Ana içeriğe atla

ggh

11.10.2021 - 16:51

Değerli MALL REPORT okuyucuları sizi bu kez Prof. Dr. Gürsel Öngören ve İSTEB Yönetim Kurulu Başkanı Ulvi Özcan ile buluşturmayı faydalı gördüm. Hani denir ya tam zamanı, tam zamanı… Gürsel Hocanın kısaca görüşlerini hayat taşı rolünüze göre okuyacaksınız eminim; kiracı mülk sahibi yatırımcı emlak brokeri her ne iseniz… Ama unutmayın ki hepimizin ortak noktası yani ortak paydası tüketici olmamız.

Bu ay, kamuoyunda geniş tartışmaları yapılan sarsıcı bir konuya değiniyoruz. Yüksek fiyatlı konut kiraları ve barınma sorunu ile karşı karşıya kalan öğrencilerimiz… 
Salgın sürecinde azalan konut üretiminin özellikle kiralık konutlarda fiyat artışlarına neden olması hali hazırda ekonomik sıkıntılarındaki derinleşmeye karşı yaşama gayretinde olan tüketicileri daha da zor durumda bırakıyor. Üniversitelerde yeniden başlayan yüz yüze eğitim ile öğrencilerin kiralık ev arayışındaki yoğunluk, yüksek faiz oranları, kentsel dönüşüm faaliyetleri, sığınmacı sayısındaki artış, yabancıların Türkiye'deki konut talebi gibi nedenler de zaten artan fiyatları katlayarak yukarı doğru tetikliyor. Öyle ki, mevcut kiralarda yüzde 30'lara varan, yeni kiralamalarda ise yüzde 50 hatta yüzde 100’e varan artışlar söz konusu. 

Türkiye’de ilk kez, emlak sektörüne saygınlık kazandırmak, hem emlak tüketicisinin hem de yatırımcısının aldığı hizmetin kalitesini artırmak için bir araya gelen gayrimenkul uzmanları tarafından kurulan ve emlakçılık sektörüne farklı bir vizyon getiren İstanbul Emlak Brokerleri Kulübü İşletme Kooperatifinin (İSTEB) Yönetim Kurulu Başkanı Ulvi Özcan, kapsamlı araştırmalardan, yapılacak ortak akıl toplantılarından sonra çıkacak bir emlakçılık kanununa ihtiyacımız olduğuna dikkat çekiyor ve görüşlerini şöyle paylaşıyor, “Pandemi nedeniyle tüm tedarik zincirlerinde olduğu gibi emlak sektöründe de sorunlar oldu. Bu sürede çoğu yurt kirasını ödeyemedi ve kapandı. Maddi durumu iyi olan Irak, İran, Suriye, Afganistan, Katar, Kuveyt gibi ülkelerin vatandaşları ülkemizde ciddi sayılarda konut satın aldılar. Belli bir rakam üzerinde mülk alana vatandaşlık verilmiş olması da bu süreci hızlandırdı. Döviz kurlarına bağlı temel üretim malzemelerindeki artışlar iş yapan birçok müteahhidi korkuttu, meydan ‘’ne yapsam satarım’’ diyen girişimcilere kaldı; nitekim şimdilik satıyorlar. Bu temel sorunlara sizler de birçok madde ekleyebilirsiniz… Ancak eklediğiniz veya çıkardığınız hiçbir şey Türkiye’nin bir konut politikasına ihtiyacı olduğu gerçeğini değiştirmez.”

Peki bugün karşı karşıya olduğumuz fahiş kira artışlarının yasalarda karşılığı var mı?
GYODER (Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği) Başkan Yardımcısı, AYİDER (Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği) Başkan Yardımcısı, Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı Prof. Dr. Gürsel Öngören, kira artırımlarındaki yasal çerçeveyi bizlere şöyle aktarıyor:
“Kira miktarının enflasyona ve günün şartlarına göre arttırılması hakkaniyete uygundur. Ancak bu miktar fahiş oranlarda arttırılmaya çalışılırsa Kanun müdahalesiyle karşılaşılır. Kira artış oranlarında uygulanabilecek en üst sınır bir önceki kira dönemine ait TÜFE’deki 12 aylık ortalamadır.
İşyeri kira tespit davası ile konut özelinde bir fark bulunmamaktadır. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kira artış oranın belirlenmesi için iki ihtimal söz konusudur.
Prof. Dr. Gürsel Öngören yurtlar konusuna da şöyle değiniyor:
“Özellikle öğrencilerin ailelerinin olmadığı şehirlerde üniversite okuyor olmaları onları kiralık daire ihtiyacı içine sokuyor. Özellikle 200'e yakın üniversitenin o ildeki kiralık ev durumunun incelenmeksizin veya tüm öğrencilerin uygun koşullarda barınacağı yurtlar yapılmaksızın veya bir planlama olmaksızın açılmış olması maalesef sorunu büyütüyor. Yurtların ya sayısı yetersiz veya barınma şartları gençlerin yaşam biçimlerine uygun değil. Bu yüzden kamunun elinde olan yurtlar pek tercih edilmiyor ve yetersiz. O yüzden bu alanda da birkaç inşaat şirketi yurt niteliği olan konutlar üretmeye başladı. Başarılı bir örneğini Sakarya'da gördüm. Bu alanda özellikle belediyelerin insiyatif almaları ve yurt üretimine yönelik özel sektör projelerine arsalarını tahsis etmeleri hızlı bir çözüm olabilir.

nb

Yukarı