1998’de İzmir Pasaport’ta başlayan yolculuğunu bugün 75 ilde 350’yi aşkın bayiye taşıyan Pasaport Pizza, büyümesini sürdürülebilir franchise modeli, doğru lokasyon ve güçlü operasyon anlayışıyla şekillendiriyor. Aylık 750 bin sipariş hacmi ve franchise başvurularındaki yüzde 68’lik artışla dikkat çeken marka, 2027 sonuna kadar 420’nin üzerinde bayiye ulaşmayı hedeflerken; Azerbaycan’dan Dubai’ye, Avrupa’dan Balkanlar’a uzanan yeni pazarları da radarına alıyor. Eylül sayımızda kapak konuğumuz olarak dergimizde ağırladığımız Pasaport Pizza Genel Müdürü Mükremin Özdemir, markanın büyüme stratejisini, franchise modelini ve Türkiye’den dünyaya uzanan gelecek vizyonunu anlattı.
1998’den bugüne uzanan Pasaport Pizza hikayesinde markayı bugün bulunduğu noktaya taşıyan en önemli dönüm noktaları neler oldu?
Pasaport Pizza’nın hikayesi, 1998 yılında İzmir Pasaport’ta başlayan ve bugün Türkiye’nin dört bir yanına ulaşan güçlü bir yerli marka yolculuğudur. 1998’den bu yana geçen süreçte bizi bugün bulunduğumuz noktaya taşıyan en önemli unsur; değişen tüketici beklentilerini yakından takip ederken markamızın temel değerlerinden, kalite anlayışımızdan ve lezzet standardımızdan hiçbir zaman ödün vermememiz oldu.
İlk günden itibaren müşteri memnuniyetini odağımıza aldık. Tüketicilerimizin beklentilerini dinleyerek ürün gamımızı sürekli geliştirdik, menümüze farklı damak zevklerine hitap eden yeni ürünler ve lezzetler ekledik. Böylece yalnızca mevcut müşterilerimizin memnuniyetini korumayı değil, farklı tüketici gruplarına da ulaşmayı hedefledik. Müşteri memnuniyetini, büyüme yolculuğumuzun en önemli göstergelerinden biri olarak görüyoruz.
Zaman içerisinde franchise yapılanmamızı geliştirerek Türkiye genelinde güçlü bir bayi ağı oluşturduk. Bugün 75 ilde 350’yi aşkın bayimizle faaliyet gösteriyor olmamız, 1998’den bu yana sürdürülen istikrarlı büyümenin en önemli göstergelerinden biri.
Büyüme performansımızı yalnızca bayi sayımızla değil, operasyonel verilerimizle de takip ediyoruz. Yıllık ortalama %30 büyüme oranımız, aylık yaklaşık 750.000 sipariş hacmimiz ve son dönemde franchise başvurularımızda gerçekleşen %68 talep artışı, markamıza yönelik ilginin ve tüketici güveninin devam ettiğini gösteriyor.
Bunun yanında, yatırımcılarımızla kurduğumuz “Kazandır-Kazan” anlayışı da büyümemizde önemli bir dönüm noktası oldu. Franchise modelimizi yatırımcılarımız için sürdürülebilir ve avantajlı hale getirirken; lokasyon seçiminden fizibilite analizine, mimari projeden ekipman planlamasına, eğitimden operasyonel süreçlere, pazarlama ve dijital iletişime kadar kapsamlı destek sunuyoruz. Ciro payı ve royalty bedeli almayan yapımızla da yatırımcılarımızın yanında olmaya devam ediyoruz.
Bugün geldiğimiz noktada bizim için büyüme yalnızca daha fazla şubeye ulaşmak anlamına gelmiyor. Doğru lokasyonda, doğru yatırımcılarla ve güçlü bir operasyonel yapı içerisinde sürdürülebilir şekilde büyümeyi önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde de tüketici beklentilerini yakından takip ederek yeni ürünler geliştirmeye, müşteri deneyimini iyileştirmeye ve franchise ağımızı güçlendirmeye devam edeceğiz.

Bugün pizza pazarı, yalnızca ürün çeşitliliğiyle değil; marka deneyimi, erişilebilirlik, hız ve müşteri beklentileri açısından da oldukça rekabetçi bir yapıya sahip. Pasaport Pizza’yı bu rekabetin içinde nasıl konumlandırıyorsunuz ve markanızın tüketicinin zihnindeki yerini nasıl tanımlıyorsunuz?
Pizza sektöründe rekabetin her geçen gün arttığı bir dönemde, Pasaport Pizza’yı öncelikle güçlü yerli kimliği, ulaşılabilirliği ve tüketici odaklı yaklaşımıyla farklılaştırıyoruz. 1998’den bu yana edindiğimiz deneyim, bugün markamızın en önemli değerlerinden biri. Tüketicilerimize yalnızca pizza sunmak yerine, kaliteli ürün, uygun fiyat ve hızlı hizmeti bir arada sunan, günlük hayatın içerisinde kolayca tercih edilebilen bir marka olmayı hedefliyoruz.
Bizim için marka deneyimi; ürünün lezzetinden başlayıp sipariş sürecine, hizmet kalitesine ve müşterinin markayla kurduğu iletişime kadar uzanan bir bütün. Bu nedenle hem fiziksel şubelerimizde hem de dijital kanallarda tüketicilerimizin beklentilerini yakından takip ediyor, geri bildirimlerini iş süreçlerimize yansıtıyoruz. Tüketicinin zihnindeki Pasaport Pizza algısını ise “Türkiye’nin yerli pizza markası”, samimi, ulaşılabilir ve güvenilir bir marka olarak tanımlayabiliriz.
Önümüzdeki dönemde de ürün ve hizmet kalitemizi geliştirirken, dijital yatırımlarımızı ve müşteri deneyimi çalışmalarımızı artırarak Pasaport Pizza’yı yalnızca Türkiye genelinde değil, uluslararası pazarlarda da güçlü bir Türk pizza markası olarak konumlandırmayı hedefliyoruz.
Pasaport Pizza’nın tüm şubelerinde aynı lezzeti sunmak ile yerel pazarların ihtiyaçlarına cevap vermek arasındaki dengeyi nasıl yönetiyorsunuz?
Pasaport Pizza olarak bizim için büyümenin en önemli unsurlarından biri, marka standartlarımızı korurken her bölgenin ve tüketicinin ihtiyaçlarını doğru okuyabilmek. Bu nedenle tüm şubelerimizde ürün kalitesi, reçeteler, üretim süreçleri, hijyen ve operasyon standartları konusunda belirlediğimiz ortak kriterleri titizlikle uyguluyoruz. Böylece tüketicimiz hangi şehirde Pasaport Pizza tercih ederse etsin, markamızdan beklediği lezzet ve kaliteyi aynı standartlarda deneyimleyebiliyor.
Bununla birlikte Türkiye’nin farklı bölgelerinde tüketici alışkanlıklarının ve beklentilerinin değişebildiğinin de farkındayız. Bu nedenle yerel pazarların dinamiklerini, müşteri geri bildirimlerini ve bölgesel ihtiyaçları yakından takip ediyoruz. Özellikle kampanya, iletişim ve pazarlama çalışmalarımızda şubelerimizin bulunduğu bölgenin ihtiyaçlarına göre esnek çözümler geliştirebiliyoruz.
Buradaki temel yaklaşımımız, ürün ve operasyon standartlarında istikrarı korurken, iletişim ve pazarlama tarafında yerel ihtiyaçlara uyum sağlamak. Böylece hem güçlü ve tutarlı bir marka kimliği oluşturuyor hem de her bölgede tüketicimizle doğru iletişimi kurabiliyoruz.
Bizim için her şubenin Pasaport Pizza standartlarını taşıması kadar, bulunduğu bölgenin müşterisini tanıması da önemli. Bu dengeyi doğru kurmanın, sürdürülebilir franchise büyümemizin temel unsurlarından biri olduğuna inanıyoruz.

Franchise büyümesini yalnızca yeni şube sayısı üzerinden değil, yatırımcının markayla kurduğu uzun vadeli ilişki üzerinden değerlendirdiğinizde; sizi franchise ekosisteminiz açısından farklılaştıran yaklaşım nedir?
Pasaport Pizza olarak franchise büyümesini yalnızca açılan yeni şube sayısıyla değil, yatırımcılarımızla kurduğumuz uzun vadeli iş ortaklıklarının başarısıyla değerlendiriyoruz. Bizim için her yeni franchise, yalnızca yeni bir şube değil; markamızla birlikte büyüyecek yeni bir iş ortağı anlamına geliyor.
Bizi farklılaştıran en önemli unsurlardan biri, yatırımcılarımızla kurduğumuz uzun vadeli iş ortaklığı modeli. Yatırımcılarımızın yalnızca başlangıç yatırımını değil, işletmenin sürdürülebilirliğini de gözetiyoruz. Bu doğrultuda franchise modelimizde royalty ve ciro payı almıyor, yatırımcının operasyonunu sağlıklı şekilde büyütebilmesine alan açıyoruz.
Bizim için franchise ilişkisi, sözleşmenin imzalanması veya şubenin açılmasıyla sona ermiyor. Tam aksine, asıl iş ortaklığının operasyon başladıktan sonra güçlendiğine inanıyoruz. Bu nedenle sürecin her aşamasında yatırımcılarımızın yanında oluyoruz.
Yatırımcılarımızın markayla uzun yıllar birlikte büyümesini önemsiyor, franchise yapımızı karşılıklı güven ve sürdürülebilirlik üzerine kuruyoruz. Bu yaklaşım, yatırımcılarımızın yalnızca markaya dahil olmasını değil, zaman içerisinde işlerini geliştirmelerini ve yeni yatırımlarla büyümelerini de destekliyor.
Bugün büyümeye devam ediyorsak, bunu yalnızca yeni yatırımcılar kazanarak değil, mevcut iş ortaklarımızla kurduğumuz güven ilişkisini koruyarak ve onların gelişimini destekleyerek gerçekleştirdiğimize inanıyoruz.
Hedefimiz hızlı büyümekten çok; yatırımcı açısından erişilebilir, operasyonel olarak güçlü ve uzun vadede sürdürülebilir bir franchise ekosistemi oluşturmak. Doğru yatırımcı, doğru lokasyon ve güçlü operasyonel destek bir araya geldiğinde hem yatırımcımızın hem de markamızın birlikte büyüyeceğine inanıyoruz.
Pasaport Pizza ailesine katılmak isteyen bir girişimciyi ilk görüşmeden şube açılışına, hatta operasyonun ilerleyen dönemlerine kadar nasıl bir süreç bekliyor? Bir franchise yatırımcısının markanızla çıktığı yolculuğu nasıl tanımlarsınız?
Pasaport Pizza’da franchise sürecini, yatırımcının markamızla ilk temas kurduğu andan itibaren planlı ve birbirini takip eden aşamalardan oluşan bir süreç olarak ele alıyoruz. Sürecimiz;
Başvuru → Ön Görüşme → Lokasyon Değerlendirmesi → Fizibilite → Sözleşme → Mimari Proje → İç ve Dış Reklam Uygulamaları → Ekipman Planlaması → Operasyon Eğitimi → Açılış → Açılış Sonrası Destek
şeklinde ilerliyor.
Her aşamada yatırımcımızın ihtiyaçlarını ve yatırım planını göz önünde bulundurarak ilerliyor, sürecin sağlıklı şekilde tamamlanması için gerekli desteği sağlıyoruz. Özellikle lokasyon değerlendirmesi ve fizibilite aşamalarında doğru yatırım kararının alınmasına katkı sunarken, mimari projeden ekipman planlamasına, reklam uygulamalarından operasyon eğitimlerine kadar şubenin açılışa hazırlanması için kapsamlı bir çalışma yürütüyoruz.
Açılış öncesinde yatırımcı ve ekiplerine yönelik operasyon eğitimlerimizi gerçekleştiriyor, ürün ve hizmet standartlarımızın doğru şekilde uygulanmasını sağlıyoruz. Açılış sürecinde ise pazarlama ve iletişim çalışmalarıyla yeni şubenin bulunduğu bölgede bilinirlik kazanmasına destek oluyoruz.
Bizim açımızdan süreç şubenin açılmasıyla tamamlanmıyor. Açılış sonrasında da operasyon, pazarlama, dijital reklam, kampanya yönetimi ve müşteri memnuniyeti gibi alanlarda yatırımcılarımızın ihtiyaç duyduğu desteği sürdürüyoruz. Şubelerimizden gelen geri bildirimleri değerlendirerek süreçlerimizi de sürekli geliştiriyoruz.
Bu nedenle Pasaport Pizza’daki franchise yolculuğunu, yatırımcının ilk başvurusundan itibaren her aşamasında rehberlik ve destek aldığı, birlikte gelişmeye dayalı bir yapı olarak tanımlıyoruz. Bizim için başarı, yalnızca bir şubenin açılması değil; yatırımcımızın işini sağlıklı şekilde yönetmesi, markamızın standartlarını koruması ve kendi yatırımını zaman içerisinde geliştirebilmesidir.

Pasaport Pizza yeni yatırımcı adaylarında hangi özellikleri ve beklentileri arıyor? Sizin için doğru franchise ortağı kimdir?
Bizim için doğru franchise ortağı, yalnızca yatırım yapacak finansal güce sahip olan değil, Pasaport Pizza’nın değerlerini benimseyen ve markayla birlikte büyümeyi hedefleyen girişimcidir. Franchise sistemimizi yalnızca bir yatırım fırsatı olarak değil, karşılıklı güven ve iş birliğine dayalı bir yapı olarak görüyoruz.
Yatırımcı adaylarında öncelikle girişimcilik vizyonu, işine sahip çıkma anlayışı, operasyonel süreçlere hakim olma isteği ve müşteri memnuniyetine verdiği önem bizim için belirleyici kriterler. Bunun yanında markamızın standartlarına uyum sağlayabilecek, ekip yönetimi ve iletişim konusunda güçlü, öğrenmeye ve gelişime açık iş ortaklarıyla ilerlemeyi önemsiyoruz.
Finansal açıdan da yatırımın gerektirdiği özkaynak yapısına sahip olması ve işletmenin özellikle ilk dönem operasyonel ihtiyaçlarını karşılayabilecek sağlıklı bir finansal planlama yapabilmesi önemli kriterlerimiz arasında yer alıyor. İşletmenin kuruluş ve ilk operasyon döneminde işinin başında aktif olarak yer almaya istekli olması ve operasyonu yakından takip etmesi bizim için büyük önem taşıyor.
Yeni bir lokasyon söz konusu olduğunda, Pasaport Pizza için “bu bölgede mutlaka olmalıyız” dedirten kriterler neler? Bir lokasyonun potansiyelini değerlendirirken hangi soruların yanıtını arıyorsunuz?
Yeni bir lokasyonu değerlendirirken bizim için tek bir kriterden ziyade, bölgenin bütünsel potansiyeline bakıyoruz. Öncelikle o bölgedeki yaya ve araç trafiği, nüfus yoğunluğu, hedef kitle profili, çevredeki ticari hareketlilik ve tüketim alışkanlıklarını analiz ediyoruz. Bunun yanında lokasyonun görünürlüğü, ulaşılabilirliği, otopark imkanı ve teslimat operasyonuna uygunluğu da önemli kriterler arasında yer alıyor.
Bir bölgenin “burada mutlaka olmalıyız” dedirtmesi için, markamızın hedef kitlesiyle örtüşen güçlü bir müşteri potansiyeline sahip olması gerekiyor. Aynı zamanda mevcut rekabet yapısını, rakip markaların konumlarını ve bölgenin gelecekteki gelişim potansiyelini de değerlendiriyoruz.
Kısacası kendimize; “Bu bölgede yeterli müşteri potansiyeli var mı?”, “Markamız burada doğru konumlanabilir mi?”, “Lokasyon hem salon hem gel-al hem de paket servis operasyonunu destekliyor mu?” ve “Bu yatırım uzun vadede sürdürülebilir bir büyüme sağlayabilir mi?” gibi sorular yöneltiyoruz. Bizim için doğru lokasyon, yalnızca bugün yüksek satış potansiyeli sunan değil, gelecekte de büyüme fırsatı barındıran lokasyondur.
Pasaport Pizza’nın büyüme haritasında AVM’ler, cadde mağazaları ve farklı lokasyonların rollerini nasıl dağıtıyorsunuz? Önümüzdeki dönemde hangi lokasyon türlerini daha fazla önemseyeceksiniz?
Pasaport Pizza’nın büyüme stratejisinde AVM, cadde mağazası, üniversite çevresi, yaya trafiğinin yoğun olduğu bölgeler ve gelişmekte olan yerleşim alanları gibi farklı lokasyonları tek bir format üzerinden değerlendirmiyoruz. Her lokasyonun kendi dinamiklerini analiz ederek, bölgenin potansiyeline en uygun şube modelini oluşturmayı tercih ediyoruz.
Lokasyon değerlendirmesinde yalnızca yaya ve araç trafiğine bakmıyor; bölgenin nüfus ve demografik yapısı, müşteri profili, ticari hareketliliği, rekabet yoğunluğu, görünürlük, ulaşılabilirlik, teslimat potansiyeli ve yatırımın operasyonel verimliliği gibi birçok kriteri birlikte değerlendiriyoruz. Bu nedenle bizim için “en iyi lokasyon” tek bir lokasyon türü değil, yatırımın ve markanın potansiyelini en iyi şekilde karşılayan lokasyondur.
Cadde mağazalarını, markanın mahalle ve şehir yaşamının içine daha fazla dahil olması, güçlü bir müşteri alışkanlığı oluşturması ve özellikle Gel-Al ile paket servis potansiyelinin yüksek olması açısından önemli bir büyüme alanı olarak görüyoruz. Gelişmekte olan bölgelerde doğru zamanda konumlanmayı da uzun vadeli büyüme açısından stratejik bir fırsat olarak değerlendiriyoruz.
AVM’ler ise farklı müşteri kitlelerine ulaşmak, marka görünürlüğünü artırmak ve yoğun tüketici trafiğinden faydalanmak açısından büyüme haritamızdaki önemini koruyor. Özellikle güçlü ziyaretçi trafiğine ve doğru müşteri profiline sahip AVM’lerde yer almayı önemsiyoruz.
Önümüzdeki dönemde odağımızı yalnızca belirli bir lokasyon türüne yoğunlaştırmak yerine, yüksek potansiyel taşıyan, doğru müşteri profiline ulaşabildiğimiz ve operasyonel olarak sürdürülebilir olan lokasyonlara yönlendireceğiz. Bunun yanında henüz yeterince temsil edilmediğimiz şehir ve bölgelerde doğru yatırımcı ve doğru lokasyon eşleşmelerine öncelik vereceğiz.

Bugünün tüketicisi fiyat, kalite, porsiyon, hız ve deneyim gibi birçok kriteri aynı anda değerlendirirken; bu değişen beklentileri Pasaport Pizza’nın ürün, menü ve hizmet stratejisine nasıl yansıtıyorsunuz?
Bugünün tüketicisi artık yalnızca lezzetli bir ürün değil, ödediği karşılığında bütünsel bir değer görmek istiyor. Bu nedenle ürün ve hizmet stratejimizi fiyat, kalite, porsiyon, hız ve deneyimi birlikte değerlendirecek şekilde şekillendiriyoruz.
Ürün tarafında farklı damak zevklerine ve bütçelere hitap eden geniş bir menü yapısını korurken, kalite ve lezzet standardımızdan ödün vermemeye önem veriyoruz. Bunun yanında kampanyalarımızla tüketiciye ulaşılabilir fiyat avantajları sunuyor, dönemsel ihtiyaç ve beklentilere göre ürün ve kampanya alternatifleri geliştiriyoruz.
Hizmet tarafında ise hız ve kolaylık giderek daha fazla önem kazanıyor. Salon, Gel-Al ve paket servis kanallarımızda operasyonel süreçleri sürekli iyileştirerek müşterinin siparişten ürünü teslim almasına kadar olan deneyimini daha pratik ve sorunsuz hale getirmeye odaklanıyoruz.
Bunun yanında dijital sipariş kanallarının büyümesi, tüketici davranışlarını daha yakından anlamamız açısından da önemli bir fırsat sunuyor. Müşterinin yalnızca ne satın aldığını değil; hangi zamanlarda sipariş verdiğini, hangi ürünlere ve kampanyalara daha fazla ilgi gösterdiğini analiz ederek tüketici davranışlarını daha iyi anlamaya çalışıyoruz. Bu veriler doğrultusunda farklı müşteri ihtiyaçlarına hitap eden, daha doğru zamanda, daha doğru ürün ve kampanyalarla kişiselleştirilmiş teklifler geliştirmeye odaklanıyoruz.
Bizim için önemli olan, tüketicinin yalnızca “uygun fiyatlı bir pizza” değil, “ödeyeceğim ücretin karşılığını alıyorum” duygusuyla masadan veya sipariş ekranından ayrılması. Bu nedenle tüketici beklentilerini ve davranışlarını sürekli takip ediyor, ürün, menü, kampanya ve hizmet süreçlerimizi elde ettiğimiz içgörüler doğrultusunda geliştirmeye devam ediyoruz.
Kısa ve orta vadede Pasaport Pizza’nın Türkiye’de nasıl bir ölçeğe ve konuma ulaşmasını istiyorsunuz? Önünüzdeki büyüme yolculuğunda hangi şehirler, hangi yeni lokasyon veya yeni pazarlar sizin için öncelikli olacak?
Kısa ve orta vadede hedefimiz, Pasaport Pizza’nın Türkiye genelindeki erişimini daha da güçlendirmek ve büyümemizi kontrollü, sürdürülebilir ve doğru lokasyonlarla desteklemek. Önceliğimiz yalnızca şube sayısını artırmak değil; bulunduğumuz her bölgede güçlü bir operasyon yapısı oluşturarak markamızın kalıcı bir şekilde büyümesini sağlamak.
2027 yılı sonuna kadar Türkiye genelindeki bayi ağımızı daha da genişleterek, 420’nin üzerinde bayiye ulaşmayı ve büyüme potansiyeli yüksek şehir ve bölgelerde yeni lokasyonlarla varlığımızı güçlendirmeyi hedefliyoruz.
Bu doğrultuda Kars, Iğdır, Ardahan, Karaman, Sinop ve Kırşehir gibi şehirleri öncelikli büyüme bölgelerimiz arasında değerlendiriyoruz. Bunun yanında mevcut olduğumuz şehirlerde de yeni lokasyon fırsatlarını değerlendirerek, doğru yatırımcı ve doğru lokasyon eşleşmeleriyle ağımızın derinliğini artırmayı planlıyoruz.
2027 sonuna geldiğimizde Pasaport Pizza’yı yalnızca daha fazla şubeye sahip bir marka olarak değil; Türkiye genelinde güçlü bir erişim ağına, yüksek müşteri memnuniyetine, standart operasyon yapısına ve sürdürülebilir bir franchise ekosistemine sahip, önde gelen yerli pizza markalarından biri olarak konumlandırmak istiyoruz.
Bizim için büyümenin ölçüsü yalnızca kaç şubeye ulaştığımız değil; açılan her şubenin bulunduğu bölgede başarılı, sürdürülebilir ve güçlü bir operasyon ortaya koymasıdır. Bu nedenle önümüzdeki dönemde de hızlı büyümeden ziyade doğru büyümeye odaklanacağız.
Pasaport Pizza’nın güçlü bir yerli marka olarak Türkiye genelinde büyümesinin ardından, markanızı Türkiye sınırlarının dışına taşıma konusunda nasıl bir vizyonunuz var? Böyle bir açılım için bugün hangi hazırlıkların yapılması gerektiğini düşünüyorsunuz?
Pasaport Pizza olarak yurt dışına açılımı, yalnızca yeni ülkelerde şube açmak olarak değil, Türkiye’de oluşturduğumuz marka değerini, operasyonel deneyimimizi ve franchise modelimizi uluslararası pazarlara taşımak olarak görüyoruz. 1998’den bu yana Türkiye’de edindiğimiz deneyimin, güçlü yerli marka kimliğimizin ve geliştirdiğimiz franchise yapısının farklı pazarlarda da karşılık bulacağına inanıyoruz.
Yeni pazarlar açısından yurt dışındaki büyüme fırsatlarını yakından takip ediyoruz. Özellikle Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Almanya, Fransa, Birleşik Arap Emirlikleri özellikle Dubai, İskoçya ve Balkan ülkeleri öncelikli olarak değerlendirdiğimiz pazarlar arasında yer alıyor. Ancak burada yaklaşımımız, yalnızca ülke sayısını artırmak değil; her pazarın dinamiklerini analiz ederek Pasaport Pizza için doğru fırsatı ve doğru iş modelini belirlemek.
Böyle bir büyümenin sürdürülebilir olması için öncelikle Türkiye’deki operasyonel yapımızın güçlü ve ölçeklenebilir olması gerektiğine inanıyoruz. Ürün ve hizmet standartlarının farklı pazarlarda da aynı kaliteyle uygulanabilmesi, franchise modelimizin uluslararası yatırımcılara uyarlanması, tedarik zincirimizin güçlendirilmesi ve dijital altyapımızın geliştirilmesi bu hazırlığın önemli parçaları.
Bunun yanında her ülkenin tüketici alışkanlıklarını, damak zevkini, rekabet yapısını, yatırım ortamını ve yasal gerekliliklerini ayrı ayrı değerlendirmek gerekiyor. Gerektiğinde ürün ve hizmet yapımızı yerel beklentilere uyarlarken, Pasaport Pizza’nın temel marka standartlarını ve kalite anlayışını korumayı hedefliyoruz.
Uluslararası büyümede bizim için en kritik unsurlardan biri de doğru iş ortağını bulmak. Türkiye’de franchise yapılanmamızda olduğu gibi yurt dışında da markamızı temsil edecek yatırımcının Pasaport Pizza’nın değerlerini benimsemesi ve operasyon standartlarımızı sahiplenmesi büyük önem taşıyor.
Hedefimiz, Türkiye’de oluşturduğumuz güçlü yapıyı koruyarak doğru pazar, doğru lokasyon ve doğru iş ortağı üçgeninde ilerlemek. Böylece Pasaport Pizza’yı yalnızca Türkiye’de başarılı olmuş bir yerli pizza markası olarak değil, Türkiye’den doğarak uluslararası pazarlara açılan güçlü ve güvenilir bir Türk pizza markası olarak konumlandırmak istiyoruz.
