Ana içeriğe atla

ggh

“YAZILIM SIRKETLERI İHRACAT TEŞVİKLERİNDEN YARARLANDIRILMALI”

10.07.2021 - 18:32

Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) Yönetim Kurulu Başkanı Gönül Kamalı, pandemi ile birlikte iletişim altyapıları, uzaktan işletme yönetimi, uzaktan eğitim, uzaktan sağlık gelişmelerinin yazılım ihtiyacının iç pazardan temin sürecini hızlandırdığını, yerli yazılıma olan ilgi ve yerli yazılım sektöründe ticarileşme potansiyelinin arttığını söyledi. Gönül Kamalı, ihracat teşviklerinden yazılım şirketlerinin yararlandırılmadığını vurgulayarak, Turquality marka programının yazılımcılar içinde uygun hale getirilmesini istedi.

Bize öncelikle YASAD ve üye profili hakkında bilgi verir misiniz?

Yazılım Sanayicileri Derneği ülkemizde yerli yazılım sektörünün yegane temsilcisi olarak 1992 yılında kurulmuştur. Türk Yazılım ve Bilgi Teknolojileri sektöründe faaliyet gösteren şirketleri temsil eden  tüzel bir dernek olarak temel amacı, Türkiye yazılım pazarını büyütmek, yerli yazılım kullanımını geliştirmek, yazılım ihracatını ve yazılım sektöründeki istihdamı arttırmaktır.

YASAD işbirliği içinde olduğu diğer sektör dernekleri ve kuruluşlarla geniş katılımı ve etki alanı olan bir çatı oluşturmaktadır. Sektör paydaşları arasındaki iletişimi sağlamak yanı sıra Bakanlıklar ve devlet kurumları ile olan bağlantıları ile ülkemizin yazılım ve bilgi teknolojileri alanındaki, ulusal hedef ve önceliklerimizin belirlenmesine ve güncellenmesine öncülük eder.

Derneğimizin üyeleri arasında Netaş, Havelsan, Innova, Intertech, Etiya gibi ülkemizde tanınmış ve yüksek istihdama sahip şirketler yanı sıra uluslararası büyüme potansiyeline sahip çok sayıda yazılım firması da bulunmaktadır.  Günümüzde 400’ü aşkın üyesiyle YASAD yazılım ve bilgi teknolojileri alanındaki ulusal hedeflerimizin gerçekleştirilebilmesi amacıyla, aktif, sonuç odaklı ve sürdürülebilir proje ve faaliyetler yürütmekte, teknoloji platformları oluşturmaktadır.

Türkiye’de yazılım sektörünün durumu ve dünyadaki yerini anlatır mısınız?

Türkiye içerisinde yerli yazılım kullanımı ve sanayide dijital dönüşüm son 2 yıldır Türk yazılım sektörünün önünü açan yeni bir dönüşüm, yeni bir dijital atlama olmuştur. Pandemi ile birlikte iletişim altyapıları, uzaktan işletme yönetimi, uzaktan eğitim, uzaktan sağlık gelişmelerinin öncelikli ihtiyaçları iç pazardan temin sürecini hızlandırdı. Yerli yazılıma olan ilgi ve yerli yazılım sektöründe ticarileşme potansiyeli hızlı arttı. Maalesef Türk yazılım sektörü dünya yazılım sektöründen çok küçük bir pay almakta günümüzde, son yıllardaki bu hızlanma ve başarı bizi uluslararasında da önemli noktaya taşıyacağına inanıyoruz.

Sadece iletişim değil, iş yapış şekillerinin yazılım sektörüyle gerçekleştiği bir dönemde sektörün stratejik olduğu tüm paydaşlar tarafından kabul edilmektedir. Ancak kamu tarafında halen daha bu yargıya ulaşılmadığını tam anlamıyla ulaşamadık. Pandeminin özellikle ilk 3 ayında görüldüğü gibi yazılım, hayatın sürmesini sağlayan yegane sektör oldu. Ne yazık ki yazılım sektörü olarak istediğimiz desteği alamadık ve istediğimiz sesi çıkaramadık. Öte yandan sektörümüzün önemi, oyun sektöründe iki firmamızın yurtdışı başarısıyla fark edildi. Oysa sanayinin dijital dönüşümünde çok ciddi bir sınav bizi bekliyor. Eğer rekabetçi dijital dönüşüm yazılımları (yapay zeka, arttırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik) hızlı bir şekilde üretim sanayisine entegre edilemezse global yazılımlar karşısında ciddi bir zafiyetin bizi beklediğini aktarmaya çalışıyoruz.

Ülkemizde yerli yazılımın gelişmesi adına verilen eğitim ve kamu desteği yeterli mi, devletten beklentiniz neler?

Yazılımın stratejik ve kritik kısmının yatırım alanına dahil olması için kendi başına sektörün bir ‘Bakanlık’ altında değerlendirilmesini istiyoruz. Yazılım adı altında onlarca dikey alan var; oyun, siber güvenlik, savunma sanayi, üretim, telekomünikasyon, finansal, sektörel yazılımlar gibi büyük bir organizma. Politikalar ve stratejiler bu organizmaya göre şekillenmeli ve her bir dikey için aksiyonlar alınmalıdır. Ülkemizde verilen ihracat teşvikleri büyük ölçüde mal ihracatına göre yapılandırıldığı için yazılım şirketlerimiz büyük ölçüde bu desteklerden yararlanamıyorlar. Turquality gibi uluslararası marka desteği veren programların yazılımın içinde yer aldığı hizmet sektörüne de uygun hale getirilmesi gerektiğini vurguluyoruz. Devletten bir diğer beklentimiz de istihdam desteğidir. Yazılım sektörünün yegane hammaddesi “insan” olduğundan gerçekleştirilen projelerin, yazılım ürünlerinin dünya çapına çıkarılabilmesi için istihdam desteği büyük önem arz etmektedir.

Özel sektörde yerli yazılım kullanım oranı nedir, arttırılması için ne yapılmalıdır?

Dünya çapında marka yaratmış firmaların yerli yazılım kullanım oranı yüksek. Türkiye’de sektörel yazılımlarda da dünya ile rekabet edebilecek ürünler mevcut. Ancak dünya çapında bir Türk yazılım markası için daha yapılması gerekenler var. Telekomünikasyon, finans alanında dijital dönüşümün eş zamanlı yürütüldüğünü görüyoruz, savunma sanayii ve oyun sektörlerinde de teknoloji üreten firmalarımız güçlü. Potansiyel var ancak neden dünya çapında marka çıkmıyor? Yazılım sektöründe yenilikçi ürünleri olan ve global yaygınlaşabilecek şirket sayımız az değil. Ama ölçekleri düşük kalıyor, buna de temel sebep sermayedir. Bireysel sermayeye dayalı şirketler istenilen atağı gerçekleştiremiyor, büyüme için finansman kaynaklarına erişmek zorunlu. Özellikle kamu ihalelerinde yüzde 60 yerli yazılım kullanma zorunluluğu getirilmesi, şirketlerimizin sıçramasına önemli bir katkı sağlayacaktır.

nb

Yukarı