Ana içeriğe atla

ggh

GEREK TİYATRO GEREK KAMERA ÖNÜNDE DOĞAL OYUNCULUK REVAÇTA

06.09.2021 - 13:58

“Kamera önü oyunculukta en ufak abartıya yer yok. Çok yetenekli genç oyuncular var. Bilhassa tiyatroda. Ufacık salonlarda, kısıtlı imkanlarla sahnelenen oyunlarda o kadar yetenekli gençler seyrettim ki çok umutlandım ve mutlu oldum. Gönül istiyor ki dizilerde de ilk aranan kriter iyi oyunculuk olsun ama bunun ne kadar gerçekleştiği konusunda endişelerim var” dedi.

Oyunculuğa başlama hikâyenizi bize anlatır mısınız? Oyunculukta mektepli ve alaylı kavramları geçerli mi sizce? Siz ne düşünüyorsunuz?

Oyuncu olmak kendimi bildim bileli hayalimdi diyebilirim. Liseyi bitirdikten sonra Ankara Devlet Konservatuvarının hem şan, hem tiyatro sınavlarını kazanarak ama tiyatroyu tercih ederek eğitime başladım. Mezun olduktan sonra da 1974 yılında Ankara Devlet Tiyatrosunda sanat hayatıma adım attım. Oyunculukta eğitimin şart olduğuna inananlardanım. Elbette herkes konservatuvarda eğitim şansı bulamayabilir. İyi bir oyunculuk kursu okul kadar olmasa da bir şeyler katabilir. Çok yetenekli alaylı oyuncular da var. Bu işe gerçekten gönül ve en önemlisi emek vermek çok önemli. Oyuncu, ister okullu ister alaylı olsun sürekli kendini geliştirmek zorunda.

Hayatınızda iz bırakan unutamadığınız bir rolünüz var mı?

Tom Kempinski'nin yazdığı bir MS hastasını oynadığım "Tek Kişilik Düet" oyunu oynamaktan en çok zevk aldığım oyun oldu.

Pandemi koşullarında mesleğinize nasıl devam ettiniz? Çekimler pandemi koşullarında nasıl gerçekleşti?

Pandemi süreci benim çalışarak, yazarak değerlendirdiğim son derece verimli bir dönem oldu. Tiyatro olamadı maalesef ama dizi çekimlerim aksamadan devam etti. Pek çok kişinin maddi manevi sıkıntı yaşadığı bu dönemi çalışarak, üreterek geçirdiğim için şükrediyorum.

Setlerde yaşanan güzel anlar uzun süre hafızalardan silinmiyor. Siz de bize unutamadığınız bir anınızı anlatır mısınız?

Sihirli Annem dizisinde senaryo gereği sihirle kaynanasını tavuğa döndürülmüş bir perinin mahkeme sahnesi vardı. Sıralardan birinin üstünde de gerçek bir tavuk koymuşlardı. Yönetmenimiz o kadar çok tekrar yapıp, saatlerce bu sahneyi uzattı ki hepimiz yorgunluktan ölmek üzereyken bir anda tavuğun bayılıp yere düştüğünü gördük. O zavallı da dayanamamıştı yorgunluğa…Hem güldük hem de çok üzüldük haline. Sayesinde çekim de bitti.  Setlerin gerçek yüzüyle o bile tanışmış oldu böylece.

Yeni jenerasyonla beraber oyunculuk anlayışı da dönüşüm sürecine girdi. Siz yeni dönem için ne düşünüyorsunuz?

Gerek tiyatro gerek kamera önünde son derece doğal oyunculuk revaçta. Özellikle kamera önü oyunculukta en ufak abartıya yer yok. Çok yetenekli genç oyuncular var. Bilhassa tiyatroda. Ufacık salonlarda, kısıtlı imkanlarla sahnelenen oyunlarda o kadar yetenekli gençler seyrettim ki çok umutlandım ve mutlu oldum. Gönül istiyor ki dizilerde de ilk aranan kriter iyi oyunculuk olsun ama bunun ne kadar gerçekleştiği konusunda endişelerim var.

Oyuncuların sektöre girerken aklında bulundurması gereken şeyler nedir sizce? Yeni dönem oyuncularına nasıl tavsiyeler verirsiniz?

Oyuncu olmak isteyen arkadaşlar şöhret olmak hevesiyle değil, gerçekten iyi oyuncu olmak niyetiyle bu yola baş koysunlar. Yetenek tartışmasız şart ama tek başına yeterli değil. Çok çalışmak, disiplin, çok okumak, izlemek, iyi bir gözlemci olmak, özel hayatından fedakârlık edebilmek olmazsa olmaz şartlardan. Oyuncu sürekli kendiyle yarışmalı. Bu meslekte "ben oldum" diyemezsiniz asla. Her sezon, her oyun sizi daha yukarıya taşımalı. En acımasız eleştirmen kendiniz olmak zorundasınız. Kendine hayran, her yaptığını çok başarılı bulan bir oyuncudan daha zavallısı olamaz. Sürekli yeni bir şeyler öğrenme çabası içinde olmak, öğrenci ruhunu kaybetmemek gerekir. Bu şekilde yaklaşınca ustalardan da, sizden çok gençlerden de çok şey öğrenebiliyorsunuz. Dediğim gibi "ben oldum" değil, "Nasıl daha iyi olabilirim?" demek önemli.  

 

nb

Yukarı