Zincir Mağazalar Derneği (ZMD) tarafından 13’üncüsü düzenlenen Perakende Teknolojileri Konferansı’nda perakendenin geleceği; yapay zeka, verimlilik, Agentic Commerce ve yeni nesil mağazacılık ekseninde ele alındı. ZMD Başkanı Serhan Tınastepe, yüksek maliyetler, enflasyon, tüketici davranışındaki değişim ve turizmdeki yavaşlamanın gıda dışı perakende üzerindeki baskısını vurgularken, sektörün çıkış yolunun teknoloji ve verimlilikten geçtiğini söyledi.
Zincir Mağazalar Derneği (ZMD) tarafından bu yıl 13’üncüsü düzenlenen Perakende Teknolojileri Konferansı, perakendenin değişen rekabet dinamiklerini ve teknolojinin sektörün geleceğindeki rolünü gündeme taşıdı.
Perakendenin teknolojik geleceği yaklaşımıyla gerçekleştirilen konferansta; yapay zekanın perakendede kullanım alanlarından operasyonel verimliliğe, tüketicinin değişen karar süreçlerinden Agentic Commerce’e ve fiziksel mağazaların geleceğine kadar sektörün dönüşümünü şekillendiren başlıklar ele alındı.
Konferansın açılışında konuşan ZMD Yönetim Kurulu Başkanı Serhan Tınastepe, gıda dışı modern perakendenin ekonomik koşullardan önemli ölçüde etkilendiğine dikkat çekerek, sektörün karşı karşıya olduğu tabloyu değerlendirdi.
“Perakende zor bir dönemden geçiyor”
Yüksek enflasyon, artan kira ve enerji maliyetleri, iş gücü maliyetleri ve finansmana erişimdeki zorlukların perakendecilerin yatırım ve büyüme kararlarını zorlaştırdığını belirten Tınastepe, tüketicinin satın alma davranışında da önemli bir değişim yaşandığını ifade etti.
Tınastepe, tüketicinin artık alışveriş kararlarını daha fazla düşündüğünü, fiyat ve alternatifleri daha fazla karşılaştırdığını ve özellikle gıda dışı kategorilerde harcamalarını daha seçici gerçekleştirdiğini söyledi.
Turizmde yaşanan yavaşlamanın da perakende açısından önemli bir etken olduğunu vurgulayan Tınastepe, Türkiye’nin yabancı ziyaretçiler açısından giderek daha pahalı algılanmasının özellikle turizm harcamalarından beslenen perakende kategorilerini etkilediğine dikkat çekti.
Tınastepe şöyle konuştu:
“Bugün perakendecinin karşısındaki soru artık yalnızca ‘Ne satacağız?’ değil. ‘Daha az kaynakla, daha doğru ürünü, doğru müşteriye, doğru zamanda ve doğru kanaldan nasıl ulaştıracağız?’ sorusu. İşte tam bu noktada verimlilik, teknoloji ve yapay zekâ artık bir tercih olmaktan çıkıyor. Bir zorunluluk haline geliyor.”
“Perakendenin geleceği, hızlı kararlarda”
Konuşmasında yapay zekanın perakendeye sunduğu fırsatlara da değinen Tınastepe, sektörün rekabet gücünün yalnızca büyük stratejik kararlardan değil, her gün verilen sayısız küçük kararın doğruluğundan ve hızından geçtiğini belirtti.
Fiyat, stok, sipariş, transfer, kampanya ve müşteri deneyimi gibi alanlarda her gün çok sayıda karar alındığını ifade eden Tınastepe, yapay zekanın bu kararları daha hızlı ve daha doğru hale getirme potansiyeline dikkat çekerek, “Bir ürünün fiyatı, bir mağazaya gönderilecek stok miktarı, bir siparişin zamanı, bir ürünün hangi mağazada bulunacağı veya bir müşteriye sunulacak teklif… Bunların her biri tek başına küçük bir karar gibi görünüyor. Ama her gün verilen bu milyonlarca karar, perakendenin kârlılığını ve müşteri deneyimini belirliyor.” dedi.
Tınastepe, yapay zekanın yalnızca veriyi analiz eden bir araç olmaktan çıkarak giderek karar alma ve aksiyon süreçlerinin bir parçası haline geldiğini söyledi.
Talep tahmini, stok optimizasyonu, dinamik fiyatlama, kişiselleştirme, lojistik ve müşteri deneyimi gibi alanlarda yapay zekanın sunduğu imkanların sektörün verimlilik kapasitesini artırdığını belirten Tınastepe, “Başarılı olacak perakendeciler teknolojiyi en çok kullananlar değil; teknolojiyi işinin merkezine en doğru şekilde yerleştirenler olacak” dedi.
Yapay zeka yatırımlarında belirleyici olan teknoloji kadar doğru karar
Konferansın ilk oturumlarından biri olan “Perakendede Yapay Zeka: Dünyadan Vakalar, Türkiye için CEO Kararları” başlığında dünyadaki yapay zeka uygulamalarından elde edilen sonuçlar üzerinden, perakendede AI kullanımının başarı kriterleri ele alındı. Yapay zeka yatırımlarında kazananları yalnızca teknolojinin yetkinliğinin değil, yöneticilerin doğru zamanda verdiği stratejik kararların belirlediği vurgulanırken, Türkiye’deki perakende liderlerinin AI dönüşümünü nasıl konumlandırdığı tartışıldı.
Perakendenin yeni müşterisi: Yapay zeka
Konferansta yapay zekanın tüketicinin alışveriş yolculuğundaki rolünün de hızla değiştiğine dikkat çekildi.
Tüketicilerin ürün araştırma, karşılaştırma ve karar süreçlerinde yapay zekadan daha fazla yararlanmasıyla birlikte, bir sonraki aşamada AI agent’ların tüketici adına araştırma yapması, karar vermesi ve satın alma işlemini gerçekleştirmesi bekleniyor.
Konferansın “Agentic Commerce’e Hazırlık Rehberi” oturumunda bu dönüşümün perakendenin müşteri yolculuğuna etkileri ele alınırken, sektör açısından yeni bir rekabet alanının ortaya çıktığı vurgulandı.
Tınastepe de bu dönüşüme dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Geleceğin müşterisi yalnızca mağazaya gelen veya internet sitesine giren insan olmayacak. Bazen onun adına karar veren bir yapay zeka da bizim müşterimiz olacak.”
“Mağazalar ortadan kalkmayacak, yeni bir anlam kazanacak”
Konferansta ele alınan bir diğer önemli başlık ise fiziksel mağazaların geleceği oldu.
Dijitalleşmenin fiziksel mağazaları ortadan kaldırmak yerine mağazaların rolünü yeniden tanımladığına dikkat çekilirken; güven, deneyim, hizmet ve marka ile kurulan bağın fiziksel mağazaların geleceğinde belirleyici olmaya devam edeceği vurgulandı.
Tınastepe, teknolojinin hız ve verimlilik sağlarken insan unsurunun güven ve deneyimin merkezinde kalmaya devam edeceğini belirterek, “Teknoloji bize hız kazandırabilir, veriyi daha iyi kullanmamızı sağlayabilir, maliyetleri azaltabilir. Ama güveni, deneyimi ve markayla kurulan bağı hâlâ insan yaratıyor” dedi.
Konferansın “Güven Veren Deneyim ve Fiziksel Mağazaların Dönüşümü” oturumunda da değişen tüketici beklentileri ve teknolojinin sunduğu imkânlarla geleceğin mağaza deneyiminin nasıl şekilleneceği tartışıldı.
Teknoloji, sektörün çıkış yollarından biri
Konferansın genelinde, ekonomik koşulların perakendecileri daha verimli çalışmaya zorladığı; teknolojinin ise bu dönüşüm için önemli araçlar sunduğu mesajı öne çıktı.
Tınastepe, sektörün değişime hızlı uyum sağlama gücüne dikkat çekerek, teknoloji yatırımlarının yalnızca geleceğe yönelik bir vizyon değil, bugünün rekabet gücü açısından da kritik olduğunu belirterek, “Bugün ekonomik koşullar bizi daha verimli olmaya zorluyor. Tüketicinin değişen davranışları bizi daha çevik olmaya zorluyor. Teknoloji ise bize bunu yapabilmek için yeni araçlar sunuyor. Biz ZMD olarak teknolojiye yalnızca geleceğin konusu olarak bakmıyoruz. Bugünün rekabet gücü olarak bakıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Perakendenin geleceği “insan + makine” iş birliğinde şekilleniyor
Konferansta ayrıca dünyanın farklı noktalarındaki yapay zeka uygulamaları, Türkiye’de CEO’ların AI yatırımlarına ilişkin kararları, operasyonel zeka, yapay zeka çağında yorum ekonomisi ve teknoloji çözümleri ele alındı.
“Human + Machine Çağında Perakendenin Yeni Dönüşümü” oturumunda ise yapay zekanın tüketicinin alışveriş yolculuğunda giderek daha etkin bir karar ortağı haline gelmesiyle birlikte perakende liderliğinin nasıl değişeceği tartışıldı.
Konferansın bir diğer dikkat çeken başlığı olan “Perakendede Yeni Rekabet Alanı: Bir Milyon Kararın Hızı” oturumunda ise yapay zekanın fiyat, stok, sipariş, transfer ve müşteri deneyimi gibi birbirine bağlı çok sayıda günlük kararı nasıl daha hızlı aksiyona dönüştürebileceği ele alındı.
Teknoloji yalnızca konuşulmadı, çözüm olarak sahneye taşındı
Konferansın dikkat çeken bölümlerinden biri de “Çözüm Oturumları” oldu. Bu oturumlarda, perakendenin karşı karşıya olduğu operasyonel ihtiyaçlara ve verimlilik hedeflerine yönelik geliştirilen yeni nesil teknolojik çözümler doğrudan sektör profesyonellerinin karşısına taşındı.
Kısa ve odaklı sunumlarla gerçekleştirilen Çözüm Oturumları sayesinde, perakendecilerin sektördeki yeni teknolojik gelişmeleri, yenilikçi uygulamaları ve farklı çözüm alternatiflerini yakından tanıması amaçlandı. Böylece teknoloji dünyasında geliştirilen çözümler ile perakende sektörünün gerçek ihtiyaçları arasında daha güçlü bir köprü kurulması hedeflendi.
Oturumlar aynı zamanda girişimcilerin ve yeni teknoloji çözümleri geliştiren şirketlerin desteklenmesi açısından da önemli bir platform oluşturdu. Perakendenin verimlilik, hız, maliyet yönetimi ve müşteri deneyimi gibi temel ihtiyaçlarına çözüm üreten yenilikçi fikirlerin sektör profesyonelleriyle buluşması sağlandı.
ZMD, bu yaklaşımın perakendenin teknoloji dönüşümünün hızlanması açısından önemli olduğuna inanıyor. Çünkü teknolojik dönüşüm yalnızca büyük ölçekli yatırımlarla değil, sektöre yeni fikirler ve yeni çözüm modelleri kazandıran girişimlerin desteklenmesiyle de güçleniyor.
ZMD tarafından düzenlenen 13. Perakende Teknolojileri Konferansı, gün boyunca sektörün önde gelen temsilcilerini, teknoloji şirketlerini ve çözüm ortaklarını bir araya getirirken, perakendenin geleceğinin teknoloji, yapay zeka, insan ve ortak aklın birlikte oluşturacağı yeni bir çalışma modeliyle şekilleneceği mesajıyla tamamlandı.
