Devletin ayakkabı dahil hiçbir sektörü gözden çıkaracağına inanmadığını söyleyen Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, ekonomi yönetiminden beklentilerini açıkladı.
Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, son 3,5 yılda küresel pazarlardaki rekabetçilik kaybına paralel olarak yüzlerce işletmenin kapandığı sektörde, istihdamın yüzde 40, adet bazında ihracatın ise yüzde 50 azaldığını bildirdi. İçten, halen devam eden aşağı yönlü gidişin durdurulması ve yeni bir çıkış yakalanabilmesi için dört maddelik çözüm formülü önerdi.
TASD tarafından düzenlenen ve alanında Avrupa’nın en büyük organizasyonu olan Uluslararası AYMOD Ayakkabı Moda Fuarı’nın açılış töreninde konuşan Berke İçten, Türkiye’de imalat sanayinin son yıllarda daralma sürecinden geçtiğini söyledi. 2022’de yüzde 22 olan imalat sanayinin GSYH içindeki payının 2026’nın ikinci çeyreğinde yüzde 15,7’ye gerilediğini hatırlatan İçten, şöyle devam etti:
“Ayakkabı endüstrisi bu süreçten en fazla etkilenen sektörlerin başında geliyor. 2022 yılında 377 milyon çifte ulaşan ihracatımız, yüksek maliyetler nedeniyle fiyat tutturamadığımız için 2025’te 187 milyon çifte geriledi. Değer bazında 1,3 milyar dolar olan ihracatımız, bir milyar dolara indi. Aynı süreçte ithalatta ise büyük bir artış oldu. 2022’de 43 milyon çift olan ithalat, geçen yıl 76 milyon çifte, ithalata ödenen döviz ise 960 milyon dolardan 1,7 milyar dolara ulaştı. 4-5 yıl önce 550 milyon dolar dış ticaret fazlası veren sektör, 700 milyon dolar cari açık verir duruma geldi. İhracattaki kayba ve ithalattaki artışa paralel olarak yüzlerce işletmemiz kapanırken, yüzde 40’tan fazla daralan istihdam, 350 binden 200 bine düştü.
Ticaret Bakanlığımızın aldığı önlemler sayesinde ayakkabı ithalatı büyük ölçüde frenlendi. Bu yıl sekiz aylık dönemde, ithalat adet bazında yüzde 25,2, değer olarak yüzde 14,8 geriledi. İthalatın frenlenmesi önemli olmakla birlikte ihracattaki düşüşü durduramıyoruz. Ocak-Ağustos döneminde ihracatımız adet olarak yüzde 28,2, değer bazında ise yüzde 11,3 azaldı. Bu tablo, ihracatta düşüşün aralıksız dördüncü yılda da devam ettiği anlamına geliyor. Avrupa’nın en büyük üretim kapasitesine sahip ülke kimliğimizi kaybettik. Miktar olarak üretimde altıncıyken 10’uncu sıraya geriledik. Değer olarak ihracatta iki milyar dolara çıkabilecek bir potansiyelimiz varken bu yılı en fazla 900 milyon dolarla kapatabileceğiz. Dolayısıyla daha fazla zaman kaybetmeden gidişe dur dememiz gerekiyor. Aksi takdirde dünyanın sayılı ihracatçıları arasında yer alan bir sektörü tamamen kaybetme riski ile karşı karşıya kalacağız.”

Ayakkabı ihracatçısı için döviz dönüşüm desteği yüzde 10’a çıkarılmalı
İçten, zengin yeraltı kaynaklarına sahip olmayan Türkiye gibi ülkeler için sanayi üretiminin ekonomik bağımsızlık ve ulusal güvenlik açısından stratejik önem taşıdığının altını çizdi. Dünyanın önde gelen ekonomileri sanayi politikalarını ulusal güvenlik perspektifi ile şekillendirirken, Türkiye’nin erken sanayisizleşme riski ile karşı karşıya bulunduğunu belirten İçten, şunları söyledi:
“Ülke olarak bir tercih yapmak durumundayız. İmalat sanayimizi gözden çıkaracak mıyız, yoksa güçlendirerek yola devam mı edeceğiz? Ben devletimizin ayakkabı dahil hiçbir sektörü gözden çıkardığına inanmıyorum.
Aksine bu sektörleri koruyacak adımları atılıyor. Örneğin yurt dışı ithalat sitelerine sınırlama getirildi. Ayakkabı özelinde ithalatı azaltmaya ve yerli üretimi korumaya yönelik önlem alındı. Yan sanayi tarafında mikrofiber suni deride ithalat vergisi sıfırlandı. Ticaret Bakanlığımız AYMOD’a ve yurt dışındaki fuar katılımlarımıza önemli bir destek veriyor. Bütün bu destekler için teşekkür ediyoruz. Ancak sektörün içinde bulunduğu kriz ortamından çıkabilmesi için ezber bozan birtakım önlemlerin acilen alınması gerekiyor. Sektör paydaşlarımızla da yaptığımız değerlendirmeler ışığında dört başlık altında topladığımız beklenti ve taleplerimiz şöyle:
- Ayakkabı üretiminde kullanılan hammadde ve yan sanayi ürünlerinde ithalat vergisi sıfırlanarak rakiplerimizle eşit şartlarda hammaddeye erişimimiz sağlanmalı.
- Emek yoğun sektörler için verilen 3 bin 500 TL’lik istihdam desteği 6 bin TL’ye çıkarılmalı ve istihdamı koruma şartı kaldırılmalı.
- Uygulama esasları Ekim 2026 itibarıyla güncellenen döviz dönüşüm desteği, ayakkabı sektöründe yüzde 10’a çıkarılmalı.
- Yıllık 200 milyon çift üretim kapasitesine ulaşan ve sektörde büyük bir haksız rekabetin yanı sıra devlette her yıl en az bir milyar dolarlık vergi ve prim kaybına yol açan kayıt dışı üretimle ödünsüz mücade edilmeli.”
Türk ayakkabı sektörü için çok önemli bir platform

Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar da konuşmasında, AYMOD’un Türk ayakkabı sektörü için önemine dikkat çekti. AYMOD’un, geniş ürün yelpazesiyle sektörün üretim kabiliyetini, tasarım ve global ticari gücünü uluslararası alıcılarla buluşturan çok önemli bir ticaret platform olduğunu vurgulayan Ağar, şöyle devam etti:
“AYMOD Bakanlığımız tarafından desteklenen uluslararası fuarlar arasında yer alıyor. Bu yıl Mart ayında düzenlenen fuarda 197 katılımcının 160’ına, yani katılımcıların yüzde 80’ine katılım desteği verdik. 2025 yılında düzenlenen iki alım heyeti programında, 53 firmamız 402 iş görüşmesini başarıyla gerçekleştirdi. Bu yıl da TASD ile birlikte alım heyeti programlarımızı düzenliyoruz. Türk ayakkabı sektörünün sahip olduğu üretim birikimini, tasarım, markalaşma, dijitalleşme, yüksek katma değerli üretimle pazar çeşitlendirmesiyle daha ileri seviyeye taşıyabilecek önemli bir potansiyele sahip olduğuna yürekten inanıyoruz. Ticaret Bakanlığı olarak sektörümüzün rekabetçiliğini korumaya, ihracatçılarımızın finansmana ve yeni pazarlara erişimini sağlamaya, firmalarımızın küresel markaya dönüşümünü desteklemeye devam edeceğiz.”
Sanayici umudunu ve mutluluğunu kaybediyor

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan ise Yeni Orta Vadeli Program’da (OVP) sanayicilerin taleplerinin kısmen de olsa dikkate alınmasının kendilerine umut verdiğini söyledi. Ancak beklentilerinin uygulamada karşılık bulmadığını belirten Bahçıvan, “Mesela döviz dönüşüm desteği için masa başında alınan kararlara pratiğe dönüşen arasında ciddi fark var. Adeta üniversite sınavında cebir problemi çözer gibi döviz dönüşüm desteğinin nasıl kullanılacağını hesaplamaya çalışıyoruz. Mevcut koşullarda sanayicinin umudunu ve mutluluğunu kaybediyor.” dedi.
İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Kaya ise, üretmeyen bir toplumun çağdaş medeniyeler seviyesinde hak ettiği yeri alabilmesinin mümkün olmadığını söyledi. Kaya, “Dolayısıyla sanayi üretimi özellikle desteklenmesi, devletin de bu konuda her türlü katkıyı vermesi gerekiyor.” diye konuştu.
