Mall Report Perakende Sofrada Fark Yaratmak Bizim için Bir Tasarım Tercihi Değil, Marka Felsefesidir
Perakende

Sofrada Fark Yaratmak Bizim için Bir Tasarım Tercihi Değil, Marka Felsefesidir

Mea Concept Kurucusu Yalım Yönter, “sofrada fark yaratmak” anlayışıyla hareket ettiklerini belirterek, fonksiyonel ve estetik ürünlerin yanı sıra fiziksel mağaza, geleneksel züccaciye ve e-ticaret kanallarının birbirini tamamlayan bir marka deneyimi oluşturması gerektiğine dikkat çekti.

Mea Concept’i tanıyabilir miyiz?

Mea Concept, yaklaşık 15 yıllık üretim, sektör, pazar ve pazarlama tecrübesinin aynı çatı altında buluşmasıyla ortaya çıkan bir Türk markasıdır. Markamızı oluştururken çıkış noktamız oldukça netti: Farklılığı yakalamak ve sofralarda fark yaratmak.

Bizim için farklılık yalnızca bir ürünün deseni, rengi ya da tasarımıyla sınırlı değil. Tasarımın yanı sıra ergonomiyi, kullanım kolaylığını, şıklığı ve fonksiyonelliği bir bütün olarak ele alıyoruz. Çünkü günümüz tüketicisinin sadece güzel görünen değil, hayatının içerisinde rahatlıkla kullanabileceği, uzun süre keyif alacağı ve kendi yaşam tarzını yansıtabileceği ürünler aradığını düşünüyoruz.

Mea Concept’in temelinde “sofrada fark yaratmak” düşüncesi var. Ürünlerimizin bir sofraya yalnızca işlev değil, karakter kazandırmasını hedefliyoruz.

Züccaciye, sofra ve mutfak eşyaları perakendesinde Mea Concept kendini nasıl konumlandırıyor?

Mutfak eşyaları sektörü bugün son derece yoğun bir rekabet içerisinde. İthalatın, özellikle Uzak Doğu kaynaklı ürünlerin ve fiyat rekabetinin güçlü olduğu bir pazardan söz ediyoruz. Böyle bir ortamda bir Türk markasının yalnızca fiyat üzerinden rekabet etmesinin sürdürülebilir olmadığına inanıyorum. Mea Concept olarak bizim en önemli rekabet gücümüzün fark yaratabilmek olduğunu düşünüyorum.

Özellikle sofra üstü kategorisinde önemli bir tüketici dönüşümü yaşanıyor. Geçmişte çeyiz kültürünün merkezinde “günlük takım” ve “misafir takımı” ayrımı vardı. Bugünün genç tüketicisi ise artık bu ayrımı büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Aileler küçülüyor, yaşam alanları değişiyor ve tüketicinin sofra ürünlerinden beklentisi de doğal olarak değişiyor.

Bir dönem sektörün temel standardı olan 12 kişilik takımlardan, bugün hızla 6 kişilik setlere doğru bir geçiş yaşanıyor. Mea Concept olarak bu değişimi markamızın kuruluşundan itibaren öngördük ve stratejimizin önemli bir bölümünü 6 kişilik kullanım alışkanlığı üzerine kurguladık. Tüketiciye gerçekten ihtiyaç duyacağı, fonksiyonel ve estetik ürünlerden oluşan doğru kombinasyonları sunmanın daha değerli olduğuna inanıyoruz.

Fiziksel mağazalaşma stratejiniz ve mevcut mağaza/satış noktası lokasyonlarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Satış kanalları açısından baktığımızda sektör bugün üç temel yapı üzerinde ilerliyor: markaların kendi mağazaları, geleneksel züccaciye mağazaları ve e-ticaret. Ben geleneksel züccaciye kanalının Türkiye açısından hala son derece önemli olduğuna inanıyorum. Çünkü bu sektörün temelinde yalnızca ürün değil, güven ilişkisi de var.

Özellikle sofra ve mutfak ürünleri gibi dokunmak, görmek, karşılaştırmak ve bilgi almak istediğiniz kategorilerde bu ilişkinin değerini göz ardı edemeyiz. Diğer taraftan e-ticaretin Türkiye’de de büyümeye devam edeceği açık. Ancak sektörümüz açısından önemli bir sorun görüyorum: E-ticaret hala zaman zaman “aynı ürünü daha ucuza satın alma kanalı” olarak algılanıyor.

Dijital kanal yalnızca indirim yapılan bir mecra değil; markanın hikayesinin anlatıldığı, ürün özelliklerinin doğru şekilde sunulduğu ve tüketiciyle doğrudan iletişim kurulduğu güçlü bir vitrin olmalı. Bu nedenle mağaza ve e-ticareti birbirinin rakibi değil, aynı marka deneyiminin birbirini tamamlayan iki farklı noktası olarak görüyoruz.

Buradaki en kritik konu ise fiyat politikasıdır. Kontrolsüz fiyat farklılıkları yalnızca satış kanalına değil, doğrudan markanın değerine zarar verir. Bu nedenle perakende fiyat politikasının doğru belirlenmesi ve satış kanalları arasında mümkün olduğunca korunması son derece önemlidir.

Exit mobile version