Mall Report Perakende Kadınlarla Birlikte ve Onlar İçin Büyüyoruz
Perakende

Kadınlarla Birlikte ve Onlar İçin Büyüyoruz

Avon Türkiye Genel Müdürü Hasan Ulutürk, kadın girişimciliğini merkeze alan doğrudan satış modeliyle elde ettikleri sürdürülebilir başarıyı anlatırken; dijitalleşme, çoklu kanal stratejileri ve toplumsal sorumluluk projeleriyle 2025 hedeflerine emin adımlarla ilerlediklerini Mayıs sayımızda bizlerle paylaştı.

Avon’un Türkiye pazarındaki büyüme hikayesini anlatır mısınız? Özellikle mağazalaşma sürecindeki en kritik anlar ve başarıyı getiren stratejik adımlar nelerdi?

Türkiye pazarına girişimizden bu yana sürdürülebilir büyüme stratejimizle ilerliyoruz. Kadın girişimciliğini merkeze alan doğrudan satış modelimizle birçok kadına ekonomik bağımsızlık sağladık. Bu sayede hem yerel pazarda güçlü bir konum edindik hem de kadınların kendilerini ifade edebilmelerine destek olduk.

Zamanla bu sağlam temeli dijitalleşme ve çoklu kanal statejileriyle güçlendirdik. E-ticaret platformlarındaki etkinliğimizi artırarak özellikle genç nesil tüketiciler arasında marka bilinirliğimizi yukarı taşıdık. Online kanallara yaptığımız yatırımlarla dijital dönüşümümüzü hızlandırırken, sosyal medya ve influencer iş birlikleri sayesinde daha geniş kitlelere ulaşmayı başardık.

Stratejimiz doğrultusunda tüketicilerin beklenti ve ihtiyaçlarına uygun ürünler geliştiriyor, geniş ürün yelpazemizle her yaştan ve yaşam tarzından kullanıcıya hitap ediyoruz. Bu yaklaşımımız, markamızın hem ticari hem de duygusal bağ kurduğu güçlü bir topluluk oluşturmasını sağladı.

E-ticarette sürdürülebilir büyümeyi destekleyen pazaryeri görünürlüğümüzün yanı sıra; meme kanseri farkındalığı ve kadına yönelik şiddetle mücadele gibi sosyal sorumluluk alanlarında da aktif rol alıyoruz. Bu çalışmalar yalnızca marka güvenilirliğimizi artırırken, topluma değer katma hedefimizi de pekiştiriyor.

2025 hedeflerimiz doğrultusunda, dijital platformlarda daha kişiselleştirilmiş ve kullanıcı dostu deneyimler sunmak için yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Avon olarak Türkiye’deki büyüme hikayemizi, kadınlarla birlikte ve onlar için yazmaya devam ediyoruz.

Avon’un sektördeki başarısının arkasındaki en önemli faktörlerin başında müşteri odaklılık geliyor. Bu yaklaşımı markanın kültürüne nasıl entegre ettiniz?

Avon olarak, marka olmanın yalnızca ürün ya da hizmet sunmaktan ibaret olmadığını çok iyi biliyoruz. Bizim için asıl önemli olan; insan hayatına dokunmak, topluma katkı sağlamak ve tüketicilerimizle güçlü, samimi bir bağ kurmak. Bu yaklaşım, müşteri odaklılığımızın temelini oluşturuyor ve markamızın kültürüne derinlemesine işlenmiş durumda. Tüketicilerimizin yalnızca beklenti ve ihtiyaçlarını değil, değerlerini de anlamaya çalışıyoruz. Bu anlayış doğrultusunda, operasyonlarımızdan ürün ambalajlarına kadar her alanda sürdürülebilirliği önceliklendiriyor; daha yaşanabilir bir dünya için sorumluluk alıyoruz. Sürdürülebilirlik vizyonumuz; çevresel duyarlılığın ötesinde, toplumsal sorumlulukları da kapsayan bütüncül bir yaklaşıma dayanıyor. Doğal kaynakların korunmasından toplumsal cinsiyet eşitliğine, cruelty-free politikamızdan tedarik zincirimizin bu değerlere uyumuna kadar pek çok alanda somut adımlar atıyoruz.

Aynı zamanda çevresel etkileri azaltmaya yönelik sürdürülebilir ambalaj çözümleri geliştiriyor; eşitlik, kapsayıcılık ve toplumsal farkındalık projeleriyle sosyal sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz.

Tüm bu etik ve sürdürülebilir uygulamalar sayesinde, tüketicilerimizle yalnızca ürün değil, değer de paylaşıyoruz. Onların hassasiyetlerine sahip çıkan bir marka olmamız, müşteri bağlılığımızı güçlendirirken, uzun soluklu ve güvene dayalı bir ilişki kurmamıza da olanak tanıyor.

Exit mobile version