Ana içeriğe atla

ggh

SANATÇI OLMASAYDIM GAZETECİ YA DA TAKSİCİ OLMAK İSTERDİM

22.11.2021 - 15:24

Oynadığı onlarca dizi ve filmde oyunculuğuyla hafızalara kazınan ve son olarak Kanunsuz Topraklar dizisinde istihbaratçı Rafet Bey karakterini canlandıran Murat Aydın’la dergimizin bu ayki sayısı için keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Oyunculuk, yönetmenlik, yapımcılık, fotoğraf ve seslendirme sanatçısı olarak sanatın birçok dalıyla iç içesiniz. Bunlardan hangisi sizi daha çok “Murat Aydın” yapıyor?

Merhaba, teşekkür ederim. Güzel bir soru. Yalnız; oyunculuk, yönetmenlik, yapımcılık, fotoğraf ve seslendirme haricinde benim bir de eğitimci yanım var. Kamera ve tiyatro oyunculuk eğitimi veriyorum. Hangisi bana daha çok daha çok çekici ya da beni mutlu ediyor veya Murat Aydın yapıyor sorusu tabii ki herhalde oyunculuk. Onun haricinde bir de eğitimci yanım.  Çünkü çocuklardan, gençlerden çok şey öğreniyorum ve ayrıca oyunculuk yaparken de farklı karakterler, ters ve  zıt, olumsuz olan karakterlere ses nefes vermek benim için gerçekten çok keyif verici. Yani bunlar beni daha çok Murat Aydın yapıyor.

Sanatçı olmasanız hangi mesleği yapmak sizi şu anki kadar mutlu ederdi?

Sanatçı mıyım değil miyim bilmiyorum ama herhalde buna izleyicilerimiz karar verecektir ya da siz öyle görüyorsanız teşekkür ederim. Çünkü sanatçı olmak gerçekten çok zor. Sanatçı olmasaydım hangi mesleği yapmak isterdim? Bir  taksici olmak isterdim bir de gazeteci olmak isterdim. Araştırmacı gazeteci. Çünkü kişiliğimin geliştiği ya da oturmaya başladığı dönemlerde ülkemizde çok ciddi derecede politik cinayetler işleniyordu ve bunlardan bir tanesi de Uğur Mumcu. Kitaplarını okumuştum. Daha çok böyle araştırmacı gazeteci olmak isterdim. Taksici olmak kısmına gelince;  yeni insanlarla tanışmak, diyalog kurmak, onları çözmeye ve anlamaya çalışmayı hep istemişimdir o yüzden hep taksicilik yapmak istemişimdir. Şu anda istiyor musun diye sorarsanız gazetecilik tabii ki yapamam ama taksicilik herhalde hala yapabilirim.

Oyunculuk hayatınızda en unutulmaz anınız nedir?

Oyunculuk hayatımda en unutulmaz anım. Aslında bir değil birçok var ama ilk kamera karşısına geçtiğim anı hiç unutmuyorum. Çünkü ülkemizde hala çok sevilen, filmleri onlarca defa izlenen rahmetli Kemal Sunal ile kamera karşısına geçtiğim an. 1993 yılında Bay Kamber diye bir dizi filmde oynuyordu. Ben de bir aşçı yamağını oynuyordum orada. Kendisinin bana verdiği bir öğüt var ve onu hiç unutmuyorum. Bir de Kurtlar Vadisi'nde bir sahne ve  Ahtapot diye bir karakter vardı. Sevgili oyuncu abim Murat Çobangil oynuyordu. Ben de Baltazar olarak psikopat bir adam oynuyordum. Hasmım Ahtapot’a olan hıncımı ölmüş hayvan ahtapottan çıkartıyordum masaya vurarak. Güya düşmanım ahtapotu masaya vuruyormuşum gibi  yazılmıştı senaryo. Bu sahne beni çok zorlamıştı. Ölü bile olsa bir hayvana eziyet etmenin sıkıntısını yaşadım ve çok özür dileyerek söylüyorum midem bulanmıştı ki  benim midem kolay kolay bulanmaz.

15 yaşınıza geri dönme şansınız olsa, bugünkü Murat’a ne söylemek isterdiniz?

15 yaşıma geri dönseydim eğer şimdiki Murat'a ne derdim? Aslında bunun da  birçok cevabı var ama iki tanesini paylaşabilirim herhalde sizlerle. Biri on beş yaşındaki Murat'ı iyi yerlere taşıdığım için teşekkür ederim. İkincisi ise, daha iyi yerlere taşı lütfen. Bir tane daha söyleyeyim mi? Zamanı çok çok daha iyi kullan.

Yakın zamanda sizi hangi projelerle göreceğiz?

Kendi çektiğim projem var VurKaç dizi diye. Öğrencilerimle çektim amatör ruhla profesyonelce çalıştık. 10 bölümlük bir dizi. Onun haricinde şu an Kanunsuz Topraklar dizisinde istihbaratçı Rafet bey karakterine ses nefes oluyorum. Onun haricinde de gelen senaryoları değerlendirmeye çalışıyorum. Zaten bir dizide çalışırken başka bir projede çalışmak doğru değil o yüzden bakalım kısmet.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. Bir an böyle geçmişe, çocukluğuma ve gençliğime gittim. Kamera oyunculuğuna ilk başladığım zamanlara,  tiyatro ile tanıştığım zamanlara gittim. Bana bu yolculuğu yaşattığınız için ayrıca teşekkür ederim.
 

nb

Yukarı