları başta olmak üzere farklı mecralarda daha görünür olmayı hedefliyoruz.
Müşterilerimizin aklına geldiğinde “dayanılmaz bir acıktırma” etkisi yaratacak, hafızalara kazınacak projeler üzerinde çalışıyoruz. Bunun yanında hem teknolojik hem de kültürel alanda daha hızlı ve etkin çözümler geliştirmeyi amaçlıyoruz. Global pazarlarda da Sayrem’i daha dikkat çekici hale getirmek önümüzdeki yılın stratejik başlıklarından biri olacak. Yani 2025 bizim hazırlık dönemimizdi, 2026 ise güçlü bir çıkış yapacağımız, “her yerde Sayrem” duygusunu hissettireceğimiz bir yıl olacak.

Orta ve uzun vadede Sayrem’in sektörde nasıl bir konumlanma hedeflediğini paylaşır mısınız? Özellikle teknoloji yatırımları, dijitalleşme ve uluslararası pazarlara açılım gibi alanlarda nasıl bir strateji izlemeyi planlıyorsunuz?

Sayrem olarak uzun süredir net bir stratejiyle ilerliyoruz: Her şehirde bir Sayrem. Öncelikle ülkemizde yaygın bir şekilde konumlanmak, ardından dünyada söz sahibi olmak temel hedefimiz. Çünkü biz, Sayrem’in yalnızca Türkiye’ye ait değil, aynı zamanda bir dünya lezzeti olduğuna inanıyoruz.
Bu vizyon doğrultusunda dijitalleşmeye ve yeni nesil medyaya önem veriyoruz. Sosyal medya, dijital reklamcılık ve yeni nesil içeriklerle her kesime hitap eden bir iletişim politikamız var. Dar bir bakış açısına sıkışmak yerine, geniş ve vizyoner bir anlayışla ilerliyoruz. Önümüzdeki dönemde hem teknolojik yatırımlarımızı artırarak hem de uluslararası franchise ağımızı güçlendirerek Sayrem’i dünyanın dört bir yanında tanınan ve tercih edilen bir marka haline getirmek istiyoruz.

Sayrem olarak çevresel duyarlılık, enerji verimliliği ve toplumsal katkı alanlarında hangi çalışmaları yürütüyor, bu alandaki vizyonunuzu nasıl şekillendiriyorsunuz?

Biz kendimizi yalnızca bir gıda markası olarak değil, aynı zamanda topluma ve çevreye karşı sorumluluk sahibi bir işletme olarak görüyoruz. Üretimden tüketime kadar olan süreçte çevreye zarar veren neredeyse hiçbir alanımız bulunmuyor. Özellikle doğal ve katkısız malzeme kullanımı konusunda hassasiyetle hareket ediyoruz; yapay katkı maddelerinden uzak duruyoruz.
Enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik, operasyonel süreçlerimizin önemli bir parçası. Ayrıca, bulunduğumuz her bölgede topluma değer katacak projelere önem veriyoruz. Bizim için Sayrem yalnızca bir marka değil; kültür, samimiyet ve emek üzerine inşa edilmiş bir değerler bütünü. Bu anlayışla hem çevreye duyarlı bir üretim zinciri kuruyor hem de toplumsal fayda sağlayacak çalışmalar geliştirmeye devam ediyoruz.

Exit mobile version