“Eğlenceyi tek bir ziyaretle sınırlamayan; misafirlerine her gelişlerinde yeniden keşfedecekleri ve bambaşka maceralar yaşayacağı, unutulmaz bir deneyim sunan entegre bir tema park yapısı kurguladık.” diyen The Land of Legends Tema Park Direktörü Mehmet Serin, aqua ve hız trenlerinin bulunduğu kuru park alanlarını, eş zamanlı şovları ve lisanslı IP’lerin yer aldığı temalı dünyaları aynı çatı altında buluşturan bu yapının, The Land of Legends Tema Park’ı benzerlerinden ayrıştırdığını vurguluyor. European Star Awards’tan bu yıl da iki farklı kategoride ödülle dönen The Land of Legends, önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek yeni yatırımlarıyla büyümesini sürdürürken, çok yakında açılması planlanan Waterfly projesi için hazırlıklarına devam ediyor.
The Land of Legends Tema Park, yalnızca bir eğlence alanı değil; aynı zamanda bir deneyim dünyası sunuyor. Parkı benzer tema parklardan ayıran temel özellikleri ve hikâyesini nasıl tanımlarsınız?

The Land of Legends Tema Park’ı klasik bir tema parkın ötesine taşıyan en önemli unsur, misafirlerine çok katmanlı bir deneyim sunan entegre (combined) tema park yapısına sahip olmasıdır. Dünyada sayılı örnekleri bulunan bu yapı sayesinde park, aynı çatı altında farklı eğlence dünyalarını bir araya getiriyor. Adrenalin odaklı hız trenleri ve eğlence ünitelerinin yer aldığı Adventure Land ile su kaydırakları ve havuzlardan oluşan Aqua Land, misafirlere tek bir ziyaret içinde zengin ve bütüncül bir deneyim yaşatıyor. Parkta yalnızca eğlence üniteleri değil; hikâyesi olan temalar, karakterlerle kurulan bağlar ve her yaş grubuna hitap eden farklı dünyalar bir arada yer alıyor. Yıl boyunca açık olan parkta eğlence hiçbir zaman durmuyor; her alan, belirli bir hikâye ve tema doğrultusunda kurgulanırken bu yaklaşım misafirlerin parka adım attıkları andan itibaren kendilerini bir hikâyenin parçası gibi hissetmelerini sağlıyor. Eğlence, görsel anlatım ve detaylara verilen önem sayesinde The Land of Legends, misafirlerine tekrar tekrar gelmek isteyecekleri, deneyim odaklı ve benzersiz bir destinasyon sunuyor.
Uluslararası markalar ve lisanslı temalar, parkın küresel algısına önemli katkı sağlıyor. Bu iş birliklerinin ziyaretçi profiline ve marka gücüne etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Uluslararası lisanslı temalar, The Land of Legends’ın küresel ölçekte tanınırlığını ve çekim gücünü artıran en önemli unsurlardan biri. Farklı pazarlara hitap eden temalar sayesinde, misafir profilini doğru şekilde çeşitlendirebiliyoruz. Örneğin Masha & The Bear teması özellikle BDT pazarında güçlü bir etki yaratırken, Nickelodeon gibi global markalar dünyanın dört bir yanından misafirler için evrensel bir çekim noktası oluşturuyor. Bu iş birlikleri, hem marka güvenilirliğimizi pekiştiriyor hem de misafirlere tanıdık ama özgün bir deneyim sunmamıza olanak sağlıyor.
Tema park deneyimi bugün artık yalnızca hız ve adrenalinle sınırlı değil. The Land of Legends eğlence dünyasında değişen bu dinamiklere nasıl hazırlanıyor?
Günümüzde misafirler yalnızca adrenalin değil; hikâye, etkileşim ve kişiselleştirilmiş deneyimler de bekliyor. The Land of Legends olarak bu değişimi yakından takip ediyor, park deneyimini sürekli geliştiriyoruz. Ailelerin, çocukların ve yetişkinlerin aynı anda keyif alabileceği alanlar tasarlıyor; eğlenceyi görsel şovlar, temalı alanlar ve interaktif deneyimlerle destekliyoruz. Amacımız, her misafirin kendi ilgi alanına göre park içinde farklı bir yolculuk yaşayabilmesini sağlamak.
The Land of Legends Tema Park’ın önümüzdeki döneme yönelik yatırım ve gelişim planlarında hangi yeni deneyimler ve konseptler öne çıkacak?
Sürprizi bozmamak adına detayları paylaşmaktan kaçınsak da, büyüme ve gelişim konusundaki motivasyonumuzu hiç kaybetmediğimizi rahatlıkla söyleyebiliriz. Çok yakında hayata geçecek Waterfly projesi, parkın en iddialı ve heyecan verici yatırımlarından biri olacak. Kendi başına ayrı bir “land” olarak tasarlanan bu alanın merkezinde konumlanan Avrupa’nın en yüksek su kaydırak kulesi (Europe’s tallest waterslide tower), yalnızca yüksekliğiyle değil, sunduğu farklı kaydırak deneyimleriyle de parkın yeni simge yapılarından biri olmaya hazırlanıyor. Waterfly, su eğlencesini yeni bir seviyeye taşırken misafirlere unutulmaz bir adrenalin deneyimi sunacak. Bunun yanı sıra, ilerleyen dönemde farklı temalar ve deneyim alanlarıyla parkın evrenini genişletmeye devam edeceğiz.
European Star Awards’tan iki farklı kategoride ödülle döndünüz. Bu başarı sizin için ne ifade ediyor? Uluslararası arenadan gelen bu takdir, The Land of Legends’ın gelecek vizyonunu nasıl etkiliyor?
European Star Awards gibi prestijli bir organizasyondan iki farklı kategoride ödül almak, bizim için büyük bir gurur ve motivasyon kaynağı. Bu ödüller, ortaya koyduğumuz vizyonun ve ekip olarak gösterdiğimiz emeğin uluslararası arenada da karşılık bulduğunu gösteriyor. Aynı zamanda, misafir deneyimini odağına alan yaklaşımımızın doğru bir yolda olduğunu teyit ediyor. Bu takdir, geleceğe yönelik hedeflerimizi daha da büyütmemizi ve The Land of Legends’ı global ölçekte örnek gösterilen bir eğlence destinasyonu haline getirme vizyonumuzu güçlendiriyor.

