Mall Report Gündem Kadınlar Günü Özel Şimal Karma Proje Genel Müdürü İle Güçlü Kadın Güçlü Toplum Üzerine
Kadınlar Günü Özel

Şimal Karma Proje Genel Müdürü İle Güçlü Kadın Güçlü Toplum Üzerine

“Sahneyi özenle kurduk, şehrin gücüyle daha da büyüdü.” Ve bu hikaye, birlikte güçlendiğimiz her gün büyümeye devam ediyor.

AVM yönetiminde kadın istihdamı ve liderliğini güçlendirmeye yönelik hangi uygulamaları hayata geçiriyorsunuz?

AVM’nizde planlanan farkındalık çalışmaları nelerdir? Şimal AVM Genel Müdürü Yeşim Anıt Aydoğan: Ben bu görevi sadece bir genel müdür olarak değil; bir anne, bir kadın ve bu şehrin artık bir parçası olduğumu hissederek yürütüyorum. Açık söylemek gerekirse 8 Mart benim için bir kutlama günü değil; bir yüzleşme, sorumluluk ve muhasebe günü. “Gerçekten alan açabildik mi?” sorusunu kendime sorduğum bir gün. Bizim hikâyemiz klasik bir AVM hikâyesi değil. Şehrin iş insanları tarafından, önceliği kârlılık olmayan; kendi şehirlerine sosyal kültürel bir yaşam alanı kazandırma niyetiyle yola çıkılmış bir karma proje. AVM ayağında dördüncü yılımızı tamamladık ve gururla söylüyorum ki 1000’in üzerinde etkinlik gerçekleştirdik. Bu bizim için istatistik değil; bir kültür göstergesi. Yine gururla söylüyorum ki ŞİMAL’de kadın istihdam oranı %59. Kadın–erkek ayrımı yapmadan liyakat ve katkı temel kriterleriyle ilerliyoruz. Ama asıl mesele sayılar değil; oluşturduğumuz sosyal etki ve dönüşüm…

ŞİMAL’i sadece ticari bir merkez değil, bir yaşam ve dönüşüm alanı olarak konumladık. Bu çerçevede başlattığımız projeler hayata geçti bunları kısaca belirtirsem; ŞİMAL’de Sanat, bölgemizdeki okulların, genç sanatçıların ve üreticilerin kendilerini ifade edebileceği alanlar yoktu. Alanlarımızı sonuna kadar açtık. Sonra sanatçılarımız her alanı doldurdu. Şimdi onlarla onlar için yaptığımız güzel bir sanat atölyemiz her an dolu… Şunu gördük: Bu topraklarda inanılmaz bir yetenek var. İhtiyaç duyulan tek şey görünürlük.

ŞİMAL’de Kültür, özellikle unutulmaya yüz tutmuş el sanatları ve geleneksel üretim biçimlerini ve yerel değerleri yeniden görünür kılmayı öncelik yaptık. Kadın kooperatifleriyle dirsek dirseğe çalışıyoruz. Rize bezi dokuma, sepet örme, ahşap oyma, çorap örme, hat boyama, ebru, yöresel zanaatlar… Biz sadece yer açtık; o alanı anlamla dolduran bölgenin emekçi kadınları oldu. Çocuklarımıza bu sanatları öğreten, emeğini sabırla ürüne dönüştüren kadınlar sayesinde başarı gerçek oldu. Bu çalışmalar bizim için sadece etkinlik değil; kültürel hafızayı koruma meselesi.

ŞİMAL’de Sağlık ile her ay farklı branşlardan hekimleri halkla buluşturuyoruz. Özellikle kadın sağlığı, koruyucu hekimlik, çocuk psikolojisi ve bilinçlendirme üzerine düzenli programlar yapıyoruz. Hem uzmanlarımız hem Sağlık Müdürlüğü ve üniversitemiz hep yanımızda. Bilgi güçtür ve güç paylaşılmalıdır.

ŞİMAL’de Çevre dört yılda 700 tonun üzerinde geri dönüşüm sağladık. Şimdi yemek katında başlattığımız yeni proje ile yine öncü olmayı hedefliyoruz. Belediye Başkanlığımız ve Çevre Müdürlüğümüzle bu sene güzel projeler başlatıyoruz. Çünkü sürdürülebilirlik bir söylem değil; sistem kurma işidir.

ŞİMAL’de Çocuk ise her gün yaşayan bir dünya. Workshoplar, eğitim, sanat, spor, çevre bilinci, üretim… Çünkü yapılabilecek en büyük yatırım; sağlıklı, adaletli, bilinçli bir çocuktur. Çocuklara sadece eğlence değil; değer inşası sunuyoruz. Birçok farklı projenin yanında, kadınlar günü vesilesi ile en çok değer katmaya çalıştığımız gurur duyduğumuz ve kadınlarla güçlenen başlıklardan bahsederken aslında yaklaşımımızı da belirttiğimi düşünüyorum. AVM olarak sadece özel günlerde değil; toplumun her kesimine her zaman kucak açıyoruz. Kitap fuarları, yazar buluşmaları, defileler yarışmalar, gösteriler. Yaşlı rehabilitasyon merkezlerinden özel gereksinimli bireylere, meme kanseri farkındalığından diyabet gününe, annelik yolculuğundan kan bağışına, meslek tanıtım günlerinden bebek emekleme yarışmalarına, bilim şenliklerinden defilelere, ilkyardım bilinçlendirmelerinden hayvan haklarına kadar çok sayıda toplumsal bilinç faaliyeti düzenliyoruz. ŞİMAL’de biz sadece ticari bir yapı yönetmiyoruz. Kadın-erkek fark etmeksizin aynı bilinci paylaşan bir ekiple, bir şehrin kültürüne ve geleceğine alan açıyoruz. Bu yılki 8 Mart’ta artık gelenekselleşen “Güçlü Kadın, Güçlü Rize” panelimize bekleriz. Çünkü AVM sadece bir alışveriş alanı değil; kadın emeğinin, üretiminin ve liderliğinin de vitrini.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü özelinde, şirket olarak kadınlara vermek istediğiniz mesaj nedir? Bu özel gün sizler için nasıl bir anlam taşıyor?

Kadınlara mesajım net: Çok çalışın. Ama kadın olduğunuzu ispatlamak için değil, işinizi en iyi şekilde yapmak için. Kendinizi sürekli geliştirin. Veriye inanın. Yeni dünyayı takip edin. İnovatif olun. Sistem kurun; kişilere değil, ilkelere bağlı yapılar inşa edin. Sürdürülebilirliği hayatın her alanına entegre edin ve yalnızca bugünü değil, gelecek nesillere güzel bir dünya bırakmayı hedefleyin. Tüm bunları yaparken ahlaki değerlerinizden sapmayın. Ve en önemlisi: iyi insan yetiştirin. Çünkü yapılabilecek en büyük yatırım; bilinçli, adaletli ve erdemli bir insan yetiştirmektir. Bizzat biliyorum ki fırsat verildiğinde kadınlar harika işler çıkarır: detay görür, estetiği hisseder, çoklu süreci yönetir, kriz anında sezgisel hızla çözüm üretir. Bir annenin koruyucu refleksi, bir liderin stratejik aklıyla birleştiğinde ortaya sürdürülebilir sistemler ve değer üreten başarı çıkar. Bu bir üstünlük değil; katkı farkıdır. Ben şahsen kadın–erkek ayrımına inanmıyorum. İnsana inanıyorum. Ancak temel bir gerçek: 8 Mart’ın çıkış nedeni bir kutlama değildi. Kadınların çalışma hakkı ve insanca koşullar için verdiği mücadeleydi. Hâlâ bazı coğrafyalarda, kadın olmak başlı başına bir mücadele. İşte bu yüzden 8 Mart’ı önemsiyor ve vurguluyoruz. Günümüzde hala Dünya Ekonomik Forumu verileri ekonomik cinsiyet eşitliğine ulaşmanın onlarca yıl süreceğini gösteriyor. Uluslararası Çalışma Örgütü, kadınların iş gücüne katılım, yönetim kademelerinde temsil oranları ve ücret eşitliğinde hâlâ geride olduğunu ortaya koyuyor. Bu bir kadın–erkek yarışı değil, bir rekabet değil, bir denge meselesi, Eşitlik bir ayrıcalık talebi değil, toplumun kazancıdır. Kadın olarak sadece birlikte güçlenmek istiyoruz. Bizim hedefimiz: cinsiyeti aşmış bir profesyonellik kültürü. Çünkü gerçek güç, birlikte yazdığımız hikâyede saklı.

Exit mobile version