Ana içeriğe atla

ggh

MALLREPORT

DÜNYADA BENZERİ OLMAYAN TURİZME ÇAĞ ATLATACAK PROJE: GALATAPORT ISTANBUL

10.07.2021 - 16:40

Karaköy sahil şeridini 200 yıl sonra halkın erişimine açıp turizmden kültür-sanata kadar yaşamın her alanına dokunacak bir dünya projesi olan Galataport İstanbul, alışılmışın dışında misafirlerine sağlıklı, geniş vizyonda alışveriş ve sosyalleşme imkanı sunuyor.

Galataport İstanbul Genel Müdürü Tolga Engin, Galataport İstanbul’un sadece Türkiye’de değil dünyada da benzeri olmayan bir karma proje olduğunu vurgulayarak,” Burada kruvaziyer limanından dünyanın en seçkin otel zincirlerinden birine, kültür sanat kurumlarından mağazalara, yeme içmeye varana kadar pek çok alan bulunuyor.” dedi.

Galataport İstanbul ziyaretçilerine nasıl bir yaşam alanı sunmayı planlıyor?

Şehrin tarihi limanı Galataport İstanbul projesiyle dünya standartlarında bir kruvaziyer limanına ve yeni bir destinasyona dönüşüyor. Projenin en önemli katkılarından biri de dünyada ilk kez hayata geçirilen ve özel bir kapak sistemi ile yerin altında kurgulanan terminal sayesinde yaklaşık 200 yıldır halkın erişimine kapalı olan bu sahil şeridinin halkın erişimine açılması oldu.

Galataport İstanbul erişilebilir ve düşük katlı yapıları ile mahalle konseptinde tasarlanmış, bölgenin tarihi dokusuyla uyum içinde bir mimariye sahip. Yatay mimari anlayışı ve konsept genelinde yüksek oranda açık alana sahip. Galataport İstanbul misafirlerine “nefes alan”, sağlıklı ve güvenli bir kültür sanat, çalışma, alışveriş ve yeme içme deneyimi sunuyor.

İstanbulluların ve şehrin ziyaretçilerinin aileleriyle, sevdikleriyle tüm günlerini geçirebilecekleri, yeni anılar oluşturacakları bir mahalle haline geliyor. Galataport İstanbul, ziyaretçilerine aynı zamanda şehrin merkezinde dijitalleşme ile günlük hayatı kolaylaştıran tüm imkânları ve son teknolojileri bir arada sunuyor.

Galataport İstanbul nasıl bir vizyona sahip?

Galataport İstanbul yaşamın her alanına dokunacak bir dünya projesi. Burada, eski deneyimler yenileriyle zenginleşecek. Tarih boyunca farklı milletlerin bir arada yaşadığı, farklı inançların saygı içerisinde birlikte var olduğu, farklı dillerin birbirini anladığı İstanbul’un en değerli bölgelerinden birinde bulunan Galataport İstanbul, tekrardan kültürleri buluşturacak, herkesi kucaklayıcı bir destinasyon oluyor.

Ziyaretçilerinize alışveriş deneyimleri için nasıl bir ortam hazırlıyorsunuz?

Projemiz, alışveriş kültürünün kapalı alanlardan tekrar açık alanlara kaydığı bu dönemde, mimarisi ve kendine has konseptiyle öne çıkıyor. Şehrin merkezinde dijitalleşme ile günlük hayatı kolaylaştıran tüm imkânlarını ve son teknolojileri bir arada sunan bir ekosistem olarak tasarlanıyor. Galataport İstanbul’da yer alan markalar, daha önce Türkiye’de yer almış olsun veya olmasın, tüm hedef kitlelere ve farklı zevklere hitap eden, temelinde deneyim olan bir konsept ile hizmet verecek.

Burada alışveriş, yeme içme, etkinlik deneyimlerini fiziksel ve dijital mecralarda birleştirecek yenilikçi, inovatif deneyim alanları yaratacağız. Galataport İstanbul’da misafirler için son teknoloji ile uygulanmış artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik deneyim alanları olacak. 5G hızı ile de B2B iş birliklerinde en az gecikme süreleri ile etkinlikler, organizasyonlar düzenlenebilecek.

Alışılmış bir alışveriş deneyiminden öte, kültür sanat ve yeni fikirlerle dolu bütünleşik bir alan yaratıyoruz. Yenilikçi dijital uygulamalar sayesinde iş ortaklarımızın ve misafirlerimizin deneyimlerini sürekli iyileştirmeyi ve geliştirmeyi amaçlayarak, inovasyon ve teknolojinin kalbinin attığı yeni nesil bir mahalle olacağız. Yalnızca Galataport İstanbul’da deneyimlenebilen, proje ile özdeşleşecek mağaza konseptleri, ürün gamları, lezzetler ve fark yaratan sunum şekilleriyle, kiracılara müşteri deneyimi arttırmaya yönelik özel bir ortam oluşturuyoruz.

Alışveriş deneyimi için hangi sektörlerle iş birliği yapmayı planlıyorsunuz?

Kiracılarımızdan perakende ve yeme içme alanındaki sivil toplum kuruluşlarına, danışmanlarımızdan ilgili kamu otoritelerine kadar yerli ve yabancı geniş  bir paydaş kitlesi ile ilk günden bu yana yoğun bir iş birliği ve iletişim içerisindeyiz.

Müşteri memnuniyetini sağlamak için nasıl bir politika izleyeceksiniz?

Galataport İstanbul’u mimari, yaşam, kültür sanat ve teknoloji alanlarında farklı deneyimler sunan, misafirlerimiz ve müşterilerimiz için hayatı kolay ve keyifli kılan bir yer haline getirmek için çok önemli çalışmalar gerçekleştirdik ve geliştirmeye devam ediyoruz. Buradaki bütün ziyaretçilerimiz bizim birer misafirimiz, işletme kurgumuz bu yaklaşım üzerine oluşturuldu. Bu bizim için olmazsa olmaz bir unsur. Hizmet anlayışımız; misafirlerimizin rahat etmeleri, iyi hissetmeleri, burada yaşadıkları anla ilgili mutlu hissetmeleri üzerine kurgulandı.

Çok büyük bir projeye sahipsiniz. Bu projeyle, sağlanan istihdamla ekonomiye nasıl bir etki bırakacaksınız bahseder misiniz?

Galataport İstanbul pek çok farklı fonksiyonu bir arada bulunduran, sadece Türkiye’de değil dünyada da benzeri olmayan bir karma proje. Burada kruvaziyer limanından dünyanın en seçkin otel zincirlerinden birine, kültür sanat kurumlarından mağazalara, yeme içme alanlarına kadar istihdam yaratacak pek çok alan bulunuyor.  Proje önemli bir istihdam yaratırken, ana kruvaziyer limanı olması ve çevre bölgede yaratacağı hareketlilik de turizm başta olmak üzere istihdam anlamında ciddi bir potansiyel yaratacak. Galataport İstanbul 3,500 kişiye doğrudan, 20 bin kişiye ise dolaylı sağladığı istihdamla ülke ve şehir ekonomisine katkı sağlayacak.

Projemizde 250’ye yakın perakende ve yeme içme noktası bulunuyor. Ayrıca %40’lık yeme içme oranı ile şehrin yeni gastronomi mahallesi konumuna geliyor.

Proje alanında yer alan İstanbul Modern ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Resim ve Heykel Müzesi ile sanatın Türkiye’deki en iyi örneklerine ev sahipliği yaparak şehrin kültür sanat alanındaki yeni buluşma noktası oldu. Proje kapsamında peyzaj düzenlemesi hayata geçirilen tarihi Tophane Meydanı İstanbul’un ilk müze meydanı oluyor. Meydanı taçlandıran ve çok özel bir teknikle restore edilen Tophane Saat Kulesi, Galataport İstanbul’da eski ile yeniyi buluşturan, anları ve anıları sahiplenen bir simge olarak İstanbulluları ve şehrin ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor.

Galataport İstanbul yıl boyunca çeşitli pek çok kültür sanat ve tasarım etkinliğine ev sahipliği yaparak çevresindeki kültür sanat etkinliklerinde de %72’lik bir artış sağlamayı hedefliyor.

Proje alanında kalan tescilli binaların restorasyonu ile İstanbul'un çok değerli tarihi binaları şehre geri kazandırıldı. Rıhtımın en eski binası olan Paket Postanesi, özel arduvaz çatıları ve cepheleri ile projenin simgelerinden biri. Projede yer alan diğer üç tescilli bina; Merkez Han, Karaköy Yolcu Salonu ve Çinili Han binaları da restore ediliyor ve Peninsula İstanbul oteline ev sahipliği yapacak. Dünyada sadece 10 seçkin lokasyonda yer alan Peninsula Hotels markasının bir halkası olan otel, 177 odası ile tarihi yarımadanın tam karşısında yer alacak.

 

Galataport İstanbul projesi olarak içinde bulunduğumuz pandemi sürecinin sizi nasıl etkileyeceğini düşünüyorsunuz?

Galataport İstanbul, günümüz şartlarına uygun olarak; sosyal mesafelerin korunmasına imkân veren bir mimariye sahip. Özel mimarisi ve açık alanlarıyla güvenli sosyalleşmenin merkezi olacak. Yakın gelecekte sosyal hayat ve alışveriş trendlerinde tıpkı Galataport İstanbul’da olduğu gibi açık alanlar ve cadde konsepti öne çıkacak.  Yatay mimari anlayışı ve konsept genelinde açık alanların fazla olması bize sosyal mesafe anlamında büyük avantaj sağlıyor. Benzer bir tasarım dili, restoran ve kafeler başta olmak üzere konseptimiz dahilindeki tüm alanlarda da benimsenecek, kiracılarımız günümüz şartlarına uygun olarak, sağlık kuralları ve sosyal mesafeyi gözeterek hizmet verecek.

Galataport İstanbul olarak terminal ve diğer bütün birimlerimizle, gelecek misafirlerimize en güvenli ve hijyenik şartlarda ağırlamaya hazırız. Otoritelerin ve devlet kurumlarının yönerge ve uyarıları doğrultusunda, terminal girişinde termal kamera ile ateş ölçümünden maske kullanımı ve terminalin tüm alanlarının düzenli olarak dezenfekte edilmesine kadar, her türlü tedbiri titizlikle almış bulunmaktayız.

Sürecin her aşamasında Sağlık Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlarla tam bir iş birliği içinde çalışıyoruz. Pandemi koşullarında en iyi ve güvenli şekilde hizmet vereceğiz.

Henüz açılamadan Ağustos 2020’de Akdeniz Kruvaziyer Limanları Birliği MedCruise tarafından layık görüldüğümüz “Pandemi Sürecinde En Yüksek Bağlılık Gösteren Doğu Akdeniz Kruvaziyer Limanı” ödülü, önümüzdeki dönemdeki başarılarımızın bir habercisi niteliğinde.

 

nb

Yukarı