Ana içeriğe atla

ggh

02.06.2021 - 15:56

'Durgunluk' her ülke ekonomisinin çıkmaz sokağıdır. Hem bireyler hem de işletmeler için aynı şekilde korkutucudur. İşletmelerin satış ve karlarının düşmesine neden olur. Bu dönemlerde yatırımcılar nadiren bulunur, hatta hiç yoktur. Azalan satışlar, işletmeleri savaşa dönüşen fiyat indirimleri yapmaya zorlar. Lüks ürünlerle uğraşan işletmeler durgunluktan büyük ölçüde etkilenir. Durgunlukta bunlar olurken birde Covid-19 etkisi ile işletmelerin uzun süreli zorunlu kapanmalarının etkileri daha derin oldu.

2008’deki küresel ekonomik durgunluk birçok büyük ülkeyi, şirketi ve işletmeyi dizlerinin üstüne çöktürmüştü; birçoğunu operasyonlarını kapatmaya zorladı. Ekonominin sinir ucu olan başta perakendecileri ve AVM yatırımcısını büyük ölçüde aksattı. Bugün, durum daha da yıkıcı… Dünya çapında perakendeciler; tüketicilerin yasaklar, kötüleşen iş piyasaları ve bunun sonucunda işten çıkarmalar sebebiyle harcamadan kaçınması nedeniyle, satışlarında çok büyük düşüşler bildiriyorlar. Çalışanlar bile işlerinin ne kadar süreceğini bilmemenin verdiği güvensizlik nedeniyle giderlerini gittikçe kısıyor.

Küresel salgın, tüketicilerin AVM’lere ziyaretlerini çok büyük oranda azaltınca perakendecilerin büyük gelir kaybına uğramasına sebep oldu. Ziyaretçi sayılarının düşmesi ile AVM’ler, satış rakamlarının sert bir şekilde düşmesiyle perakendeciler sürekli bir endişe hali yaşıyor. Sektör analistleri, ekonomik gerilemenin alışveriş merkezi sahipleri için daha felaket olabileceğini tahmin ediyor. Çünkü perakendecilerin birçoğunun çevrimiçi kanaldan satışlarını sürdürmesi bir B planı gibi duruyor. Ancak, perakendecilerde hedef müşterilerini etkilemek için satış rakamlarını her geçen gün düşürmek zorunda kalıyor. Küresel salgın ve ekonomik durgunluktan kaynaklanan iflaslar ve yasaklar birçok mağazanın kepenklerini aşağı çekti. 2021’in kalan kısmında gelgite dayanamayan birçok işletmenin kapanmasının görülebileceği öngörülüyor.

2021 ve 2022’nin özellikle AVM sahipleri için zorlu olması bekleniyor. AVM sahipleri, tüketicilerin ve perakendecilerin küresel kriz sebebiyle değişimleri ile ilgili iki yönlü bir sorun yaşıyorlar. Perakendeciler yeterli finansman sağlanamadığı için yeni projeleri beklemeye aldılar. Ayrıca, mevcut kiralama koşullarını baştan sona değiştirmek istiyorlar. Tüketiciler ise kapalı alanlarda salgından etkilenme olasılığı sebebiyle kaygılılar.

Tüm bunlara rağmen, AVM sahiplerinin iyimser oldukları bir tarafları da var. Çünkü, ekonomik krizler konusunda deneyimliler ve bağışıklık kazandılar. Ayrıca, ülkemizdeki her durgunluğun ardından beş yıllık bir ekonomik yükselme döneminin geleceğini tecrübe ettiler. Ekonomik çöküşün etkisini yenmek için stratejiler geliştiriyorlar. Avm yönetim şirketleri, yakalanması zor müşterileri etkilemek için yenilikçi yollar deniyor.

AVM’ler elbette yok olmayacak. Bununla birlikte, AVM sahipleri pastadan dilim almak için dikkatli olmaları gerekecek. Tüketicinin mali durumu kısıtlı olduğundan, yalnızca inandıkları ürünlere harcamayı tercih edecekler; hayatlarının kalitesini veya kesinlikle gerekli olan bir şeyi iyileştirecekler. Pazarlamanın en etkili aracı, bu gerçeği kullanmak ve ürünü veya hizmeti tüketicinin ihtiyacı olan bir şey olarak satmak ya da yaşam tarzını iyileştirecek bir yatırım olacağına inandırmaktır.

Peki durgunluktan kimse fayda görür mü?

Her ekonomik durgunluğun olduğu dönemde başarılı olabilecek bazı işletmeler ve insanlar vardır. Küresel salgın ve takibinde ortaya çıkan küresel ekonomik durgunluk döneminde de bundan fayda sağlayan işletmeler ve insanlar oldu.

Çevrimiçi satış, çevrimiçi yayın ve çevrimiçi eğlenceye olan talepte büyük bir artış görüldü.

Yeterli devlet desteği alamadığı için iflas ve gelir kaybı ile uğraşan şirketlerin maalesef tefeciler ve günlük ödeme kredisi satan firmalara yönelmesi ile bu karanlık bölgedekiler fayda sağladı.

Kalitesiz mal satan firmalar (gelir düştüğünde talebin arttığı mallar).

Süpermarket gibi bazı firmalar durgunluktan olumsuz etkilenmedi. İnsanlar lüksü azalttılar ama yiyeceklerinde kesinti yapmadılar. Düşen varlık fiyatları, bir ev satın almayı daha ucuz hale getirdi. Bu ilk kez ev alacaklar için iyi ve servet eşitsizliğini azaltmaya yardımcı olabilirdi. Ancak, ülkemizdeki yüksek faizler sebebiyle büyük bir fırsat kaçtı.

Aşı, maske, tıbbi gerek, dezenfektan, ilaç üreten firmalar tüm zamanların en büyük gelirlerine sahip oldular.

Covid durgunluğu alışılmadık bir durum çünkü durgunluktan büyük kazananlar ve büyük kaybedenler her zamankinden daha fazla. Her şey, işletmenin toplam talep kadar virüsün dinamiklerinden nasıl etkilendiğine bağlı.

nb

Yukarı