Küresel perakende sahnesini yeniden tanımlayan, şehir yaşamıyla bütünleşen ve deneyim odaklı yeni nesil AVM projeleri 2026’da perakendede çığır açıyor. Uzun yıllar boyunca AVM projeleri, büyüklükleri ve barındırdıkları mağaza sayısıyla değerlendirildi. Ancak küresel perakende ekosistemi bugün farklı bir noktada. 2026’ya yaklaşırken yeni projeler, “ne kadar büyük” olduklarından çok, nasıl bir deneyim sunduklarıyla öne çıkıyor.
Öne çıkan projelerin ortak noktası, AVM’lerin şehirden kopuk yapılar olmaktan çıkması. Açık alanlar, meydanlar, yürüyüş aksları ve ulaşım bağlantılarıyla desteklenen projeler, kent yaşamının doğal bir uzantısı haline geliyor. Bu yaklaşım, AVM’leri sadece belirli günlerde ziyaret edilen destinasyonlar olmaktan çıkararak, günlük hayatın içine yerleşen merkezlere dönüştürüyor.


Orta Doğu’nun Yeni AVM vizyonu
Orta Doğu, 2026’da küresel AVM yatırımlarının en dikkat çeken bölgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Riyad’da hayata geçirilen The Avenues Riyadh, çok bölgeli yapısıyla tek bir alışveriş merkezinden ziyade, farklı deneyim alanları sunan kentsel bir çevre yaratmayı hedefliyor. 2026 yılında açılış aşamalarına ulaşması beklenen proje, Suudi pazarına çok bölgeli, alışveriş merkezi içinde şehir konseptini getiriyor. Lüks, eğlence ve yaşam tarzını, bölgede nadir görülen bir ölçekte bir araya getiriliyor. Geleneksel alışveriş merkezlerinden farklı olarak, The Avenues, tekdüze koridorlar yerine farklı bölgelere sahip, kentsel bir ortam olarak gezilebilecek şekilde tasarlandı.


Bangkok’ta yeni bir çekim merkezi: Central Phaholyothin
2026’nın sonlarında açılması planlanan proje; yalnızca büyük ölçekli bir alışveriş merkezi değil, perakende, etkinlik alanları, kamusal mekânlar ve altyapıyı bir araya getiren çok işlevli bir kentsel destinasyon olarak tasarlandı. Daha çağdaş bir karma kullanım anlayışıyla, CentralWorld’ün kentin kuzeyindeki karşılığı olmayı hedefliyor.
Projenin önemi, ölçeği kadar zamanlamasında da yatıyor. Bangkok’ta perakende çekim alanlarının, turizmden çok ulaşım aksları ve konut yoğunluğu doğrultusunda genişlediği bu dönemde Central Phaholyothin, AVM’lerin artık kentsel büyümeyi izleyen değil, büyümeyi yönlendiren aktörler haline geldiğini gösteriyor.
Plaza 66 Pavilion – Şanghay
Mevcut bir AVM’nin genişletilmesiyle hayata geçirilen proje, artık büyümenin yalnızca alan artırımıyla değil, deneyim kalitesini yükseltme anlayışıyla ele alındığını gösteriyor.


Amerika Birleşik Devletleri Culver Steps
Amerika Birleşik Devletleri’nde, perakende sektöründeki en anlamlı yeniliklerden bazıları daha küçük ve daha bütünleşik bir ölçekte gerçekleşiyor. Culver Steps, geleneksel anlamda bir alışveriş merkezi değil. Yaratıcı, medya odaklı bir şehrin günlük ritmine doğrudan entegre edilmiş, kompakt, açık hava perakende ortamıdır. Buradaki perakende, kentsel altyapı işlevi görüyor. Hedefe yönelik gezilerden ziyade, günlük kullanımı, sosyal etkileşimi ve tekrar eden ziyaretleri destekliyor.


Avrupa La Maquinista genişlemesi, Barselona, İspanya
La Maquinista, uzun zamandır Avrupa’nın en başarılı açık hava perakende merkezlerinden biri. Mevcut genişleme aşaması, olgunlaşmış kentsel alışveriş merkezlerinin değişen tüketici beklentilerine nasıl uyum sağladığını vurgulamakta.
Proje, agresif büyüme yerine, kiracı karmasını, eğlence entegrasyonunu ve geçirilen zaman dinamiklerini optimize etmeye odaklanıyor. Avrupa perakende sektörünün deneyime, erişilebilirliğe ve uzun vadeli kentsel uyumluluğa giderek daha fazla öncelik vermesiyle birlikte, La Maquinista ilgi çekici bir referans noktası sunuyor.
Daha Gürültülü daha büyük değil sadece daha entegre
Birlikte ele alındığında, bu 2026 projeleri ortak bir yönelim ortaya koyuyor. Bunlar yalnızca büyüklük veya marka kimliğiyle tanımlanmıyor; niyetle tanımlanıyorlar.
Bölgeler genelinde, geliştiriciler tek tip çözümlerden uzaklaşarak, belirli kentsel, sosyal ve kültürel bağlamlara yanıt veren projelere yöneliyorlar. Perakende artık izole bir destinasyon olarak konumlandırılmıyor. Şehrin altyapısının bir parçası haline geliyor ve insanların nasıl hareket ettiğini, buluştuğunu ve zaman geçirdiğini şekillendiriyor.
Bu projeler hayata geçtikçe, alışveriş merkezlerinin gelecekte nereye doğru ilerlediğine dair daha net bir tablo ortaya çıkacak. Daha gürültülü değil, daha büyük değil. Sadece daha entegre ve insanların şehirleri gerçekte nasıl kullandıklarıyla alakalı olacak.
