Ana içeriğe atla

ggh

ÖNEMLİ OLAN ÇOK PROJE DEĞİL KALİTELİ PROJE

11.10.2021 - 16:12

Toprak SERGEN “ Yeni dönem oyunculukta bence herkes elinden gelenin en iyisini yapıyor. Çok ciddi rekabet çok fazla insan ve çok az iş yapılabiliyor, çok çok başarılı performanslar izliyorum” dedi.

Oyunculuğa başlama hikâyenizi bize anlatır mısınız? Oyuncu olamaya nasıl karar verdiniz?
Oyunculuk bende aslında doğuştan oluşmuş bir şeydi diye düşünüyorum çünkü iki üç yaşındayken benim için evin bölmeleri salon, mutfak, sahne diye gidiyordu. Eve gelen giden kişilerin hepsi benim amca teyze dediğim insanlar oyuncu olduğu için dışarıda da çok tanınan insanlardı. Hemen ardından 11 yaşında Radyo Çocuk Kulübü’ne girdim. 16 yaşındayken idarecisi oldum. TRT’de Çocuk Saati programı hafta sonları canlı yayınlanıyordu ve onun canlı yayın yönetmenliğini yapıyordum aynı anda da stüdyo girip bir yandan da seslendirme yapıyordum. Ardından okul başladı. Okuldayken zaten tiyatro kulübündeydim. Hatta lise sona geçtiğimde babam; “ Bu sefer ne oynuyorsun? “ diye sorduğunda bir şeyler söyledim sonra bana” İyi işte bundan sonra 3. Richard’ı da oynayıp oyunculuğu tamamlarsın.” demişti. Daha sonra oyunculuk okuluna girdim. Ardından onun yönetmenlik yüksek lisansını yaptım. Dolayısıyla oyunculuk eğitimini tam takım bitirmiş oldum. Gerçi oyunculuk asla bitmeyen hep devam eden bir şey. 


Yeni dönemde oyunculuk ile alakalı için ne düşünüyorsunuz? Yeni dönem oyuncularına nasıl tavsiyeler verirsiniz?
Yeni dönem oyunculukta bence herkes elinden gelenin en iyisini yapıyor. Aslında çok ciddi bir rekabet de var. Çok fazl a insan mevcut ve çok az iş yapılabiliyor. Ayrıca gayet başarılı performanslar izliyorum.


Unutamadığınız, sizde iz bırakan bir rolünüz var mı?
Oynadığım bütün roller benim için birbirinden değerli. Zaten yaptığım iş sayısına bakıldığında muhtemelen az ve kaliteli mottosu net bir biçimde ortaya çıkıyor. İki tane sinema filmim var. İkisi de Box Office’te ilk on arasında. Bulunduğum diziler hep gün birincisiydi. Sürekli bir şey yapmaktansa bir tane yap sağlam yap düşüncesindeyim.


Uzun bir süre ekranlara ara verdiğinizi biliyoruz. Şimdiki planlarınız nedir yeni projeler gündemde mi? 
Şu an da TRT 1’de Alp Arslan dizisinde oynamaya başladım. Uzun zamandır dizi yapmıyordum. Belki 12-13 yıl aradan sonra yeni diziye başladım. Yine aynı bakış açısındayım. Dizinin çok iyi olacağını ve bunun iyi bir ekip çalışması sonucu ortaya çıktığını düşünüyorum çünkü o durumda başarılı olabiliyorsun. Bence Alp Arslan o anlamda uluslararası başarıyı da yakalayabilecek bir dizi. Canlandırdığım karakter de çok güzel. Alp Arslan’ın en belalı düşmanı diyebilirim. Geniş kapasite de oynayabileceğim bir rol. O yüzden de çok mutluyum. 
Kendi çektiğim ‘Bir Türk Masalı’ filmi var. Film yayınlanması için 
doğru zamanı bekliyor. Bir Türk Masalı’nın yine bizim yapım şirketinin yaptığı çizgi dizisi de mevcut. Çocuklar için Türk Masalı mantığında güzel bir çizgi dizi. Türk masalı kökünün çok eğlenceli, çok farklı ve bütün dünyada yer edebilecek bir ana başlık olduğunu düşünüyorum. Onların bir an önce izleyici ile buluşmasını sabırsızlıkla bekliyorum. 


Seslendirme çalışmaları yaptığınızı ve müzikle ilgilendiğinizi biliyoruz? Bu yönünüzü anlatır mısınız?
Ve müzik… O hep hayatımda. Onu amatörce, profesyonelce her türlü çok seviyorum. Dinlemeyi de içinde bulunmayı da eşlik etmeye de ayrı bayılıyorum. Sinemadan sonra en sevdiğim şeyler arasında 2. Sırada müzik var diyebilirim. 


Seslendirme için özel bir ses ya da yeteneğe mi sahip olmak gerekli yoksa ilgi duymak yeterli mi?
Ve seslendirme, müzik… Yetenek yetmiyor bence çok çalışmak gerekiyor. Çok zor şartlar altında olsan bile tam anlamıyla konsantre olman gerekiyor. Pozitif bakmak gerekiyor. İletişim becerisi gerekiyor. Bu anlamda daha birçok unsur sıralayabiliriz.

ff

nb

Yukarı