Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER) Yönetim Kurulu Başkanı Burak Önder, göreve geldiği ilk yılda sektörün ihracat odaklı büyümesi, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarında önemli adımlar attıklarını belirterek, ZUCHEX 2026’nın Türk züccaciye sektörünü küresel alıcılarla buluşturan en önemli ticaret platformlarından biri olmayı sürdüreceğini söylüyor.
Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER) Başkanlığı görevinizde ilk yılınızı geride bıraktığınız bu süreçte, sektör adına öncelik verdiğiniz başlıklar neler oldu? Hangi hedeflerde önemli mesafe kat edildi, önümüzdeki dönemde ise hangi alanlara odaklanacaksınız?
Önceliğimiz, sektörümüzün ortak hareket kabiliyetini güçlendirmek, ihracat odaklı büyümeyi desteklemek ve üyelerimizin değişen küresel koşullara daha hızlı uyum sağlamasını mümkün kılacak projeleri hayata geçirmek oldu. Göreve geldiğimiz günden bu yana sektörün tüm paydaşlarını aynı hedef etrafında buluşturan bir anlayış benimsedik. Dijitalleşme, sürdürülebilirlik, tasarım odaklı üretim ve uluslararası pazarlara erişim başlıklarını stratejik önceliklerimiz arasına aldık. Aynı zamanda sektör temsilcilerinin bilgi paylaşımını artıracak organizasyonlar ve ZÜCDER NEXT gibi platformlarla geleceğin iş modellerini üyelerimizle buluşturduk.

ZUCHEX 2026’nın bu yıl sektörün ekonomik büyümesine, yeni ihracat bağlantılarının kurulmasına ve uluslararası ticaret hacminin artmasına nasıl bir katkı sağlamasını bekliyorsunuz?
ZUCHEX 2026’nın, sektörümüzün ihracat performansına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Bugün dünyanın en önemli ev ve mutfak eşyaları fuarlarından biri haline gelen ZUCHEX; 1.500’ün üzerinde markayı, 120’den fazla ülkeden gelecek profesyonel alıcılarla buluşturmayı hedefliyor. Yaklaşık 30 bin profesyonel ziyaretçinin katılması beklenen fuar, yalnızca yeni ticari bağlantılar kurulmasına değil, aynı zamanda Türk markalarının küresel pazarlardaki görünürlüğünün güçlenmesine de önemli katkı sağlayacak. Özellikle Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Latin Amerika başta olmak üzere farklı coğrafyalardan alıcıların tek çatı altında buluşmasının, firmalarımız açısından yeni ihracat fırsatları yaratacağı inancındayız.
Küresel pazarlarda rekabet her geçen yıl daha da yoğunlaşırken, Türk züccaciye ve ev yaşam ürünleri üreticilerinin bugün sahip olduğu avantajları nasıl değerlendiriyorsunuz? ZUCHEX’in, yerli markaların uluslararası alıcılarla buluşması ve yeni pazarlara açılması açısından üstlendiği rolü nasıl tanımlarsınız?
Küresel rekabetin giderek sertleştiği bir dönemde Türk üreticisinin en önemli avantajı; kaliteli üretim altyapısı, esnek üretim kabiliyeti, hızlı teslimat gücü ve tasarım yetkinliği. Son yıllarda katma değerli üretime yapılan yatırımlar sayesinde sektörümüz fiyat odaklı rekabetten uzaklaşarak marka ve tasarım ekseninde daha güçlü bir konuma ilerliyor. ZUCHEX de bu dönüşümün en önemli vitrinlerinden biri olarak, yerli üreticilerimizin uluslararası satın almacılarla doğrudan temas kurmasını sağlayan stratejik bir ticaret platformu görevi görüyor. Nitekim geçmiş yıllarda fuara katılan birçok firmamız yeni distribütörlük anlaşmaları, ihracat bağlantıları ve siparişlerle fuardan ayrıldı.

Tüketici beklentilerinin hızla değiştiği; tasarım, sürdürülebilirlik, teknoloji ve katma değerin öne çıktığı yeni dönemde, ZÜCDER olarak sektörün dönüşümüne yönelik nasıl bir yol haritası çiziyorsunuz? Bu vizyon doğrultusunda ZUCHEX’in sektörün geleceğine yön veren bir platform olmasını sağlayacak en önemli unsurlar sizce neler olacak?
Önümüzdeki dönemde sürdürülebilirlik, döngüsel ekonomi, inovasyon ve teknoloji kullanımını sektörümüzün büyümesinin temel dinamikleri olarak görüyoruz. ZÜCDER olarak üyelerimizin bu dönüşüme uyum sağlaması için eğitim, uluslararası iş birlikleri ve sektörel projeler geliştirmeye devam edeceğiz.
ZUCHEX’in de yalnızca ticaret yapılan bir fuar olmanın ötesinde; trendlerin konuşulduğu, tasarımın, inovasyonun ve sürdürülebilir üretimin şekillendiği küresel bir buluşma noktası olmasını hedefliyoruz. Çünkü sektörümüzün geleceğine yön verecek en önemli unsurun, değişime hızla uyum sağlayan, katma değer üreten ve dünya markaları çıkarabilen bir ekosistem oluşturmak olduğuna inanıyoruz.
