Alışveriş merkezleri, artık sadece alışveriş yapılan alanlar değil; şehirlerin ekonomik, kültürel ve sosyal yaşamını şekillendiren merkezler haline geldi. Türkiye’de ve dünyada AVM’lerin ekonomiye katkısı, sosyalleşme ve kültürel etkileşim alanları olarak işlevleri giderek büyüyor. Mall Report, Ekim sayısı için bu önemli ekosistemi masaya yatırdı.
Dünyada AVM’ler: Devasa alanlar, deneyim odaklı mekânlar
ABD’den Asya’ya, alışveriş merkezleri farklılaşan modelleriyle dikkat çekiyor. ABD’de kişi başına düşen kiralanabilir AVM alanı dünya ortalamasının üzerinde ve AVM’ler giderek “deneyim merkezleri”ne dönüşüyor. Çin’de ise devasa karma projeler hem alışveriş hem teknoloji, hem de eğlenceyi bir araya getiriyor. Avrupa AVM’leri ise daha çok şehir merkezine yakın, kültürel mirasla uyumlu ve erişilebilir projeler olarak öne çıkıyor.
Dünyadaki AVM trendleri, Türkiye’deki projeler için de yol gösterici nitelikte. “Deneyim, eğlence ve sosyal etkileşim odaklı konseptler, AVM’lerin ayakta kalmasını sağlıyor.”

Türkiye’de AVM ekonomisi: Hem ticaret, hem sosyalleşme
Türkiye’de ilk modern AVM, 1988’de Galleria ile hayatımıza girdi. O tarihten bu yana AVM sayısı 450’ye yaklaşırken, Türkiye ekonomisine sağladığı katkı giderek artıyor. AVM’ler yalnızca satış noktası değil, aynı zamanda ailelerin sosyalleştiği, gençlerin vakit geçirdiği ve gastronomi deneyimlerinin öne çıktığı merkezler olarak dikkat çekiyor.
2025 yılı itibarıyla Türkiye’deki alışveriş merkezleri (AVM) sektörü, ekonomik büyüklüğü ve istihdam katkısıyla dikkat çekici bir performans sergiliyor. Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği (AYD) verilerine göre, AVM’ler 2024 yılında yaklaşık 55 milyar dolar ciro elde etti ve 600 bin kişiye doğrudan, 2,1 milyon kişiye ise dolaylı olarak istihdam sağladı.
Türkiye’deki AVM’ler, hem ekonomik büyüklükleri hem de istihdam katkılarıyla önemli bir sektör olmaya devam etmektedir. Ancak, sektördeki büyüme hızının sürdürülebilirliği, ekonomik ve tüketici davranışlarındaki değişikliklere bağlı olarak şekillenecektir.
Karşılaştırmalı bakış: Türkiye ve dünya
Dünyada AVM’ler deneyim odaklı dönüşüme giderken, Türkiye’de sosyal yaşam ve gastronomi odaklı alanlar ön plana çıkıyor. Ekonomik güç bakımından ise Türkiye’de AVM’lerin perakende cirosundaki payı %30’a ulaşırken, Avrupa’da bu oran %10–15 arasında değişiyor.
Mimari ve konsept açısından da farklılıklar göze çarpıyor: Asya’daki mega projeler devasa ölçekte ve karma kullanım sunarken, Türkiye’de AVM’ler daha kompakt, ancak yaşam merkezi işlevini taşıyan tasarımlarla öne çıkıyor.
Geleceğe bakış: Dijitalleşme ve deneyim
Önümüzdeki dönemde hem Türkiye’de hem dünyada AVM’ler, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve deneyim odaklı konseptlerle varlığını güçlendirecek. Sosyal yaşam, kültürel etkinlik ve gastronomi ile entegre AVM’ler, ekonomiye sağladıkları katkıyı artırırken, kent yaşamını da dönüştürmeye devam edecek.
AVM’ler, İstanbul kent ekonomisinin ve tüketim kültürünün önemli aktörleri olarak konumlanıyor. Önümüzdeki dönemde, kentle bütünleşmiş, toplumsal etkileşimi destekleyen ve sürdürülebilir tasarımlara sahip alışveriş merkezlerinin öne çıkması bekleniyor. Bu gelişmeler, hem ekonomiye hem de şehir yaşamına yeni dinamizm katacak.
