Elektrikli otomobillerin dünyaya paralel olarak Türkiye’de de yaygınlaşması ve bununla birlikte şarj ağı istasyon sayılarının hızla arttığı günümüzde Türkiye’nin güncel durumu konusunda değerlendirmede bulunan AVERE Türkiye Elektro Mobilite Derneği Başkan Yardımcısı Haluk Sayar, kısa ve orta vadede Türkiye’nin bu alanda nasıl bir yol kat edeceğine dair düşüncelerini de okurlarımızla paylaştı.
Şarj istasyonları anlamında ülke olarak kötü durumda olmadığımızı belirten AVERE Türkiye Elektro Mobilite Derneği Başkan Yardımcısı Haluk Sayar, Togg’un üretilmesinin sektöre ciddi bir ivme kazandırdığını ve Togg sayesinde yasal mevzuatların hızla oluşturulduğunu ifade etti. Şu an 120’den fazla şirketin elektrikli araç şarj operatörü lisansı aldığını ve bu sayının her geçen gün artığını sözlerine ekleyen Sayar, “Her şirket lisans alabilmek için belli taahhütleri yerine getirmek zorunda; 50 tane istasyon kurmak ya da 5 ayrı ilçede istasyon kurmak gibi. Dolayısıyla ciddi bir şarj ağı altyapısı Türkiye’de oluşuyor. Şu anda Türkiye’de toplam 20 binin altında elektrikli araç var. Tüm şarj ağı işletmecileri üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğinde, 2023 yılı sonu itibariyle 200 bin araca yetebilecek elektrikli araç şarj ağı altyapısına sahip bir ülke konumunda olacağız. Kısaca bu olumlu ve hızlı gidişi devam ettirmeliyiz.” dedi. Türk otomotiv endüstrisinin elektrikli araçlara yönelmesinin önemine de değinen Sayar, “Ülkeler bazında dünya otomotiv pazarında 17’inci, AB ülkeleri arasında 5’inci sırada Türk otomotiv endüstrisi yer almaktadır.
Türk otomotiv endüstrisi 2022 yılında %57’si otomobil olmak üzere 2.012.102 adet araç üretti. İhracatı 2022 yılında önceki yıla kıyasla %15 oranında artış gösterdi ve toplam Türkiye ihracat içerisinde %13 pay ile ilk sıradaki yerini korumaya 16’ıncı yılında da devam etti.” açıklamasında bulundu. 2022 yılında toplam 31.5 milyar dolar otomotiv ihracatının %64’ünün AB ülkelerine ve %11’inin İngiltere’ye yapıldığını ifade eden Sayar, “Dolayısıyla Türk üreticilerinin AB ülkelerindeki yönelimlere göre araç ya da yedek parça üretmeleri hayati önem taşımaktadır. AB ülkeleri içten yanmalı motorlu araçlardan elektrikli olanlara doğru dönüşüm süreci içerisindedir.” değerlendirmesinde bulundu.
Sayar, Türkiye’nin elektrikli araç dönüşümündeki hedefiyle ilgili de şu şekilde konuştu: “Paris Anlaşması, Türkiye tarafından 7 Ekim 2021 tarihinde onaylanmış ve 2053 yılında karbon nötr ülke olma hedefi deklare edilmiştir. Paris Anlaşması’nı kabul etmesinin hemen ardından Kasım 2021’de COP26 Glasgow’da Türkiye’nin de aralarında olduğu 100’den fazla ülke ve otomobil üreticisi, lider piyasalarda en geç 2035 yılına kadar ve 2040 yılına kadar tüm dünyada, tüm yeni otomobil ve kamyonet satışlarının fosil yakıtsız olması, hızla yayılması ve benimsenmesi için yoğun bir şekilde çalışacak. Kısaca, Türkiye’de 2040 yılında satılacak araçların hepsinin elektrikli olması hiç de uzak bir ihtimal değil.”
